Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

III/a) Dörtlüklerle kurulmuş olan türküler:

Evlerinin önü tahta taraba,

Satar şalvarını, verir şaraba,

Beyaz kız da verilir mi Arab'a?

Yahu iki gözüm kör olsun vay.

 

Evlerine vardım, semaver kurmuş,

İçtiğim çaylara ballar mı katmış?

Yârim gelir diye uzanmış yatmış,

Öptüm yanağından uyansın diye.

 

***

Yemen Yemen şanlı Yemen, 

Taşı toprağı kanlı Yemen, 

Ben Yemene dayanamam, 

Verin beni Edirne’ye.

 

Elma attım eziliyor,

Asker yola diziliyor,

Ben bu gece misafirim,

Elâ gözler süzülüyor.

 

Ana ana canım ana,

Daha doymadım ben sana, 

Ben bu gece misafirim,

Helâl eyle sütün bana.

(TRT - 3329)

 

III/b) Mani dörtlüklerinden kurulmuş olan türküler:

Ekinler ekilirken,

Dibinden dökülürken,

Kız saçından üç tel ver,

Kefenim dikilirken.

 

Ekinler orak oldu,

Yakınlar ırak oldu,

Yârim gitti gelmedi,

Kalbime merak oldu.

 

Dereler akmaz oldu,

Yâr yüz(ü)me bakmaz oldu,

Yolladığ(ı) karanfiller.

Burnuma kokmaz oldu.

(TRT - 688)

 

***

Tuna nehri akmam diyor.

Etrafını yıkmam diyor,

Şanı büyük Osman Paşa, 

Plevneden çıkmam diyor.

 

Ruslar Tuna'yı atladı,

Karakolları yokladı,

Osman Paşa'nın kolunda,

Yüz bir tane top patladı.

(TRT — 452)

 

III/c) Dörtlüklerle kurulmuş bağlantısı bir dize olan türküler:

Böyle ikrar ilen, böyle yolunan,

Mihnetli yâr bana lâzım değilsen,

Deli gönül sevmiş, vazgelmek olmaz,

Cefalı yâr, bana lâzım değilsen.

 

Gönül kalk gidelim sılaya doğru.

 

Bülbülün sevdası hep güllerinen,

Senin şirin dilin yâd ellerinen,

Çık salın sevdiğim engellerinen.

Görünme gözüme, lâzım değilsen.

 

Gönül kalk gidelim sılaya doğru.

 

Bülbül âh eyleyip kanlar ağladı.

Gözüm yaşı sel sel oldu çağladı,

Ölüm geldi, çevre yanım bağladı,

Kılma cenazemi, lâzım değilsen.

 

Gönül kalk girelim sılaya doğru.

(TRT — 1564)

***

Açıl koca kapım açıl,

Ben içeri gireceğim,

Al çeyizim sandıktadır.

Ben anamı göreceğim.

 

Kemal'im oy oy.

 

Evlerinin önü yonca.

Yonca kalkmış diz boyunca. 

Bu yoncayı kim biçecek? 

Kemal oğlan gelmeyince.

 

Kemal'im oy oy.

 

Evlerinin önü duttur,

Dutun yaprakları sıktır, 

Kemal'in emeği beştir, 

Nigâr'ın emeği hiçtir.

 

Kemal'im oy oy.

 

Çimentodan enemen mi?

Ben motora binemem mi? 

Bura Kemal'imin yolu,

Ben burada ölemem mi?

 

Kemal'im oy oy.

 

Kış geliyor, kış geliyor,

Kışın sesi hoş geliyor,

Kemal'i götüren motor,

Dolu gitti boş geliyor.

Kemal'im oy oy.

 

III/d) Dörtlüklerle kurulup bağlantısı bir (aynı) dize olanlar:

Vardım Hind eline kumaş getirdim,

Açtım bedesten sattım oturdum,

Sen de benim başıma neler getirdin?

Ben senin kahrını çekemem gönül.

 

Eline aluben sazlar istersin.

Göllerde ördeği kazlar istersin,

Benden mahbub gelin kızlar istersin,

Ben senin kahrını çekemem gönül.

 

Kara bulut gibi göğe ağarsın.

Sulu yağmur gibi yere yağarsın,

0 yâr senin değil ne çok bakarsın?

Ben senin kahrını çekemem gönül.

(TRT-115)

 

* * *

Gurbet elde bir hal geldi başıma, 

Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir, 

Derman ararken derde düş oldum, 

Ağlama gözlerim mevlâm kerimdir.

 

Hüma kuşu yere düştü ölmedi, 

Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı, 

Dedim, yâre giden, nasip olmadı, 

Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir.

 

Kağıda yazılmış ufak yazılar, 

Anadan ayrılmış körpe kuzular, 

Derdi olan yüreğinden sızılar, 

Ağlama gözlerim Mevlâm kerimdir.

 

III/e) Dörtlüklerle kurulmuş, bağlantısı iki dize olan türküler:

Giydiğin aldır,

Al dudak baldır. 

Ne güzel andır, 

Akşam olanda.

 

Akşam olanda, 

Bâde dolanda.

 

Giydiğin atlas,

İğneler batmaz,

Yâr bensiz yatmaz,

Akşam olanda,

 

Akşam olanda,

Bâde dolanda.

 

Giydiğin sarı,

Sen kimin yârı,

Ağlatma beni,

Akşam olanda.

 

Akşam olanda,

Bâde dolanda.

(TRT - 654)

***

Zeytin yağlı yiyemem,

Basma da fistan giyemem.

Senin gibi cahile,

Ben efendim diyemem.

 

Kaldım duman içi dağlarda, 

Sevgili yârim nerelerde?

 

Asmadan üzüm aldım,

Sapını uzun aldım.

Verin benim yârimi,

Annemden izin aldım.

 

Kaldım duman içi dağlarda, 

Sevgili yârim nerelerde?

 

Kara üzüm asması,

Yeşil olur yazması,

Ben yarimden ayrılmam,

Kara yazı yazması.

 

Kaldım duman içi dağlarda,

Sevgili yârim nerelerde?

(TRT - 1133)

 

III/f) Dörtlüklerle kurulmuş, bağlantıları üç dize olan türküler:

Kalenin bayır düzü,

Mevlâm ayırdı bizi,

Babamın aklı olsa,

Evlendirırdi bizi.

 

Kıyıdan kenardan,

Kapıdan bacadan düş de gel, 

Nişanlına küs de gel.

 

Kereviz özü ile,

Kim görmüş gözü ile?

Adam yâre küser mi?

Ellerin sözü ile?

 

Kıyıdan kenardan,

Kapıdan bacadan düş de gel, 

Nişanlına küs de gel.

 

Kalecin iniyordum,

Çağıran dönüyordum,

Aşkından kibrit oldum,

Üflesem yanıyordum.

 

Kıyıdan kenardan,

Kapıdan bacadan düş de gel, 

Nişanlına küs de gel.

(TRT - 3345)

***

Hey onbeşli onbeşli,

Tokat yolları taşlı,

Onbeşliler gidiyor,

Kızların gözü yaşlı.

 

Aslan yârim kız senin adın Hediye,

Ben dolandım, sen de dolan gel gediğe, 

Fistan aldım endazesi on yediye.

 

Giderim ilinizden,

Kurtulam dilinizden,

Yeşil baş ördek olsam,

Su içmem gölünüzden.

 

Aslan yârin kız senin adın Hediye,

Ben dolandım, sen de dolan gel gediğe, 

Fistan aldım endazesi on yediye.

 

Gidiyom gidemiyom,

Sevdim terk edemiyorum,

Sevdiğim pek gönüllü,

Gönlünü edemiyom.

 

Aslan yârim kız senin adın Hediye,

Ben dolandım, sen de dolan gel gediğe, 

Fistan aldım endazesi on yediye.

(TRT — 1616)

 

III/g) Dörtlüklerle kurulmuş, bağlantıları dört dizeden oluşan türküler:

Kırlangıçlar yüksek yapar yuvayı,

İner düz ovaya sürer sefayı.

Var git oğlan, var git, sana yâr olmam,

Anandan, babandan intizar almam.

 

Arabaya taş koydum.

Ben bu yola baş koydum.

Bir kötünün yüzünden,

Adımı serhoş koydum.

 

Kırlangıçlar yüksek uçar havada,

Yavruları yem bekliyor yuvada.

Var git oğlan, var git, sana yâr olmam,

Anandan, babandan intizar almam.

 

Arabaya taş koydum,

Ben bu yola baş koydum.

Bir kötünün yüzünden,

Adımı serhoş koydum.

(TRT — 1629)

***

Keklik idim vurdular.

Kanadımı kırdılar,

Daha ben ne idim ki?

Anamdan ayırdılar.

 

Gel gel yanıma keklik, 

Kastın canıma keklik,

Al kınalı parmakların,

Batır kanıma keklik.

 

Keklik kumda eşinir,

Eşinir de düşünür,

Benim sevdiğim dilber,

Nerelerde düşünür?

 

Gel hel yanıma keklik, 

Kastın canıma keklik,

Al kınalı parmakların,

Batır kanıma keklik.

 

Keklik kayalı yerde,

Öter mayalı yerde,

Sevdiğimin kavalı.

Kaldı dayalı yerde.

 

Gel gel yanıma keklik, 

Kastın canıma keklik,

Al kınalı parmakların, 

Batır kanıma keklik.

(TRT — 224)

 

III/h) Dörtlüklerle kurulmuş, bağlantısı beş dizeden oluşan türküler:

Ağlarım yaşım gider,

Dursam yoldaşım gider,

Geçmerem nazlı yarim.

Bilsem de başım gider.

 

Ağlama ceyran balası,

Sızlama ceyran balası,

Gider gözün karası,

Soyunum bak canıma.

Hepsi de sevda yarası.

 

Ağlar ağladı meni.

Çapraz bağladı meni,

Demir zencir kâr etmez,

Zülüf bağladı meni.

 

Ağlama ceyran balası,

Sızlama ceyran balası,

Gider gözün karası,

Soyunum bak canıma,

Hepsi de sevda yarası.

 

Ağlarım ağlar kimin.

Derdim var dağlar kimin,

Yüz yerden yaralıyam,

Gezerem sağlar kimin.

 

Ağlama ceyran balası, 

Sızlama ceyran balası, 

Gider gözün karası, 

Soyunun bak canıma,

Hepsi de sevda yarası.

 

III/i) Dörtlüklerle kurulmuş, bağlantısı altı dize olan türküler:

Erzurum dağları kar ile boran,

Aldı yüreğimi dert ile veren.

Sizde bulunmaz mı bir kurşun kalem?

Yazam arzuhalimi yâre gönderem.

 

Uy beni beni beni,

Belâlım beni.

Satarım bu canı da,

Alırım seni,

Çıkayım dağlara da,

Kurt yesin beni.

 

Dört yanımı gurbet sardı tel ilen,

Yaslı yaslı bayram yaptım el ilen,

Göz göz oldu yaralarım dil ilen,

Yaramı sarmaya da derman bulamam.

 

Uy beni beni beni,

Belâlım beni,

Satarım bu canı da,

Alırım seni,

Çıkayım dağlara da,

Kurt yesin beni.

Üye Girişi