Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

TEVFİK FİKRET- HASTA ÇOCUK ŞİİRİNİN İNCELEMESİ 

-    Bugün biraz daha rahattı, çok şükür...

-    Elbet;

Geçer, bu korkulacak şey değil.

-    Fakat nevbet

Zavallı yavrucağın hâlini harâb ediyor:

Vücûdu ateş içinde, dalıp dalıp gidiyor.

İlâçların da mı te’siri kalmamış acabâ?

Sekiz gün oldu...

-    Merak etmeyin hanım, hummâ..

-    Hayır, Hudâ’ya emanet, neden merak edeyim? 

Fakat kuzum, ne kadar olsa ben de vâlideyim!

Geçer bu korkulacak şey değil.

-    Fakat nöbet

Zavallı yavrucağın hâlini harab ediyor 

Vücudu ateş içinde dalıp dalıp gidiyor 

İlaçların da mı etkisi kalmamış acaba?

Sekiz gün oldu...

-    Merak etmeyin hanım, sıtma

-    Hayır, Allah’a emanet, neden merak edeyim? 

Fakat kuzum, ne kadar olsa ben de anneyim

 

Çocuk açılmayacak belki uykusundan hiç 

- Sakın hanım, bu kötü duyguya etmeyin itibar

 

Çocuk, o şimdi kuvvetli bir delikanlı; fakat anne 

Zavallı, üstüne hâlâ çocuk gibi titrer

 

Çocuk açılmayacak belki uykusundan hîç...

- Sakın hanım, bu fenâ hissi etmeyin terviç;

Çocuk, o şimdi kavî bir civân; fakat mâder,

Zavallı, üstüne hâlâ çocuk gibi titrer.

….

(Tevfik Fikret)

 

Tevfik Fikret bu şiirinde uyağı tekdüzelikten kurtarmak, şiirdeki monotonluğu kırmak için değişik bir yol denemiştir. Divan şiiri i geleneğinde görülmeyen bir yol tutarak uyak anlayışında bir yenilik yapmıştır. Farklı türden sözcükleri uyaklı olarak kullanmıştır. Tevfik Fikret bu şiirde,“elbet” zarfını “nevbet” ismiyle, “acabâ” edatını “hummâ” ismiyle, “edeyim” eylemini “validesi yim” ismiyle, “zarar” ismini “ağlar” eylemiyle, “hîç” zarfını “terviç” ismiyle, “mâder” ismini “titrer” eylemiyle uyaklı olarak kullanmıştır. Tevfik Fikret’in bu yaklaşımı, eskinin temsilcileri tarafından şiddetli şekilde eleştirilmiştir. Çünkü Divan şiiri geleneğine göre uyaklar aynı türden sözcüklerle yapılır. Bu kural, aruzun en temel niteliklerinden biridir. Tevfik Fikret’in, bu şiirde farklı türlerden sözcükleri birbiriyle uyak oluşturacak şekilde kullanması, aruzun ölçüsünün temel değerlerinden birinin daha yıkılmasıyla sonuçlanmıştır. Böylece Tevfik Fikret, aruzun Türkçeleşmesinde büyük rol oynamıştır. Şair bu eserinde manzum hikâye tarzını denemiştir. Şiiri düz yazıya yaklaştırmıştır. Konuşma dilini şiire sokmuştur. Dizelerde anlam bütünlüğünü dikkate almamış, şiirde anlam bütünlüğünü gözetmiştir. Bütün bunlar Servet-i Fünûncuların şiire getirdiği yenilikler arasındadır.

İlk üç örneği inceledikten sonra şu genel değerlendirmeyi yapabiliriz: Divan edebiyatında kullanılan aruz ölçüsüne göre;

  • Bir şiirde tek kalıp kullanılır.
  • Kafiye, göz içindir.
  • Kafiye, aynı türden sözcüklerle yapılır.

Ancak, ilk örneğimiz aruzun birinci kuralının yıkılışını, ikinci örneğimiz aruzun ikinci kuralının yıkılışını, üçüncü örneğimiz ise aruzun üçüncü kuralının yıkılışını göstermektedir. Böylece Türk aruzu oluşmuştur.

 

Üye Girişi