Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

ÖLÜM ÜZERİNE -HALİL CİBRAN

O zaman Almitra, size şimdi ölümden sual etmek istiyoruz diyerek konuştu. Ve o dedi:
Siz ölümün sırrını öğrenmek istiyorsunuz.

Fakat olmadığı halde hayatın derinliğinde aramakla onu nasıl bulacaksınız?

Baykuşun gözleri gece çalışır; gündüzleri kördür, ışığın sırrını açamaz.

Eğer gerçekten ölümün özünü hayranlıkla seyretmek isterseniz kalbinizi hayatın bedenine bol bol açınız.

Çünkü hayat ve ölüm birdirler, nasıl ki ırmak ve okyanus da birdir.

Ümitlerinizin ve arzularınızın derinliğinde sizin sessiz ahiret bilginiz dinlenir.

Ve karın altında düş gören tohum misali kalbiniz baharı sayıklar.

Güvenip bırak rüyaları, çünkü sonsuzluğun kapıları onlarda saklıdır.

Ölüm korkunuz, kutlanmak için önünde durduğunda, kralın elini omuzuna koyduğu çobanın titremesinden başka bir şey değildir.


Çoban titrerken kralın verdiği rütbeyi taşıyacağından sevinmesin mi?
Bununla berber titremesini iyice anlamakta mıdır?

Zira ölüm nedir, yoksa rüzgârda çıplak durmak ve güneşte erimek midir?
Ve soluğu kesmek nedir, yoksa rahatsızlık veren met ve cezirin yükselebilmesi ve genişleyebilmesi ve engelsiz Tanrıyı arayabilmesi için soluğunu serbest bırakmak mıdır?
Yalnız sessizliğin ırmağından içeceğiniz zamandır ki gerçekten şarkı söyleyeceksiniz.
Ve dağın tepesine ulaştığınız zaman nihayet yükselmeğe başlayacaksınız.
Ve toprak sizin gövdenizi istediği zaman, o vakit gerçekten de dans edeceksiniz.
***
Ölümü insan hayatın kalbinde aramalıdır. Kalbi hayata sonuna kadar açmalıdır. Çünkü hayat ve ölüm birdir. Düşler, ebediyete açılan kapıdır. Ölüm korkusu, kendisine şeref payesi vermek isteyen yüce bir hükümdarın karşısında olan çobanın titreyişidir. Çoban bu titreyiş altında bahtiyardır, her ne kadar titreyişine dikkatini vermiş olsa da. Ölmek, rüzgârda üryan durmak ve eriyip güneşe karışmaktır. Ölüm kavuşmaktır.

Üye Girişi