Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

MURABBA

Divan şiirinde örnekleri görülen ve dörder mısralık bendlerden oluşan bir nazım biçimi. Kafiye düzeni genellikle şöyledir: aaaa bbba ccca ... Bend sayısı 4 ilâ 7 arasında değişir. Murabba, dinî, ahlakî konuların anlatımının yanı sıra, övgü, manzum mektup, mersiye vb. türlerin ifadesinde de sıkça başvurulan bir na­zım biçimidir. Bazı şekilsel özellikleri itibariyle muhammese benzer. Murabbalar da, bendlerindeki son mısralarının tekrarlanıp tekrarlanmamasına göre mütekerrir veya müzdevic diye nitelenir.

TURHAN KARATAŞ, ANSİKLOPEDİK EDEBİYAT TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ,

AKÇAĞ YAYINLARI, ANKARA 2004, S.328

 

MURABBA-1

 Gül yüzünde göreli zülf-i semen-sây gönül

Kara sevdaya yiler bî-ser ü bî-pây gönül

Dimedüm mi sana dolaşma ana hay gönül

Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül

 

Bizi hâk itdi hevâ yolına sevdâ nidelüm

Pây-mâl eyledi bu zülf-i semen-sâ nidelüm

Kul idinmezdi güzeller bizi illâ n’idelüm

Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül

 

Felekün nûş iderem nîşini sâğarlar ile

Doğradı hâr-ı cefâ bağrumı hançerler ile

Baş koşam dimez idüm ben dahi dil-berler ile

Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül

 

Yarun itden çog uyar ardına ağyâr diriğ

Bize yâr olmadı ol şuh-ı sitem-gâr diriğ

Kıldı bir dil-ber-i hercâîyi dil-dâr diriğ

Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül

 

Ben dimezdüm ki hevâ yolına ser-bâz gelem

Ney-i ışkunla gamun çengine dem-sâz gelem

Dir idüm ışk kopuzun uşadam vâz gelem

Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül

 

Dil dilerken yüzinin vaslını cândan dahi yiğ

Bir demin görür iken iki cihândan dahi yiğ

Akdı bir serve dahi âb-ı revândan dahi yiğ

Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül

 

Ahmedem kim okınur nâmum ile nâme-i ışk

Germdür sözlerümün sûzile hengâme-i ışk

Dil elinden biçilübdür boyuma câme-i ışk

Vay gönül vay gönül vay gönül ey vay gönül

 AHMED PAŞA

 

MURABBA-2

Nedendir bilsem ey bülbül figânın

Açarsın ellere râz-ı nihânın

Niçin hâr-ı belâdır âşiyânın

Vefâ-dâr olmadı mı gül-sitânın

 

Dem-â-dem ney gibi efgân edersin

Diken zahmıyla bağrın kan edersin 

Dilinle sırrını destân edersin

Sana yâr olmadı mı dil-sitânın

 

Tenin hâkister etti nâr-ı âhın

Dükenmez dâhı âh-ı subh-gâhın “

Oluptur keşf-i râz etmek günâhın

Anınçin hâr-ı mihnettir mekânın

 

Var öğren aşk işin pervaneden sen

Ki olmuş ana âteş sahn-ı gülşen 

Nedir bu girye vü feryâd u şiven

Kokarken güllerini bûsitânın

 

Visâl-i nev-bahâra olma hurrem

Dolu hâr-ı cefadır bâğ-ı âlem “em” tam uyak 

Yürü Aşkî gibi eyle dem-â-dem

Duâ-yı devletin şâh-ı cihânın

AŞKİ

 

MURABBA-3

Geçti cânânın fırâkı cânıma 

Tîr-i çevri gibi girdi kanıma 

Nâleden bir kimse gelmez yanıma 

Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma

 

Bahr-i aşkına ola/'dan âşinâ 

Yad oluptur cümle-i âlem bana 

Yalınız kaldım garîb ü mübtelâ 

Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma

 

Yaktı yandırdı beni nâr-ı fır âk 

İşidenlerden ırak olsun ırak 

Hey ne müşkil derd olur bu iştiyâk 

Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma

 

Derd[i]mendine şefâat eylesin 

Hâtırım sorsun inâyet eylesin 

Bî-vefâlıktan ferâgat eylesin 

Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma

 

Âşık olal'dan ana leyi ü nehâr 

Aşkım artar eksilir sabr u karâr 

Olmasın Yahyâ gibi mahzun u zâr 

Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma

YAHYA BEY

 

MURABBA-4


Sıdk ile terk edelim her emeli her hevesi,
Kıralım hâil ise azmimize ten kafesi;
İnledikçe eleminden vatanın her nefesi,
Gelin imdada diyor, bak budur Allah sesi!

Bize gayret yakışır merhamet Allah'ındır;
Hükm-i âtî ne fakîrin ne şehinşâhındır;
Dinle feryadını kim terceme-i âhındır
İnledikçe bak ne diyor vatanın her nefesi...

Mahv eder kendini bülbül bile hürriyet içün;
Çekilir mi bu belâ âlem-i pür mihnet içün?
Dîn içün, devlet içün, can çekişen millet içün,
Azme hâil mi olurmuş bu çürük ten kafesi?

Memleket bitti, yine bitmedi hâlâ sen, ben,
Bize bu hâl ile bizden büyük olmaz düşmen;
Dest-i a'dâdayız Allah içün ey ehl-i vatan;
Yetişir terk edelim gayrı hevâ vü hevesi! ...

Namık Kemal

Ölçü: Feilâtün (fâilâtün) Feilâtün feilâtün feilün (fa'lün)


MURABBA-5


Perişan halin oldum sormadın hal-i perişanım
Gamından derde düştüm kılmadın tedbir-i dermanım
Ne dersin rüzgarım böyle mi geçsin güzel hanım
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Esir-i dam-ı aşkın olalı senden vefa görmem
Seni her kanda görsem ehl-i derde aşina görmem
Vefa vü aşinalık resmini senden reva görmem
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Değer her dem vefasız çerh yayından bana bin ok
Kime şerh eyleyem kim mihnet ü enduh u derdim çok
Sana kaldı mürüvvet senden özge hiç kimsem yok
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Gözümden dembedem bağrım ezip yaşım gibi gitme
Seni terk eylemezem çün ben beni sen dahi terk eyleme
İgen hem zalim olma ben gibi mazlumu incitme
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Katı gönlün neden bu zulm ile bidade ragıbtır
Güzeller sen tegi olmaz cefa senden vaciptir
Senin tek nazenine nazenin işler münasiptir
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Nazar kılmazsan ehl-i derd gözden akıdan seyle
Yamanlıktır işin uşşak ile yahşı mıdır böyle
Gel Allah'ı seversen bendene cevr eyleme lutf eyle
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Fuzuli şive-i ihsanın ister bir gedayındır
Dirildikçe seg-i kuyun ölende hak-i payındır
Gerek öldür gerek ko hükm hükmün ray rayındır
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım
FUZULİ
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

DİVAN EDEBİYATI GENEL ÖZELLİKLERİ

DİVAN EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ

DİVAN EDEBİYATI

TÜRK EDEBİYATI GENEL ÖZET

Üye Girişi