Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

EDAT-BAĞLAÇ -ÜNLEM (KARMA) TESTİ-02

Bir yazıda sözcükler özenle seçilerek kullanılmalı, özlü ve düşünsel yönden zengin olmalıdır.
1. Bu cümlede aşağıdaki sözcük türlerinden hangisine örnek gösterilemez?
A) İsim B) Sıfat C)Zamir D) Bağlaç E) Edat

“Bazı cümlelerde “gibi” edatı eklendiği sözle birlikte sıfat görevini üstlenebilir.”
2. Aşağıdakilerden hangisinde buna örnek gösterilebilecek bir kullanım görülmektedir?
A) Onun bir şeylerden korkar gibi, tedirgin bir hali vardı.
B) Çok kitap okudum ama bu roman gibisini hiç hatırlamıyorum.
C) Yarışmada birinci olduğunu öğrenince çocuklar gibi ağladı.
D) Sanki her şeyi biliyor gibi her lafa karışıyorsun.
E) Bir esinti, bahar yeli gibi ılık ılık yüzümü yaladı.

“Edatların bazıları kendinden önceki sözlere de eklerle bağlanır.”
3. Aşağıdakilerden hangisinde bu tür bir edat kullanılmamıştır?
A) Bataklık, bulanık suların ortasına doğru yarımada şeklinde uzanıyordu.
B) Yarımada, nehrin en derin noktasına kadar yürümüştü.
C) Doğduğundan beri bu nehir kıyısından hiç ayrılmamıştı.
D) Artık buradan sıkılmış olmasına rağmen gitmeyi de düşünmüyordu.
E) Evleri uzaktan küçük bir köpek kulübesi gibi görünüyordu.

Dedim ki ben de: “Ayol dinle annenin sözünü!”
Fakat çocuk bana haykırdı, ekşitip yüzünü.
4. Bu dizelerde aşağıdaki sözcük türlerinden hangisine örnek gösterilemez?
A)İsim B) Zamir C) Ünlem D) Bağlaç E) Sıfat

Ağacınız yapraklarla donanır
Taşlarınız bir birliğe inanır
5. Aşağıdakilerden hangisinde “ile” (-le, -la) yukarıdakiyle görevce özdeştir?
A) Rüzgâr eser dallarınız atışır
    Kuşlarınız birbiriyle ötüşür
B) Kımıldanır hep dertlerim devinir
    Yas ile sevincim yıkışır dağlar
C) Sonu gelmez bu maviliklerde
    Tenimle ruhumun koptuğu yerde
D) Usandım buluttan ay ile yıldızdan
    Usandım elinden ey dipsiz zaman
E) Ey sema ile ey sonu gelmeyen kıta
    Elverir yürümek samanyolunda

Bir çığ sesinden nasıl inlerse bir uçurum?
Benim öyle verecek kalbim son nefesini
6. Bu dizelerde aşağıdaki sözcük türlerinden hangisine örnek gösterilemez?
A) Zarf B) İsim C) Zamir D) Sıfat E) Edat

I. Onun gibilere buralarda pek rastlanmaz, yiğitliği dillere destandır.
II. Gerçekçi betimlemeleri, o kenti gözümde bir tablo gibi canlandırmıştı.
III. Sanırım evde işler yolunda gitmemiş, bugün biraz üzgün gibiydi.
IV. Kız, kömür gibi gözlerini üzerimize dikerek adeta meydan okuyordu.
V. Kitapta en çok da peri, ejderha, cadı gibi varlıklar ilgisini çekiyordu.
7. Yukarıda numaralı cümlelerin hangisinde edat öbeği, zarf görevinde kullanılmıştır?
A) I. B)II. C) III. D) IV. E) V.

(I) Hacer, toprağı karıştırdığı parmağını eteğine silerek önce bana sonra ileriye baktı. (II) Ben gözlerimi onun soluk görünen yüzüne dikmiştim. (III) Bakışının hâlâ etkisi altındaydım. (IV) İnsan ruhlarının ince ve derin kıvrımlarını bütün karmaşıklığı ile anlayan bu genç yörük kızı sanki birdenbire büyüyüvermişti. (V) Gözlerini çevirmiş; aşağıya, yemyeşil ağaçları, taze ekinleri, koyu yaprak zeytinleri ile pırıl pırıl yanan ovaya bakıyordu.
8. Numaralandırılmış cümlelerin hangisinde edat ve bağlaç bir arada kullanılmıştır?
A) I. B)II. C) III. D) IV. E) V.

9. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bağlaç türünde bir sözcüğe yer verilmemiştir?
A) Niksar’daki evimizdeyken
    Küçük bir serçe kadar hürdüm
B) Kamyonlar kavun taşır ve ben
    Boyuna onu düşünürdüm
C) Dağ karanlık, dere zindan
    Ne nefes var ne ses var
D) O büyük kuşlar ki susarlar
    Dalıp sükût denen derine
E) Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
    Koştum ama yetişemedim

“-e” durum ekiyle kalıplaşan “karşı” sözcüğü edat görevi üstlenir.
10. Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde “karşı” sözcüğü edat göreviyle kullanılmıştır?
A) Ailene karşı çıkıp onları üzerek eline ne geçti sanki?
B) İstasyona karşı yoldan giderseniz daha iyi olur.
C) O adama karşı komşumuzun düğününde rastladım.
D) Tekneyle karşı sahile kadar gitmeye kadar verdi.
E) Kahveye takılınca eve ancak sabaha karşı dönüyor.

I. Ah! Nerede şimdi o eski bayramlar?
II. Yaptıklarını babana söylerim ha!
III. Tüh! Ben onlarla niye gitmedim?
IV. Ooo! Bu ne güzel gömlekmiş.
11. Aşağıdakilerden hangisi, altı çizili ünlemlerin bu cümlelere kattığı anlamlardan biri değildir?
A) Uyarı B) Pişmanlık C) Beğeni
D) Usanç E) Özlem

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde duygu ünlemi kullanılmamıştır?
A) Ah, senin için ne üzüldüm bir bilsen!
B) Ha şimdi anladım neden böyle davrandığını!
C) Oh be, aradığımız çözüm sonunda bulundu!
D) Tüh be, bu fırsatı da elimizden kaçırdık!
E) Allah aşkına, onun söylediklerine nasıl inanıyorsun?

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir ünlem, ad göreviyle kullanılmıştır?
A) Baş nereye giderse ayak da oraya gider.
B) Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.
C) Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.
D) Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz.
E) Al malın iyisini çekme kaygısını.

I. Vah vah, yazık oldu gencecik adama! (Acıma)
II. Ah, ben ne aptalım, size dinlemedim. (Pişmanlık)
III. Üf! Adamın altındaki arabaya bak. (Beğenme)
IV. Hadi! Sizin istediğiniz gibi olsun. (Onaylama)
V. Oh! Ben de başına bir iş geldi sanmıştım. (Korku)
14. Yukarıda numaralı yerlerin hangisinde ünlemin cümleye kattığı anlam ayraç içinde yanlış açıklanmıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kadar" edatı karşılaştırma yapmıştır?
A) Çok insan tanıdım, ama senin kadar cimrisini görmedim.
B) İşimiz iki saat kadar sürebilir, isterseniz yarın gelin.
C) Beni caddeye kadar götürseniz yeter, gerisini ben hallederim.
D) Zil çalıncaya kadar bekle, sonra birlikte gideriz.
E) Emekli olana kadar aynı İşte çalışmış.

Kimseyi dinlemediği gibi herkese hakaret de etti.
16. Aşağıdakilerin hangisinde "gibi" edatı bu cümledeki anlamıyla kullanılmıştır?
A) Sanki bana inanmıyormuş gibi bakıyorsunuz yüzüme.
B) Oyuncularımız maç boyunca aslanlar gibi mücadele etti.
C) Bir hafta boyunca çalışamayacağı gibi televizyonda izleyemeyecek.
D) İşçilere babasının davrandığı gibi davranıyor o da.
E) İçinde bulunduğun durumdan memnun değilmişsin gibi bir halin var.

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem, cümleyi söyleyen kişinin sıkıntılı olduğunu bildirmektedir?
A) Ah ah, şimdi orada olmayı ne kadar isterdim!
B) Of of, ne zaman kurtulacağım bu işlerden!
C) Hey, çöpleri attığın yere dikkat et lütfen!
D) Yoo, bu kadarı da fazla artık.
E) Aaa, delinin zoruna bak, sen ne sanıyorsun kendini?

18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ne edat ne bağlaç kullanılmıştır?
A) Buradaki rüzgâr, çöl rüzgârından daha kurutucuydu.
B) Biraz ileride Kızılırmak'a karışacak olan çay, deliler gibi çırpınıyordu.
C) Kayalığın bitiminde baş döndürücü ve ürkütücü bir derinlik başlıyordu.
D) Kimse benimle gelmese bile ben bu yolculuğa çıkacağım.
E) Vakit geç olmasına karşın sokaklar insan kaynıyordu.

(I) Soğuk bir esinti, kuvvetle yüzene çarptı, (II) Adam, kemiklerine kadar dondu. (III) Arkadaşının dışarıya fırladığını fark etmeksizin kapıyı tekrar kapadı ve sürgüle¬ri sürdü. (IV) Sonra titreyerek ateşe odun attı; ısınmak için ocağın karşısına oturdu. (V) Fakat ansızın yüreği oynadı; biri ağlayarak duvarı tırmalıyordu.
19. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde edat yoktur?
A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve V. D) III. ve V. E) IV. ve V.

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük edat değildir?
A) Balıkçılar iskeleye doğru koşmaya başladı.
B) Olanları daha dün gibi hatırlıyorum.
C) Denize karşı oturmuş, çayını yudumluyordu.
D) Bu soru bana değil, size soruldu.
E) Böyle mutlu bir günde bile sorun çıkarıyorsun.

21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ki” bağlacı "kuşku, endişe" bildirir?
A) öyle bir şehir ki kim gelse fazla kalmıyor.
B) Bu adama da hiç güvenilmez ki'
C) Kötü söz söylemedi ki ona kızsın.
D) Bunu bana bırakırlar mı ki?
E) ölüm öyle bir kapı ki her doğan oradan geçiyor.

"Sanat (I) ne denli uğraşırsa uğraşsın (II) hayatı (III) ikinci (IV) elden (V) kopya edebilir."
22. Yukarıdaki cümlede "ancak" kelimesi numaralanmış olan yerlerden hangisine getirilebilir?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ama" bağlacı "neden" bildirmektedir?
A) Akşam vakti çıktığımız bu tepe soğuk, ama çok soğuk bir yerdi.
B) O küçük çocuğa kızdım, ama çok üzüldüm.
C) Yarın geleceğim diyorsunuz, ama ben evde yokum.
D) Elli yaşlarında kır saçlı, ama dinç bir adamdı.
E) Yaşlı komşumuz zengin, ama cimri bir adamdı.

I. Söylendiğine göre çok çalışkan biriymiş.
II. Kalabalığa göre bu yemek az gelecek.
III. Verse de vermese de bana göre değişmez.
IV. Yaşının büyüklüğüne göre çok güçlü sayılmaz.
24. "Göre” kelimesi yukarıdaki cümlelerden hangilerinde aynı anlamda kullanılmıştır?
A) I - III B) I - IV C) II - III D) III - IV E) II - IV

25. "Üzere" kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde "şart" bildirmektedir?
A) Çabuk olmalısınız, süre bitmek üzere.
B) İki saat sonra burada olmak üzere dışarı çıkabilirsiniz.
C) Kitap almak üzere çıkmıştı.
D) Biraz daha bekleyelim, otobüs gelmek üzere.
E) Bu sorular hemen hemen bitmek üzere.

(I) Divan şiirinin güzel olduğuna inananlardan biriyim. (II) Fuzuli, Baki, Neşati ve Nefi çok güzel şiirler yazmışlardır. (III) Onları neden feda edeyim ki? (IV) Onları yok saymak, yetişen nesilleri ortak millî hazineden mahrum etmek demek olmaz mı? (V) Çocuklarımıza yabancı dilleri öğretiyoruz da atalarının dilini neden öğretmeyelim?
26. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde edat da bağlaç da kullanılmamıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

27. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla bağlaç kullanılmıştır?
A) Gerçek şiir ancak duygu ve düşüncenin senteziyle ortaya çıkar.
B) Küçüklere oğul de şefkatle davran, büyüklere ata de hürmet et.
C) Izdırap ve sefalet kadar insanları birbirine yaklaştıran şey yoktur.
D) Birçok insan gibi ben de işittiklerim ve gördüklerimle yetiniyorum.
E) İnsan, gelişen bir varlık olduğundan düşünceleri de zamanla değişir.

28. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç kullanılmamıştır?
A) Türk hikâyeciliği Ömer Seyfettin’den sonra Memduh Şevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustaları tarafından sürdürülmüştür.
B) Sait Faik, Burgaz çalılıklarından çekti bir kızılcık dalı kopardı, kalem gibi yonttu, ucunu yaşama batırdı ve yazmaya koyuldu.
C) Sabahattin Ali, Refik Halit’in memleket hikâyeciliğine diyalektik bir görüş katmış ve bu yeniliği ile 1940’ların tek ismi olmuştur.
D) Yaşar Kemal, halk söylencelerine, efsanelere duyduğu hayranlıkla Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerini kaleme almıştır.
E) Henüz 35 yaşındayken hayata gözlerini yuman Ömer Seyfettin, Batı ile Doğu’yu harikulade bir şekilde birleştiren usta bir hikâyecimizdir.

Kimi zaman yakınındaki uzağın, uzağındaki yakınındır hayatta. Ne içine kapanmak sorunları çözer hayatta ne de alıp başını gitmek. Çünkü insan, gittiği yere kalbini de götürür.
29. Bu parçada bağlaç türünde kaç sözcük kullanılmıştır?
A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

30. Aşağıdakilerin hangisinde edat kullanılmamıştır?
A) Bir ruh gülümsüyor gibi derinden
B) Bana doğru ayak izlerin gelir
C) Karşında fecirle değişen ağaç
D) Bırak saçlarınla oynasın rüzgâr
E) Gözlerin İstanbul oluyor birden

CEVAPLAR

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
C A E E A E D B A E

11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
 D  B   C  E  A   C  B  A   D  E

21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
 D  C   B  E  B   A  D  A   C  E

 

İLGİLİ İÇERİK

EDAT, BAĞLAÇ, ÜNLEM TESTİ-01

EDAT (İLGEÇ) TESTİ-01

EDAT (İLGEÇ)

BAĞLAÇ- ÜNLEM TESTİ-01

BAĞLAÇ-ÜNLEM

BAĞLAÇLAR

Üye Girişi