Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

ENDERUNLU VÂSIF – ÇÖZÜLME EY DİL-RÜBA DİL BAĞLAYANLARDAN AÇIKLAMASI

ŞARKI
Çözülme zülfüne ey dil-rübâ dil bağlayanlardan
Kaçınma âteş-i aşkınla bağrın dağlayanlardan
Düşer mi ictinâb etmek seninçün ağlayanlardan
Sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan


Senin bir reng-i zîbâ var ki gülberk-i izârında
Bulunmaz gülsitan-i âlemin bu nevbahârında
Otur ihrâma ârâm et biraz havzın kenârında
Sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan

Gelüp fasl-i bahâr âlem safâ-yi gülşen ettik
Nevâ-yi bülbülü gûş-i gül-i ra'nâ işittikte
Uyup ahbâba cânâ seyr-i Sa'dâbâda gittikte
Sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan

Hevâ-yi perçeminle başka bir hâlet olur serde
Yeni baştan misâl-i Vâsıf uğrattın beni derde
Gamınla gerçi çoktan ağlarım ammâ bugünlerde
Sirişk-i çeşmimin bak farkı var mı çağlayanlardan

Vezni: Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün


Günümüz Türkçesi
1. Ey gönül kapıcı güzel! Saçına gönül bağlayanlardan ayrılma. Aşkının ateşiyle bağrını dağlayanlardan kaçınma. Senin için ağlayanlardan kaçınmak sana yakışır mı? Bak, gözyaşımın çağlayanlardan farkı var mı?
2. Senin gül yaprağına benzeyen yanağında öyle parlak bir renk var ki, bir gül bahçesini andıran dünyanın bu ilkbaharında bulunmaz. Şu örtünün üstüne otur, havuzun kenarında biraz dinlen de bak, gözyaşımın çağlayanlardan farkı var mı?
3. Bahar mevsimi gelip de herkes gül bahçelerinde eğlendiği ve bülbülün nağmesini gülün kulağı işittiği zaman, sen de- ey sevgilim!- dostlara uyarak Sadabat seyrine gidince, bak, gözyaşımın çağlayanlardan farkı var mı?
4. Saçının sevdasıyla başımda başka bir hâl olur. Yeni baştan Vâsıf gibi beni de derde uğrattın. Ben seni gamınla gerçi çoktandır ağlıyorum ama bugünlerde bak, gözyaşımın çağlayanlardan farkı var mı?

İzahlar:
1.Dil-rübâ : (f. St.) Gönül kapan; güzel.
Âteş-i aşk : (f. is. t.) Aşk ateşi.
Sirişk-i çeşm : (f. is. t.) Gözyaşı. Yalnız başına sirişk de gözyaşı demektir.
Bu kıt'anın birinci mısraında, zülf ile çözülmek kelimeleri arasında münasebet vardır.

2. Reng-i zîbâ : (f. s. t.) Parlak renk; parlak kırmızılık.
Gülberk, gül yaprağı demek olup Farsçada bir birleşik isimdir.
Gülberk-i izâr : (f. is. t.) Gül yaprağına benzeyen yanak.
Gülsitân-i âlem : (f. is. t.) Âlem gülistanı; dünya bahçesi

3. Fasl-i bahâr : (f. is. t.) Bahar mevsimi.
Safâ-yi gülşen : (f. is. t.) Bahar mevsimi.
Safâ-yi gülşen : (f. ist.t.) Gülşen safası; gül bahçesi eğlencesi.
Nevâ-yi bülbül : (f. is. t.) Bülbül nağmesi.
Gül-i ra'nâ: (f. s. t.) Yarısı kırmızı, yarısı sarı bir gül çeşidi.
Gûş-i ra'nâ : (f. s. t.) Gülü rânânın kulağı. Gül ile kulağın böyle bir isim tamlaması halinde birleşmesi; gülün, kıvrım yapraklarıyla kulağa benzemesinden dolayıdır.
Seyr-i Sa'dâbad : (f. is. t.) Sâdâbat seyri.

4.Hevâ-yi perçem : (f. is. t.) Perçemin hevesi, sevdası.
Misâl-i Vâsıf: (f. is. t.) Vâsıf gibi.

ENDERUNÎ VASIF - BEYİT

O gül-endâm bir al şâle bürünsün yürüsün
Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün.

Vezni: Feilatün Feilâtün Feilâtün Feilatün


Günümüz Türkçesi
Boyu bir gülfidanını andıran o güzel bir kırmızı şala bürünüp yürüsün de, şalının ucu ardı sıra gönlüm gibi sürünsün, gitsin.

İzahlar:
1. Gül-endâm : (f. St.) Gül endamlı. Endâm kelimesinin dâm hecesini, vezinde bir kapalı ve bir açık hece değerince uzatarak okumak lâzımdır.

İZAHLI DİVAN ŞİİR ANT., N.H.ONAN

 

 

SON EKLENENLER

Üye Girişi