Kullanıcı Oyu: 4 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin değil
 

HOCA DEHHANİ - BİR KADEHLE BİZİ SAKİ ...

HOCA DEHHÂNÎ / GAZEL

Bir kadehle bizi sâkî gamdan âzâd eyledi

Şâd olsun gönli anıñ gönlümi şâd eyledi

 

Bendeyidi bunca yıllar kaddine serv-i revân

Toğrulukla kulluk itdigiçün âzâd eyledi

 

Husrev-i hûbân iden sen dilber-i şîrîn-lebi

Bî-sütûn-ı aşk içinde beni Ferhâd eyledi

 

Od ile korkutma vâiz bizi kim la’l-i nigâr

Cânımuz bizüm oda yanmağa mu’tâd eyledi

 

Nass getürdi hüsnünin da’vâsın isbât itmege

Ol ki yârin kaşını nûn u gözin sad eyledi

 

Aldayup aldı Dehhânî yok behâya cânumı

Sorana bir bûseye aldum deyü âd eyledi

 

İsterisen mülk-i hüsn âbâd ola dâd eyle kim

Pâdşâhlar dâd ile mülküni âbâd eyledi

 

Günümüz Türkçesiyle

1. Sâkî, bir kadehle bizi gamdan kurtardı. Gönlü­mü sevindirdiği için onun da gönlü neşelensin, mutlu olsun.

Sâkî, içki ve eğlence meclislerinde içki sunan kişi, içki sunan güzel demektir. Divan şiirinde aşk şarabı sun­duğu düşünülen sakiye sıkça hitap edilir. Bu müşterek edebiyatın üslûp özelliklerindendir.

2. Selvi ağacı sevgilinin boyuna yıllardır kul köle idi. Doğrulukla kulluk ettiği için sevgili onu hürriyetine kavuşturdu.

Divan şiirinde sevgilinin boyu, uzunluğu, doğru­luğu, görünüşü ve güzelliği dolayısıyla servi ağacına ben­zetilir.

3. Sen tatlı dudaklı güzeli, güzeller sultanı eden (Allah), Bisütun dağını andıran aşk içinde beni de Ferhad eyledi.

Bu beyitte Hüsrev ü Şirin isimli aşk mesnevisine işaret vardır. Hüsrev hem sultan anlamında kullanılmakta hem de bu aşk hikâyesinin erkek kahramanını hatırlat­maktadır. Şirin kelimesi de “tatlı” anlamı yanısıra bu hi­kâyenin kadın kahramanına göndermede bulunmaktadır. Bu hikâyede geçen Bisütun, Ferhad’ın Şirin’ine kavuş­mak için deldiği dağın adıdır. Aşkın önündeki engeller bu dağ ile ifade edilmiştir.

4. Ey din ile ilgili konularda nasihat eden vâiz! Bizi cehennem ateşiyle korkutma. Çünkü sevgilinin (kıy­metli taşı andıran kırmızı) dudağı bizi ateşe yanmaya alıştırdı.

Sevgilinin ateşi andıran kırmızı dudakları zaten ne zamandır bizi yakmaktadır. Biz bu şekilde yanmaya alışmışızdır. La’l, kırmızı renkli kıymetli yakut taşıdır. Sev­gilinin dudakları anlamında, istiare yoluyla kullanılmıştır. Şair, renkleri dolayısıyla ateş ile sevgilinin dudaklan ara­sında bir ilişki kurmaktadır.

5. Sevgilinin kaşını nun, gözünü sad harfi kılan senin güzelliğini ispat konusunda nas, yani delil getirmiş­tir.

“Nas” kelimesi eski alfabede şeklen kaşa benzeti­len “nun” ve göze benzetilen “sad” harfiyle yazılır. Ke­lime anlamı ise delil, kanıttır. Sevgilinin kaşı gözü onun güzelliğinin delilidir.

6. Sevgilinin ağzı beni aldatıp, yok pahaya canımı aldı. Sorana da bir öpücüğe onun canını aldım, diyerek bu durumu yaydı.

7. (Ey güzeller padişahı!) Güzellik ülkesinin ba­yındır, mamur olmasını istiyorsan adaletli davran. Çünkü padişahlar ancak adaletle memleketlerini şenlendirip ba­yındır hale getirmişlerdir.

Dâd kelimesi, her iki mısrada da adalet anlamı ta­şımakla birlikte, ikinci mısrada iyilik, bağış anlamlarını da çağrıştırmaktadır

SON EKLENENLER

Üye Girişi