Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

ARKADAŞ- SAİT FAİK ABASIYANIK

Bugünlerde bir akşam,
şehrin aynalı gazinosuna ve aynaların içine
Selim-i salis gibi oturacağım.
Önümde rakı, dışarda akşam. akıntı, kayıklar ve gelip geçen,
Meyhanenin kapısından, iki elini gözüne siper edip bakan birisi
Bu herif aşık, diyecek.
Saçları perişan, dudakları mürekkepli,
hali bencileyin serseri bir kızı
Büyük bir sandal
Akıntının içinden çekip
Rakı kadehimle benim arama bırakacak.
Diyeceğim:
Bu akşam değil, bir başka akşam,
seni alıp bir kocaman şehre götüreceğim,
O şehirde toprak çoktan patlamıştır
Yıkılmıştır bildiklerim
Kocaman cepheleriyle borsalar, saraylar,
kimbilir belki de mahkemeler, zindanlar..
Masaldır artık
Onların kahramanlığı, onların merhameti, onların fazileti.
Ezanlar, mevlütler, harbler, taburlarla kahramanlar.
Kafam alkolsüz, ellerim kelepçesiz,
Seni bir akşamüstü, Sotiraki nin gazinosundan
Rakı kadehimle benim aramdan alıp
Altın akşamların sarı çocukların tırmandığı
Kuşların öttüğü ve yemişlerin yendiği
Hudutsuz ve çitsiz,
Perisiz ve cinsiz,
Kümessiz ve evsiz
Hasılı numarasız
Bir memlekete götüreceğim.
İstasyondan iner inmez
Seni metrolar başka beni başka tarafa götürsün. Zararı yok!
Yalnız yine böyle kumral akşamüstleri
Yapayalnız kaldığım kasım akşamları
Buruşuk manton, dağınık saçların, mürekkepli ağzın ve hemşire çehrenle
Ayaklarını bir sandalyeye dayayıp
Bana iki satır birşey söyleyeceksin,
Bugün ne yaptın, çalıştın mı?
İstersen sonra kalkar, gezmeye gidersin
Bensiz,
Sen bilirsin…

İLGİLİ İÇERİK

CUMHURİYET DÖNEMİ ŞİİRLERİ

DİVAN EDEBİYATI ŞİİRLERİ

HALK EDEBİYATI ŞİİRLERİ

 

Üye Girişi