Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

TARTIŞMACI ANLATIM NEDİR?

Tartışmacı anlatım, düşünce tartışmasından doğan bir anlatım biçimidir. Kanıların değiştirilmesini, çürütülmesini amaçlar. Bu iddiaya ve iddianın kanıtlanmasına dayalıdır. Karşıt iki düşünceden yeğlenenin neden doğru olduğu tanık gösterilerek, örnekler verilerek, karşılaştırmalar yapılarak kanıtlanması temeline dayanır. Yapılan yeğleme inandırıcı ve akılcı nedenlere dayandırılır. Okuyucunun düşüncelerini değiştirmeyi amaçlayan yazılarda kullanılır. Bu hikâyenin ilk paragrafında böyle bir anlatıma başvurulmuştur.

1.“Biz insanlar, şu etrafımızdaki cansız şeyler için ne biliyoruz? Yatak odalarımızın bir tarafında yahut başucumuzda duran şu komodin, içinde yattığımız şu karyola, üzerinde yemek yediğimiz masallar duvardaki bir çerçeve, hülâsa evimizi teşkil eden bu şeyler hakkında bilgilerimizin derecesi nedir? Galiba koca bir sıfır'"

2.Yazılarında dili özenli kullanmayan kimi gazeteciler, akademisyenler ve bilim adamlarına bu durumun nedeni sorulduğunda onlar, kendilerinin yazar ya da sanatçı olmadıklarını söylüyorlar. Dolayısıyla kendilerinden doğru ve iyi yazmanın beklenemeyeceğini ileri sürüyorlar. Bu, kabul edilebilecek bir mazeret değildir. Yazı yazan herkes ana dilini iyi bilmeli, doğru ve iyi yazmalıdır Gazete haberlerinin, teknik ya da bilimsel bir yapıtın sanat ürünü olması beklenemez. Tartışmasız olan, bunların doğru ve iyi yazılmasıdır.

3.Bazı yazarlarımız kültürün kolayca kazanılabileceğini zannediyor. Kim söylemiş iyice bilmiyorum, bir söz vardır: “Kültür, öğrendiklerimizi unuttuktan sonra bizde kalan şeydir.” Bugünkü yazarlarımızın çoğu, pek aceleci. Öğrendiklerini unutmayı beklemeden kültürlü olmak istiyor hepsi, içlerine sindirmiyor okuyup öğrendiklerini Bu nedenle de pek küçük, bilgi dağarcıkları. Ancak sekiz on kitap okumuşlar, bunun için de doğru ya da yanlış, bir düşünce ile karşılaştılar mı şaşıyorlar, büyük bir şey kavradıklarını sanıyorlar.

4. Dilde sadeleştirme diye bir furya başladı. Birçok yazar, dil sadeleştirilmeli, diyor. Ben bu görüşe katılmıyorum. Dili sadeleştirmek, fakirleştirmektir. Dile yerleşen, birçok deyim ve atasözüne giren, kültürel bir derinlik oluşturan Arapça ve Farsça sözcükleri sadeleştirme adına dilden atmak dilimize ve kültürümüze zarar verir. Yeni kuşaklar dedeleri ile hatta babaları ile anlaşamaz hâle gelir Bundan kırk elli yıl öncesinin kitaplarını okuyamaz, geçmişinden kopar.

 

İLGİLİ İÇERİK

TARTIŞMACI ANLATIM

TARTIŞMACI ANLATIMA ÖRNEK

TARTIŞMACI ANLATIM ÖRNEĞİ

 

Üye Girişi