Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

ÂDEM KANDEMİR HAYATI ve ESERLERİ

Şair-yazar. Ordu’nun Mesudiye ilçesinde 1956’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Yükseköğrenimini İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’nde yaptı. İstanbul’da öğretmenliğe başladı. 70’li yılların boğucu günlerinde varlığının göstergesi saydığı şiirlerini “Bir Dumanlı Geçmiş ki...” adlı kitapta topladı. 1980 sonrası ayakta kalmak için kaleme aldığı deneme türündeki yazılarını ise “Her Duvar Bir Kapıdır” adlı kitapta bir araya getirdi. İkinci şiir kitabı “Kırkikindi Koşmaları” adını taşıyor.

***
Adem Kandemir az yazan bir şair. Dergilerde çok az görünür şiirleriyle. Bir bakarsınız Dergah dergisinde çıkmıştır bir şiiri bir de bakarsınız zaman geçmiş ve Bir Nokta dergisinde bir şiiriyle yer almıştır bu uzun yola çıkılan kervanda.

Bir de “Her Duvar Bir Kapıdır” adlı denemeler kitabı vardır. Açık konuşmak gerekirse zor beğenen ve tabii ki az yazan yazarlardandır. Daha önceki yazı âlemini, nerede yazdığını, neler yaptığını belki bir çay eşliğinde -ki kendisi çay içmiyor zaten, daha başka bitkileri tercih ediyor- kendisinden dinlemek daha hoş olur diye oralara varmaktan kaçınmam gerekiyor. Yazı yazmasının elbette bir geçmişi var hatta uzun sayılacak bir geçmiş...

Neyse artık bekletilmiş, üzerinde titizlikle durulmuş ve nihayet bir araya gelerek gün yüzüne çıkmış yeni, yepyeni bir kitabı var önümüzde. Şiirlerin haliyle zamanına göre oluşması da anlamlı elbet. Sahici hayatın içinden şiirler. Etkileşim değil de söyleyiş açısından İsmet Özel şiirine yakın duran bir şiir. Şiiri sahih bir izlekte sürdürmek ayrıca kendine hayatın zorlukları içinden bir yol aramak da önemli elbet.

Sözü ve sesi tok şiirler

Adem Kandemir şiiri açık alanlarda okunacak şiirler tarzına daha yakın duruyor. Epik bir söyleme sahip olduğunu söyleyebiliriz. Yüksek sesle okunabilecek bir şiir. Hayata dair sosyal içerikli öğelerden kurulu, ayakları yere sağlam basan bir şiirin şairidir Kandemir. Bir de sert kelimeleri tercih eden bir yapısı var şiirinin. Bu yazım tarzını seviyor. Bilinmedik veya az bilindik kelimeler rahatlıkla yer alıyor şiirinde. “Şinik, bıcılgan, pani miçi panga, bir yaşıl kan, kudurgan,” gibi kelimeler rahatlıkla şiirinde yer alabiliyor. Bunlar şiirde yerini alırken itici bir görüntü sergilemiyorlar, öyle tabii bir oluş halinde mısra içinde yerlerini alıyorlar. Bu da şairin dili iyi bilmesi ve şiirini kurarken bu tür kelimelerle algı dünyasını zenginleştirmesi sonucudur.

“Bir unutuş ki bu toprakta inler gülşahları yerin

Cümle renkler taş kesiği, bu toprakta neylersin”
Adem Kandemir

Adem Kandemir ile buluştuk

Bu vesileyle epeydir beklediğimiz bu kitabı birkaç şair arkadaş bir araya gelerek konuşalım istedik. 17 Şubat Perşembe günü öğleyin Çengelköy Çınaraltında buluştuk. Adem Kandemir Beyefendi bizi orada bekliyordu. Camiinin değerli İmamı edebiyat - sanat – eski eser ve tabii ki hakikat sever dostumuz aynı zamanda yazar Davut Özgül Hoca ile sohbet ederken yakaladık. Bu güzel işte dedim. Öğlen namazımızı camide kıldık. Davut Hoca namazdan sonra okuduğu ayetlerin Türkçe mealini de güzel güzel verince daha bir hoş oldu duamız.

Bu buluşmaya sebep olan bir şiir kitabı oldu. “Bir Dumanlı Geçmiş ki…” şiir kitabını 1995 yılında çıkaran Adem Kandemir’in yıllar sonra çıkan “Kırk İkindi Koşmaları” adını verdiği kitabının bir nevi tanıtım yemeği idi bizi bir araya getiren. Kimler mi vardı. Tabii bir mesai gününün öğlen vaktini ancak denk getirdiğimiz için bazı isimler olamadı orada. Toplantıya Anif Dülger, Âdem Turan, Hüseyin Akın ve tabii ki ben fakir katılmış olduk. Davut Hocamızı da orada bulunca ısrarla ve memnuniyetle aramızda bulunmasını arzu ettik.

Bu vesileyle çoktandır bir araya gelemeyen Arif Dülger ile kitabın şairini de bir araya getirmiş olduk. Doğrusu bu işi biraz da ben bile isteye böyle bir şekil alsın diye planlamış oldum. Hani düşündüm de iyi de etmişim. Şairleri bir araya getirmek kolay olmuyor tabii. Şairimiz Âdem Turan’ın, annesinin geçtiğimiz haftalarda vefatı münasebetiyle durgunluğu devam ediyordu, yüzünde, gözlerinde, hareketlerinde. Söz annelere gelmişken ben annesine babasına bakan, hizmet eden, hastalıklarında ihtimam gösteren insanları çok seviyorum. Gıpta ediyorum. Bazı bazı da söylüyorum tabii yüzlerine karşı, cenneti kazandınız diyorum cenneti…

Adem KandemirE debiyat öğretmeninden şiirler...

Nihayet yemekten sonra bir binanın en üst katına çıktık. Çayı iyi dediler orası için hem de tenha oluşu sohbetimize canlılık katar diye çıktık onca merdiveni. Ve gene nihayet bu kadar şeyden sonra çantasından imzaladığı kitapları çıkardı ve birer birer takdim etti bizlere. Çaylarımız geldi. Eh artık konuşma faslına geçebiliriz diye bir kıpırdama olurken şairinden bir şiir dinleyerek başlayalım teklifimi okuyacağı şiirin neredeyse anatomisini çıkardıktan sonra güzel bir okuyuş atmosferi içinde dinlemiş olduk. Şair; öğretmen, hele edebiyat öğretmeni olunca haliyle böyle güzellikler olabiliyor demek.

Bu uzun arada kitap hazırlığı sürerken çok titizlendiğini biliyorum. Kitapta on iki şiir yer alıyor. En eski tarihli olanı “Kaçamak Alıntılar” 1982 tarihini taşıyor. Haliyle bu şiirde seksenli yılların havasını teneffüs ediyorsunuz eğer o yılları yaşamış iseniz. Yaşamadıysanız o seksenli yılların havası nasılmış bir nebze de olsa farkına varıyorsunuz.

Kırk İkindi Koşmaları, şiir, Pınar Yayınları, Şubat 2011, İstanbul.

Nurettin Durman, şairimiz Âdem Kandemir’i tebrik ederken “ Kış gününün lâlezârıdır o, hele gözlerini çevir de bir bak” temennisine katılmış oldu

https://www.dunyabizim.com/alinti/adem-kandemir-ile-bulustuk-h5683.html

İLGİLİ İÇERİK

CUMHURİYET DÖNEMİ ŞİİRLERİ

ADEM KANDEMİR ŞİİRLERİ

Üye Girişi