Kullanıcı Oyu: 4 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin değil
 

KARACAOĞLAN - ŞU YALAN DÜNYAYA GELDİM...

 

KOŞMA 

Şu yaları dünyaya geldim geleli

Tas tas içtim ağuları sağ iken

Kahpe felek vermez benîm muradım

Viran oldum mor sümbüllü bağ iken

 

Aradılar bir tenhada buldular

Yaslandılar şivgalarım kırdılar

Yaz bahar ayında bir od verdiler

Yandım gittim ala karlı dağ iken

 

Farımaz da deli gönül farımaz

Akar gözlerimin yaşı kurumaz

Şimden geri benim hükmüm yürümez

Azil oldum güzellere bey iken

 

Karac'oğlan der ki bakın geline

Ömrümün yarısı gitti talana

Sual eylen bizden evvel gelene

Kim var imiş biz burada yoğiken

 

Metin İncelemesi:

Biçim Yönünden:

Nazım biçimi: Koşma.

Nazım birimi: Kıta.

Ölçüsü: 6+5 =11'li ve 4 + 4 + 3 = 11’li hece.

Türü: Lirik şiir.

Konusu: Ozan, yaşlılık günlerinde güzellerin kendisine eskiden olduğu gibi yüz vermediğini söylü­yor, bundan yakınıyor, duyduğu üzüntüsünü anlatıyor

Temi: Aşk ve ondan doğan acı, kırılan umutlar, gençlik özlemi.

Kafiye şeması: abcb dddb/eeeb/fffb. Kafiyeli olan "Sağ iken/bağ iken" sözcüklerindeki "iken" sözcükleri rediftir. "Sağ bağ" sözcüklerin­de ise ortak kafiye sesi "AĞ" olup tam kafiyedir.

 

Dil özellikleri:

a) Dil sade, anlatım yalındır.

b) Halk diline yerleşmiş yabancı kökenli söz­cüklere yer vermiştir: Kahpe, viran, tenha, hüküm, azil, sual, mor, sümbül, bağ, evvel.

c) Deyim niteliğinde mecazlı söyleyişlere yer vermiştir: Yalan dünya, tas tas ağu içmek, kahpe felek.

 

Deyimler-Söz Grupları:

Ağuları tas tas içmek: Çok acı ve çileli günler geçirmek, yüreği acılarla doldurmak.

Mor sümbüllü bağ iken viran olmak: Genç, ne­şeli ve alımlı iken yaşlanmak, çökmek, karamsarlık içinde gözden düşmek, değersiz bir varlık haline gel­mek.

Ala karlı dağ iken yanıp gitmek: Genç, dinç ve sağlıklı iken gücü tükenmek.

Yalan dünya: Geçici, sonu olmayan dünya. Hükmü yürümek : Sözü geçmek.

Söz Sanatları:

Ozan, ilk dörtlükte,   kendisini   "mor sümbüllü bağ'a", ikinci dörtlükte "ala karlı dağa" benzetmiştir. "Yaslandılar şıvgalarım kırdılar" dizesinde istiare ya­pılıyor. Şıvga sözcüğünden anlaşılacağı gibi, ozan, ken­disini ağaca benzetiyor. Dizede kendisine benzetilen "ağaç" söylenmiyor, benzetilen "ben" ile kapalı istia­re yapılıyor.

 

İçerik Yönünden:

Araştırmalar:

1. Şiirdeki benzetmeler, söz sanatları bölümünde gösterilmiştir.

2. Ozanın umutlarının kırıldığı daha çok şu dizeler­de belirtiliyor :

"Kahpe felek vermez benim muradım." "Şimdiden geri benim hükmüm yürümez." "Yaslandılar şivgalarım kırdılar." "Yaz bahar ayında bir od verdiler."

3. Şiirde geçen kimi sözlerin anlamları şunlardır :

Yalan dünya: Geçici, sonu olmayan dünya. Ozan bu sözle dünyaya geçici gözle bakıyor. İslam inancının etkisiyle çilesinin nedeni olarak yazgısını gösteriyor. Bu sözle, insanın ölümlü bir varlık olduğu gerçeğini vurguluyor.

Kahpe felek: Kötü yazgı. Sözdeki "felek" söz­cüğü, insanların geleceğini belirleyen bir güç olarak düşünülüyor. İnanışa göre; yazgı, kader bu sözcükle eşanlamlı olarak kullanılıyor. Sözcük, "kahpe" sıfatıy­la nitelenerek kötü yazgı anlamında kullanılmış olu­yor.

Deli gönül: Hiçbir kural tanımayan, yalnız sev­gi peşinde koşan âşık kişi.

Ala karlı dağ: Genç, dinç ve sağlıklı kişi. Söz­lük anlamda ise, doruklarından kar eksik olmayan yü­ce dağ.

Şimden geri: Bundan böyle, artık.

 

4. Şiirdeki dil ve söyleyiş özellikleri, dil özellikle­ri bölümünde gösterilmiştir.

5. Şiir, nazım birimi, ölçü, kafiye düzeni ve konu bakımından koşmanın özelliklerini taşımaktadır.

 

N. KARTAL, BİRSEN Y. 1990

Üye Girişi