Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

 

 

İslamiyet’in kabulünden sonra Türkler yaşamın her alanında Araplardan, Farslardan etkilenmişlerdir. Bu etkileşimin en belirgin olduğu alanların başında edebiyat göze çarpmaktadır.

13. yy dan dan itibaren şair ve yazarlar Fars- Arap etkisine girmeye başlamıştır.

Şairler şiirlerini “DİVAN” adını verdikleri bir kitapta topladıkları için bu edebiyatına “Divan Edebiyatı” denilmiştir.

Ayrıca “klasik-eski –zümre edebiyatı” da denilir

Bu edebiyatın özünde dinde tasavvuf vardır.

Dil çoğunlukla halkın anlayacağı tarzda değildir.

Arap ve Fars edebiyatı örnek alınmıştır.

Saraydan destek gördüğü için “saray edebiyatı” da denilmiştir

Ölçü olarak “aruz ölçüsü” kullanılmış.

Çoğunlukla aşk, şarap, kadın övgü, din, ahlak, tasavvuf konuları işlenmiştir

Kafiye hem göz hem de kulak için anlayışı hakimdir.

Zengin ve tam kafiye sıklıkla kullanılmıştır.

Divan dışında beş mesnevinin toplandığı kitaba “hamse” denilir.

Nazım biçimleri “beyitle” yazılanlar: Gazel, kaside, mesnevi,

bentlerle”yazılanlar:rubai, tuyuğ,şarkı,terkib-i bent,terci-i bent,murabba

 

BEYİTLERLE YAZILAN NAZIM ŞEKİLLERİ

 

1 ) GAZEL

Güzellik, aşk, kadın, şarap gibi konuları işleyen nazım türüdür.

Araplarda Farslara onlardan da Türklere geçmiştir.

Gazelin ilk beyitine “matla”son beyitine “makta” denir.

En güzel beyitine “beyt’ül gazel ya da şah beyit” denir

Kafiye şeması: “aa,ba, ca da...” şeklindedir.

“En az beş en fazla on beş beyit” ten oluşur.

Konu birliği yoktur. Her beyit başka bir konudan bahsedebilir.

 

 

 

2 ) KASİDE

Herhangi bir kişiyi ya da durumu övmek amacıyla yazılan şiirlerdir.

En 33 en fazla 99 beyitten oluşur.

İlk beyitine matla, son beyitine makta, şairin adının bulunduğu beyite taç beyit adı verilir.

Kafiye düzeni gazelle aynıdır.

Allah’ın birliğini anlatan kasidelere: TEVHİT

Allah’a dua etmek için yazılanlara: MÜNACAAT

Herhangi bir şahsı övmek için yazılanlara: METHİYE

Peygamberleri övmek için yazılanlara: NAAT

Birini eleştirmek için yazılanlara: HİCVİYE

Ölen birinin arkasından yazılanlara MERSİYE kasidesi denir.

Kaside: nesip-girizgâh-methiye-tegazzül-fahriye-dua bölümlerinden oluşur.

En önemli kasideci NEFİ’dir.

 

3 ) MESNEVİ

Roman ve hikâyenin yerini tutan çoğunlukla uzun konuların işlendiği nazım biçimine denir.

Her beyit kendi arasında kafiyeli olduğu için uzun yazılmaya imkân vermiştir.

Beyit sınırı yoktur.

Çoğunlukla hikemi konular, efsaneler, kahramanlık ve aşk konuları işlenmiştir.

Leyla-Mecnun mesnevisi en çok okunan olmuştur.

 

UYARI: Bunların dışında uzun ve kısa mısraların ard arda sıralanmasıyla yazılan Müstezat, günümüz manileri gibi kafiyeleşen kıt’alar da yazılmıştır. Kıtalar aaxa şeklinde kafiyelenir.

 

 

 

BENTLERLE YAZILAN NAZIM ŞEKİLLERİ

TERKİB_İ BENT

 

5 ile 15 bent arasıda değişir uzunluğu.( 15 ten fazla olan da var)

Her bent 8–15 beyit arasında değişir.

Didaktik, felsefi, eleştiri konularında yazılır.

Gazel gibi kafiyelenir.

Ziya Paşa’nın terkib-i bendi meşhurdur

 

TERCİ_İ BENT

Terkibi-i bente benzer.

 

3 ) TUYUĞ

Divan edebiyatına Türklerin kattığı bir türdür.

 

Felsefi konular işlenmektedir.

Kadı Burhanettin’in tuyuğları meşhurdur

 

4 ) RUBAİ

Kafiyelenişi aaxa şeklindedir.

Aruzun belli kalıplarıyla yazılır.

Felsefi ve hikemi derinliği olan konular işlenmiştir.

İran’da ÖMER HAYYAM, Türk edebiyatında MEVLANA ‘nın rubaileri meşhurdur.

 

5 ) ŞARKI

 

Türklerin divan edebiyatına kattığı bir türdür.

Aşk kadın şarap konuları işlenmiştir.

Nedim bu türün en önemli temsilciliğini yapmıştır.

 

Üçüncü mısrasına “miyan” denir.

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

 

 

SON EKLENENLER

Üye Girişi