Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

İHTİYAR ÇINAR - CENAP ŞAHABETTİN

Bir zaman haşmeti hep meydanı örten bu çınar 

Şimdi mâzideki dârâtını hasretle anar.

 

Kubbesinden bile köy mescidini aşmıştı;

Bir ucu gövdesinin göklere yaklaşmıştı.

 

Kökleri öyle temellerdi ki sadr-ı kürede 

Zelzele sallayamazdı onu, yıkmak nerede?

 

Hem sevadlar koca yaprakları gölgeyle yeri, 

Hem dökerdi kenarından yere nûr incileri.

 

Süslü yaprakları eşti oya yelpâzelere;

Sâyesi taze yuvaydı sevişen tazelere.

 

Simdi mâzideki dârâtını hasretle anar,

Bir zaman gölgesi hep meydanı örten bu çınar.

 

Eskiden dalları üstünde öten şen kuşlar,

Onu çrplak ve mukassi bularak uçmuşlar...

 

Dağılıp susmuş o koynundaki şakrak yuvalar; 

Bir dikenlik gelir artık ona zümrüt ovalar.

 

Başaçık bekçisidir sanki o toz tarlasının; 

Gölgesi tülünü ölçer yazın esmer yasının.

 

Son ve çıplak dalı âfaaka el açmış gibidir; 

Yeryüzünden ve semadan iki yaprak dilenir.

 

Kaç asırdır kemirir kuvvetini fırtınalar; 

Saplanır iğne gibi göğsüne hırçın rüzgâr.

 

Her yerinden onu her lâhza tabiat yaralar, 

Kütüğü bir kovuk olmuş, içi boşluk. Ağlar!..

 

Astı yaz kof ağacın üstüne parlak güneşi;

Onu hiç bir güneşin lâkin ısıtmaz ateşi.

 

Temmuzun karşısına küfle giyinmiş çıkacak; 

Yaşının kısmeti bir parça yosundur ancak...

 

Şimdi mâzideki dârâtını hasretle anar,

Bir zaman gençliği hep meydanı örten bu çınar.

 

Emdiği köklerinin gerçi ölümdür yerden;

Yıldırımdır başının umduğu yükseklerden.

 

Yaşayan karye ve ölmüş mezaristân arası;

Olacak belki yarın makbere-i hâtırası.

 

Koşmaz cismi, fakat düşmeye razı olamaz;

Sarılır toprağa, estikçe o kaahir poyraz.

KELİMELER, AÇIKLAMALAR :

Tabiatın çeşitli ve değişik öğelerini zaman zaman şiirlerine konu edinen Cenap Şababettin, yukarıdaki manzumesinde yaşlı bir ağacın hayat hikâyesini, duyan ve düşünen bir anlatımla dile getirmektedir. Bu manzumenin kahramanı olarak, gerçekten bir ağacı düşünebileceğimiz gibi, ağacın kişiliğinde türlü çeşit insanları da hatırlayabiliriz. Bazı kimseler, şairin bu manzumesiyle, Osmanlı İmparatorluğunu ve onun kötüye giden sonunun anlatılmak istendiğini de ileri sürmüşlerdir.

Dârât: ihtişam, debdebe, mutlu yaşam; sadr-ı küre: kürenin, toprağın göğsü; sevâd: siyahlık: sevadlar: siyahlaştırır, karartır; saye: gölge: mukassi: kasvetli, sıkıntılı, sıkıcı; tul: uzunluk, boylam; âfak: ufuklar; karye: köy, küçük kasaba;makbere: mezar; kaahir: kahredici.

 

İLGİLİ İÇERİK

ŞİİRLER

CENAP ŞAHABETTİN ŞİİRLERİ

CENAP ŞAHABEDDİN HAYATI ve ESERLERİ

SON EKLENENLER

Üye Girişi