Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

KÖSEM SULTAN OYUNUNUN İNCELEMESİ-TURAN OFLAZOĞLU

TÜRÜ
Tiyatro

YAZARI
Ahmet Turan Oflazoğlu

KİTABIN KONUSU
Kösem Sultan adlı oyunda kendi çıkarları için devletin çıkarlarını hiçe sayan, iktidar hırsıyla yanıp tutuşan Kösem Sultan’ın kendi sonunu hazırlaması anlatılıyor.

KİŞİLERİ:

Kösem Sultan: Zekâsı ile etkileyicilikle kölelikten Osmanlı tarihinin en güçlü kadını olan; Osmanlı Tarihine damga vuran devlet işlerindeki etkinliği ile Osmanlı Tahtına oturan Kösem Sultan.

Diğer Kişiler: Hatice Turhan Sultan, Avcı Mehmet, Deli İbrahim, Bektaş, Kara Murat, Melekî


ÖZET
Basit sıradan bir köle olan Kösem Sultan güzelliği ve zeki bir kadındır. On dört yaşında saraya cariye olarak girer diğer cariyelerin yanı sıra bazı hayallerden uzak aklı ile hareket eden bir kadındır. Kısa zamanda Sultan I. Ahmet'in gözdesi olan Kösem Sultan Padişahları etkileyerek devlet işlerine karışmaya başlamıştır, Güçlü bir kadın olup Sultan I. Ahmet'in ölümüyle kendi oğullarının padişah olmasın da önemli rol almıştır. Bir dönem saraydan gönderilmiş olup tekrar saraya dönmüştür. Kendi oğullarının üzerindeki etkisi ile devlet yönetiminde etkili olmuştur. Osmanlı tahtına IV. Mehmet’in geçmesi ile etkinliği azalan Kösem Sultan dördüncü Mehmet’in annesi Hatice Sultan tarafından boğularak öldürülmüştür.

[Oyunun birinci perdesinde iktidara yakın olan Küçük Mehmed, hem yönetim muhalifi olan Kösem Sultan’ı ve yaptıklarını takip eder hem muhalefete yakın olan sevdiği Melekî Kalfa’yı görme onunla görüşme fırsatını elde eder hem de hükümdar IV Mehmed’in Kösem Sultan tarafından zehirleneceğini öğrenir.

İkinci perde Turhan Sultan etrafında kurgulanır. O, bir annedir ve evladını muhalif olan Kösem Sultan’ın kötülüğünden korumak istemektedir. Yalnız değildir. Yanında Kösem Sultan’ı çok iyi tanıyan Süleyman Ağa ve Reyhan Ağa vardır. Bu perdede Küçük Mehmed’in haberiyle IV Mehmed’in Kösem Sultan’ın zehrinden kurtulduğu görülür. Yine bu perdede hükümdarı zehirleyemediğini öğrenen Kösem Sultan, Bektaş Ağa’dan sarayın basılmasını ve yönetim taraftarlarının hepsinin öldürülmesini emreder. Bu emri duyan Melekî Kalfa, sevdiği yönetim yanlısı Küçük Mehmed’in öldürüleceğini anlayınca Kösem Sultan’ın planını Süleyman Ağa’ya anlatır.

Üçüncü perdede Turhan Sultan taraftarlarının erken davranıp haremi bastıkları görülür. Bu baskın esnasında yönetim muhalifi Kösem Sultan ve taraftarları öldürülür. Yine bu perdede Kösem Sultan’ın torunu IV Mehmed tarafından öldürülmesi hoşa gitmez fikriyle Kösem Sultan’ın katilinin Küçük Mehmed olarak kararlaştırıldığı görülür. Piyesin son perdesinde ise Küçük Mehmed’in öldürüleceğini duyan Melekî Kalfa’nın feryatları ve yalvarışları işitilir. (Enginün, İnci (1990), Kösem Sultan, Ankara, Kültür Bakanlığı Yayınları.)]


OLAY ÖRGÜSÜ

İlişkileri çerçevesinde gelişir.
İki karşıt gücün iktidar ve taht için yaptığı mücadele
Dramatik örgü, iktidar hırsı, kişilerin iç çatışmaları gibi unsurların belirlediği sebep- sonuç ilişkileri çerçevesinde gelişir.
Halk ve divan şiirinin kişi ve unsurları ile oyun anlatılan tarihsel döneme yaklaştırılır.
Turhan Sultan ve Kösem Sultan arasında daha sonra yaşanacak mücadelenin ilk izleri
Sadrazamın kim olacağı konusunda bütün yetki Kösem Sultan da olması Bektaş yerine yeniçeri ağası Kara Murat'ı sadrazamlığa atanması (Kösem Sultanın, devlet ve siyaset bilgisinin ne kadar derin olduğunu da görürüz.)
Kösem sultanın bilgi ve tecrübesi artmasıyla gücünün de artması
Tahtta oturan kişi daha mı güçlü?
Çocuk bir padişah ve onun tecrübesiz annesi!
Kösem Sultan’ın etrafına topladığı kişilerle bütün yönetimi eline geçirir ve tek güç hâline gelmesi
Devletin makamlarını kötüye kullanması, halka iyi görünmek için sadaka dağıtması
Nasıl her şeyi aynı anda düşünüp harekete geçebiliyor?
Turhan Sultan her haliyle Kösem Sultan'ın zıddı. Oğlunu çevresindeki bütün kötülüklerden korumaya ve onu iyi bir padişah yapmaya çalışır.
Turhan Sultan da tecrübe kazanır ve değişmeye başlaması?
Kösem'in de harekete geçmesi
Mehmet’i tahttan indirip yerine İbrahim’in başka bir cariyeden olan oğlu Kasım’ı tahta geçirmeyi planlaması
Kösem Sultanin, Mehmet’e karşı sünnet düğününde tertiplediği suikastın başarıya ulaşamaması
Saraya yapılacak bir baskınla işi bitirmeye karar verme
Melekî’nin planı açık etmesi
Kösem Sultan’a bir infaz düzenlenmesi

 

ESERDEN
TURHAN:
Hayır, kendi elimle hazırladığım şerbet giderecek yavrumun susuzluğunu. Oğlum sapasağlam aslanlar gibiyken o cadının adaman neden Padişah ağır hasta diye yayar, anlaşılıyor şimdi. Her şeyi kendinden daha önce daha iyi gören biri var insanın içinde Tanrı’ya şükürler olsun( Kararırken Kösemin dairesi aydınlanır. Kösem, Bektaş.)

TEMASI
İktidar mücadelesi

TEMEL ÇATIŞMALARI
Bu piyes çatışma yönünden oldukça zengin bir içeriğe sahiptir. Temel çatışma olarak iktidar ve güç çatışması işlenir. “Kösem Sultan ve taraftarları ile Turhan Sultan ve taraftarları arasındaki iktidar mücadelesinin yarattığı çatışmalar söz konusudur. Ayrıca bireylerin iç dünyası da çatışmaları da diğer çatışma unsurları olarak söylenebilir.

DİL VE ÜSLUP ÖZELLİKLERİ
Eser, tragedya türünün dil ve üslup özelliklerini gösterir. Bunun gereği olarak argo ve çirkin sözlere yer verilmez. Oyunda şiirsel bir üslup kullanılmış, deyimlere ve özlü sözlere yer verilmiştir.


TURAN OFLAZOĞLU

Adana 1932, doğumlu.
İstanbul Vefa lisesini bitirir.
Kısa bir süre hukuk eğitimi alır.
İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü ve Felsefe Bölümünü bitirir.
Ülke dışında tiyatro eğitimi alır.
TRT Radyolarında yapımcı olarak görev yapar.
Tiyatro eserlerinde genellikle tarihî gerçeklikten hareket eder, evrensel insan gerçeğine tarihteki kişiler aracılığıyla onları yeniden kurgulayarak ulaşmayı amaçlar.
Oyunlarındaki tarihî kişilerden yola çıkarak İnsanın her zaman ve mekânda görülen hırslarını, zayıflıklarını, erdemlerini yansıtır.
Çevirileri ve farklı türlerde birçok eseri bulunan sanatçı, tiyatro eserleriyle öne çıkmıştır. Deli İbrahim, IV. Murat, Kösem Sultan onun iktidar üçlemesi adıyla da bilinen tiyatro oyunlardır.
III. Selim Kılıç ve Ney, Yine Bir Gülnihal adlı tiyatroları yazarın tanınmış diğer tiyatro eserleridir.

 

 ***

KÖSEM SULTAN ÜÇLEMENİN SON OYUNU OLAN KÖSEM SULTAN, 3 PERDEDEN OLUŞUR.


Her üç perde de yedişer sahneye ayrılmıştır. Üçlemenin ilk iki oyununun ortak kahramanı olan Kösem Sultan, hem beşerî hem de evrensel duygu ve istekleriyle çok başarılı bir şekilde işlenmiştir. Sultan İbrahim’i öldürttükten sonra yerine torunu Sultan Mehmet’i tahta oturtan Kösem’in en büyük özelliği iktidar tutkusudur; öyle ki bu tutku, onda bütün insanî değerleri hiçe sayacak derecededir. Bu yönleriyle Kösem Sultan üzerinde dikkatle durulması gereken bir kahramandır. Osmanlı tarihinde bozulma devrinin karmaşık siyasi havası içinde 1623’ten 1651’e kadar doğrudan veya dolaylı olarak söz sahibi olan bu devşirme sultan, yazarların da dikkatini çekmiş ve çeşitli eserlere konu olmuştur.32 Oyunun birinci sahnesinde henüz çocuk yaşta tahta çıkan Mehmet’in annesi Turhan Sultan ile Kösem Sultan arasında daha sonra yaşanacak mücadelenin ilk izlerini görmeye başlarız. Turhan Sultan henüz onunla mücadele edecek güce ve yeteneğe sahip değildir. Yeni sadrazamın kim olacağı konusunda bütün yetki Kösem Sultan’dadır ve kendi sadık adamı Bektaş’ı değil de yeniçeri ağası Kara Murat’ı sadrazamlığa ataması ondaki devlet ve siyaset bilgisinin ne kadar derin olduğunu gösterir.

“Mührü sana verdirmeyişim
seni daha güvenli bir yerde bulundurmak içindir.
Bilirsin, askerin başında duran
daha güçlüdür sadrazamlık mührünü taşıyandan,
çünkü mührü taşıyan da
silahı taşıyana dayanmak zorundadır.
Davamızı sonuna dek yürütebilmemiz için
senin bir çift sözüne bakması şart yeniçeri ocağının.”


Kösem Sultan’ın saraya girdikten sonra kazanmaya başladığı siyasi tecrübe ve bilgi onu ülkenin en güçlü kişisi yapmıştır; çünkü ona göre tahtta oturmak önemli değildir, dilediğini sadrazam, dilediğini padişah yapan onlardan daha güçlüdür. Ondaki bu iktidar ve güç hırsının farklı nedenlere bağlı olabileceği halkın ağzından verilir. Kösem Sultan gibi genç yaşta dul kalmış bir kadının içindeki sevgi ve muhabbet ateşi saltanat hırsına dönüşmüştür. Artık bütün şartlar onun istediği gibidir, çocuk bir padişah ve onun tecrübesiz annesi, Kösem Sultan için istediğini yapma fırsatı vermektedir. Etrafına topladığı yandaşlarıyla bütün yönetimi eline geçirdikten sonra tek güç haline gelmiştir. Devletin makamlarını parayla satmaya başlar, halka iyi görünmek için sadaka dağıtır; birçok şeyi aynı anda düşünüp çözme yeteneğine sahiptir. Bütün bu çürümüşlüğün içinde bozulmamış tek şahıs, Sultan İbrahim’in ilk gözdesi ve padişahın annesi Turhan Sultan’dır ve her yönüyle Kösem Sultan’ın zıddıdır. Mehmet’i çevresindeki bütün kötülüklerden korumak ve onu iyi bir padişah yapmak istemektedir.

“Çabuk büyü, oğlum, çok çabuk!
Adam kırıntılarıyla dolu ortalık
ama tam adam yok. Devlet
bir kadının elinde can çekişir yıllardır,
bense devleti bir kadının elinden
kurtarmaya çalışan bir başka kadın.
Ya ocak ağaları?
Buyruk alması gerekenler buyruk verme sevdasındalar, saray ocağı değil,
ocak sarayı çekip çevirmekte… sarayın yetersizliği,
hatta ihaneti yüzünden.”

Turhan Sultan, oğlunu eğitmek ve düşmanlarına karşı güçlü kılmak için masalı kullanır, ona anlattığı masalda canavarlarla savaşan bir çocukla kendi çocuğu arasında bir münasebet kurar. Masalda, Kaf dağında yaşayan canavarın Kösem Sultan olduğu ve bu canavarın bütün ülkeyi yok etmek üzere olduğu sembolik bir tarzda anlatılır. Avcılığa düşkün olan Mehmet, okunu saplayacağı canavarın büyükannesi Kösem Sultan olduğunu sezer. Masalın sonunda Kösem Sultan tam içeri girerken Mehmet yayını çekmiştir. Böylece masal ve gerçek birbirine karışır. Kösem Sultan, Turhan’ın yavaş yavaş mücadeleye giriştiğini anlayınca yine padişahı değiştirmeyi düşünmeye başlar. Turhan Sultan da onunla nasıl savaşacağını anlamaya başlamıştır. Kötülüğün dilini, huyunu öğrenmeden onunla savaşmanın mümkün olmadığını anlamıştır. Kendini ve oğlunu bu yolda yetiştirmeye başlar. Bu arada Kösem Sultan’ın farklı özellikleri her sahnede verilmeye devam edilir. Onun en büyük tutkusu, söylediğimiz gibi iktidar hevesidir. Bugüne kadar yaptığı bütün cinayetler ve kötülükler hep bu hırsın ürünüdür. Bu yüzden bütün günahları onun için bir savunmadır. Bu hırsına el uzatan kim olursa yok etmekten çekinmemiştir ve çekinmeyecektir. Bu “kutsal çılgınlığı” ondaki “karanlık” imgesinin kaynağıdır. Bu simge üç oyunda da onun en belirgin özelliği olarak verilmektedir. Şimdi torununu yok etmek onun için o kadar da önemli değildir:

“Oğlunu öldürmekten çekinmeyen
Torununu, kendinden bir adım daha uzak olanı
Yok etmekten geri durur mu hiç?
Sultan Murat gibi bir yırtıcıyla
Sultan İbrahim gibi bir çılgını doğurmuşum ben.
Değil kardeşim, bacım, değil anam babam,
hani sultanlığı alnıma yazan Tanrım dahi
engel olmaya kalksa iktidarıma…”

Kösem’deki bu iktidar hırsını beşerî zaaf olarak göstermeye çalışan yazar, Kösem’e söylettiği “Bazen ne diyorum, bilir misin, Bektaş’ım? Keşke adımımı atmasıydım bu saraya, bir hükümdara, bir cihan padişahına değil de, senin gibi birine çocuklar doğursaydım keşke” 36 sözleriyle ondaki insanî yanı da vurgulamak istemiştir. Turhan Sultan’daki değişimin kendini iyice göstermesiyle, Kösem de harekete geçer, Mehmet’i tahttan indirip yerine İbrahim’in başka bir cariyeden olan oğlu Kasım’ı geçirmeyi planlar. Çünkü annesi Turhan gibi akıllı değil, yarı deli bir kadındır. Ancak Turhan Sultan, Kösem’le nasıl savaşacağını öğrenmiştir, “seni kuşandım, Kösem sana karşı” diyerek onun karşısına kendi adamlarıyla birlikte çıkar. Kösem Sultan, Mehmet’e karşı sünnet düğününde tertiplediği suikastın başarıya ulaşamamasından sonra saraya yapılacak bir baskınla işi bitirmeye karar verir; ancak Melekî adındaki cariyenin haber vermesiyle planı suya düşer. Aynı gece de Melekî’nin sevgilisi Mehmet tarafından öldürülür, böylece “canavarın başı” ezilir.

SONUÇ
Turan Oflazoğlu, hem tiyatro unsurlarını kullanma açısından, hem tarihî şahsiyetleri yansıtmadaki başarısının yanında, tarihî havayı yansıtmak için kullandığı unsurları da çok başarılı bir şekilde birleştirmiştir. Tarihî dram özelliği gösteren oyunların üçünde de kişilerin iç dünyalarındaki çatışmalar, büyük bir ustalıkla verilmektedir. Konumları ve özellikleri ne olursa, olsun kişilerin iç dünyaları, onların davranışlarını etkileyen en temel unsurdur fikrinden hareket eden yazar, bu amacını gerçekleştirmiştir. Her üç oyunun da yapısını belirleyen iktidar mücadelesi, hem beşerî, hem de evrensel boyutta kahramanların karakterlerini belirleyen en temel öğedir. Üç oyunun da aslî kahramanları bu duygunun esiri olmuşlardır. IV. Murat’ı zalim ve baskıcı bir padişah yapan, Sultan İbrahim’i cinnete kadar götüren, Kösem Sultan’ı evlat katili yapan hep bu güce sahip olmanın getirdiği eylemlerin sonucudur. IV. Murat, İbrahim gibi sihrin gücüyle benliğini bulmaz. Onu güçlü kılan şey, zorbalık ve anarşidir. O, bunlarla boğuşa boğuşa güç bulur; İbrahim ise, delilik ve cinnet arasında gider gelir. Onun için iktidar, kendi heveslerinin aracıdır. IV. Murat, iktidarı kendi kişiliğini bulduğu bir sahne olarak sayarken kardeşi, onu bir oyun sahası haline getirir. Kösem Sultan ise, iktidarı elinde tutmakla kendi ruhunu tatmin edeceğini düşünür; fakat iktidar hırsı, bu üç kahraman için de felaketin sebebi olur; üçü de kendi sonlarını kendileri hazırlar. IV. Murat ona sahip olduktan sonra bu gücün esiri olur. Ona bu gücü veren Nef’i’yi, Köse Mehmet’i ve hekimbaşını ortadan kaldırınca kendi sonunu da hazırladığını anlamaz. Sultan İbrahim de kendini tahta çıkaran Kösem Sultan’ı saraydan kovunca sona yaklaştığının farkında değildir. Kösem Sultan da, kargaşa ve düzensizlik için kullandığı yeniçerilerin kurbanı olur. Böylece trajik bir sonla üçü de iktidar hırslarının kurbanı olurlar. Yazarın ortaya koyduğu kahramanlar, evrensel yönleri ne olursa olsun, birer birey olarak ele alınırlar. Zaafları, korkuları, hırslarıyla birer insan olan kahramanların eylemlerine yön veren psikolojik yapılarını, tiyatro gibi zor bir türün imkânları içerisinde veren Oflazoğlu’nun bu oyunlarını, Türk tiyatrosunun en güzel örnekleri içerisinde değerlendirebiliriz.

MURAT KACIROĞLU

http://www.turkiyatjournal.com/Makaleler

 

 

 

İLGİLİ İÇERİKLER

ZORLA EVLENME-KÖSEM SULTAN-KAYNANA CİĞERİ- OCAK TİYATROLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

SON EKLENENLER

Üye Girişi