Kullanıcı Oyu: 4 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin değil
 

RASİH - SÜZME ÇEŞMİN GELMESÜN MÜJGAN MÜJGAN ÜSTÜNE

GAZEL
1. Süzme çeşmin gelmesün müjgân müjgân üstüne
    Urma zahm-i sineme peykâh peykân üstüne

2. Rîze-i elmâs eker her açtığı zahme o şûh
    Lütfû vgr olsun eder ihsân ihsan üstüne

3. Dilde gam var şimdilik lûtfeyle gelme ey sürûr
    Olamaz bir hânede minmân mihmân üstüne

4. Yârdan mehcûr iken düştük diyâr-i gurbete
    Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne

5. Hem mey içmez hem güzel sevmez demişler hakkına
    Eylemişler Râsihe bühtân bühtân üstüne

Vezni: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün


Günümüz Türkçesi
1. Gözünü süzme, kirpiklerin üst üste gelmesin ki, bağrımın ok üstüne ok vurmuş olmayasın.
2. 0 cana yakın, çapkın güzel her açtığı yaraya elmas kırıntısı, tozu eker; ihsan üstüne ihsan ettiği için lûtfu var olsun!
3. Ey sevinç! Şimdilik gönülde gam var, sen lûtfet de gelme; misafir üstüne misafir olamaz.
4. Sevgiliden ayrı kalmışken bir de gurbet diyarına düştük; felek bize gene hicran üstüne hicran gösterdi.
5. Rasih için: "Hem şarap içmez, hem de güzel sevmez” demişler; hakkında iftira üstüne iftira etmişler.


İzahlar :
1.Süzme çeşmin, Çeşmini süzme demektir.
Zahm-i sîne : (f. is. t.) Göğsün yarası.
Burada olduğu gibi sevgilinin kirpiklerinin oka veya okun temrenine benzetilmesi eski şiirde pek çok kullanılmış bir teşpihtir.
Bu beytin kafiyeleri olan tekrarlanmış müjgân ve peykân kelimelerinden birincilerinin gân ve kân kelimelerini, vezinde birer kapalı ve birer açık hece karşılığı olacak tarzda uzatarak okumak lâzımdır. İkincilerdeki “n” harfi üstüne kelimesinin ilk hecesine karıştığı için, başta kalan gâ ve kâ heceleri, yalnız başlarına birer kapalı hece değerince uzatılmaktadır.
Diğer beyitlerin sonlarında tekrarlanan kelimeler de böyledir.

2. Rîze-i elmas : (f. is. t.) Elmas kırıntısı, tıraş edilmiş elmastan dökülen tozlar.
Eski tıp kitaplarında, elmasın öldürücü bir zehir olduğu ve yutulacak küçük bir elmas parçasının ölüme sebep olacağı yazılıdır. Hattâ Hazreti Hasan’ın, zevcesi tarafından elmas rizesi yedirilmek suretiyle zehirlendiği de eski tarihlere geçmiştir.
Bu beyitte, şair de, elmasın bu öldürücü hassasını hatıra getirerek sevgilisine serzenişte bulunuyor ve: "O bizi yaralamakla kalmıyor, yaramıza elmas kırıntısı serperek bir an önce ölmemizi kolaylaştırıyor. Bu da o güzelin bize başka bir ihsanıdır. Allah razı olsun diyor.

4. Diyâr-ı gurbet : (f. is. ti.) Gurbet diyarı.
Bu beytin birinci mısraındaki yârdan kelimesinin yâr hecesiyle ikinci mısraındaki dehr kelimesini, vezinde birer kapalı ve birer açık hece karşılığı olacak surette okumalıdır.

 

İZAHLI DİVAN ŞİİR ANT-N.H.ONAN

 

Üye Girişi