Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

DÖNÜŞ - NECMETTİN HALİL ONAN 

Artık son sesler de dindi civarda...
Karşıki dağlara eğilen günün
Sönünce son kızıl rengi duvarda
Odaya gölgeler doldu büsbütün.

İçerde felâket zamanlarında
Sezilen bir sükûn ağırlığı var.
Yaktığı çubuğun dumanlarında
Gezen bir hayale dalmış ihtiyar.

Yanında karısı yaşlı gözlerle
Sızlayan kalbini hakka bağlıyor;
-Kaç yıldır gönlünü üzen kederle-
Hem dua ediyor, hem de ağlıyor.

Sessizlik sararken böyle her yeri
Odayı gizli bir şüphe doldurdu;
Dışarda birinin ayak sesleri
Uzaktan yaklaştı, gezindi, durdu.

Ansızın açıldı kapı bir parça,
Sonra, bir uzunca gölge belirdi;
Nihayet, bir hayal gibi, yıllarca
Beklenen karartı içeri girdi.

İhtiyar, zihnini kaplayan sisin
İçinden sıyrılıp haykırdı birden:
- “O ne, rüya mı bu, oğul sen misin?
Yavrum sen mi geldin, sen mi oğlum?”
                   - “Ben.”

Hasretli buseler, sarılışmalar
Çok hüzünlü oldu, çok uzun oldu.
Fakat, birdenbire sordu ihtiyar:
- “Yavrum şaşırdın mı, sağ elin noldu?

Niçin sol elinle öptün elimi?
Oda bir küçücük sükûna daldı,
Sonra oğlu dedi:
             - “Üzülmeli mi?
Baba, seni neden düşünce aldı?

Borcumu ödedim, bunu anla da
İhtiyar, kalbini sarmasın keder.
Gazadan döndükten sonra tarlada
Bana imanımla bir kol da yeter.”
1920

 

İLGİLİ İÇERİK

ŞİİRLER

NECMETTİN HALİL ONAN'NIN DİĞER ŞİİRLERİ...

ÇAKIL TAŞLARI- NECMETTİN HALİL ONAN

NECMEDDİN HALİL ONAN HAYATI ve ESERLERİ

BİR YOLCUYA - NECMETTİN HALİL ONAN

Üye Girişi