LİSEEDEBİYAT.COM

Edebiyatcıların Yeni Adresi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
ANA SAYFA > METİN İNCELEMESİ > KARACAOĞLAN

KARACAOĞLAN

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 82
ZayıfMükemmel 

 

 

Sabahleyin tan yüzüne

Sürmeler çekmiş gözüne

İk'elin almış yüzüne

Güler nazlanı nazlan

1

Şu yuları dünyaya geldim geleli

Tas tas içtim ağuları sağ iken

Kahpe felek vermez benîm muradım

Viran oldum mor sümbüllü bağ iken

 

Aradılar bir tenhada buldular

Yaslandılar şivgalarım kırdılar

Yaz bahar ayında bir od verdiler

Yandım gittim ala karlı dağ iken

 

Farımaz da deli gönül farımaz

Akar gözlerimin yaşı kurumaz

Şimden geri benim hükmüm yürümez

Azil oldum güzellere bey iken

 

Karac'oğlan der ki bakın geline

Ömrümün yarısı gitti talana

Sual eylen bizden evvel gelene

Kim var imiş biz burada yoğiken

Metin İncelemesi:

Biçim Yönünden:

Biçimi: Nazım.

Nazım biçimi: Koşma.

Nazım birimi: Kıta.

Ölçüsü: 6+5 =11'li ve 4 + 4 + 3 = 11’li hece.

Türü: Lirik şiir.

Konusu: Ozan, yaşlılık günlerinde güzellerin kendisine eskiden olduğu gibi yüz vermediğini söylü­yor, bundan yakınıyor, duyduğu üzüntüsünü anlatıyor

Temi: Aşk ve ondan doğan acı, kırılan umutlar, gençlik özlemi.

Kafiye şeması : abcb dddb/eeeb/fffb. Kafiyeli olan "Sağ iken/bağ iken" sözcüklerindeki "iken" sözcükleri rediftir. "Sağ bağ" sözcüklerin­de ise ortak kafiye sesi "AĞ" olup tam kafiyedir.

Dil özellikleri :

a)Dil sade, anlatım yalındır.

b) Halk diline yerleşmiş yabancı kökenli söz­cüklere yer vermiştir: Kahpe, viran, tenha, hüküm, azil, sual, mor, sümbül, bağ, evvel.

c) Deyim niteliğinde mecazlı söyleyişlere yer vermiştir: Yalan dünya, tas tas ağu içmek, kahpe felek.

Deyimler-Söz Grupları :

Ağuları tas tas içmek: Çok acı ve çileli günler geçirmek, yüreği acılarla doldurmak.

Mor sümbüllü bağ iken viran olmak: Genç, ne­şeli ve alımlı iken yaşlanmak, çökmek, karamsarlık içinde gözden düşmek, değersiz bir varlık haline gel­mek.

Ala karlı dağ iken yanıp gitmek : Genç, dinç ve sağlıklı iken gücü tükenmek.

Yalan dünya : Geçici, sonu olmayan dünya. Hükmü yürümek : Sözü geçmek.

Söz Sanatları:

Ozan, ilk dörtlükte,   kendisini   "mor sümbüllü bağ'a", ikinci dörtlükte "ala karlı dağa" benzetmiştir. "Yaslandılar şıvgalarım kırdılar" dizesinde istiare ya­pılıyor. Şıvga sözcüğünden anlaşılacağı gibi, ozan, ken­disini ağaca benzetiyor. Dizede kendisine benzetilen "ağaç" söylenmiyor, benzetilen "ben" ile kapalı istia­re yapılıyor.

İçerik Yönünden : Araştırmalar :

1. Şiirdeki benzetmeler, söz sanatları bölümünde gösterilmiştir.

2. Ozanın umutlarının kırıldığı daha çok şu dizeler­de belirtiliyor :

"Kahpe felek vermez benim muradım." "Şimdiden geri benim hükmüm yürümez." "Yaslandılar şivgalarım kırdılar." "Yaz bahar ayında bir od verdiler."

3. Şiirde geçen kimi sözlerin anlamları şunlardır :

Yalan dünya : Geçici, sonu olmayan dünya. Ozan bu sözle dünyaya geçici gözle bakıyor. İslam inancının etkisiyle çilesinin nedeni olarak yazgısını gösteriyor. Bu sözle, insanın ölümlü bir varlık olduğu gerçeğini vurguluyor.

Kahpe felek : Kötü yazgı. Sözdeki "felek" söz­cüğü, insanların geleceğini belirleyen bir güç olarak düşünülüyor. İnanışa göre; yazgı, kader bu sözcükle eşanlamlı olarak kullanılıyor. Sözcük, "kahpe" sıfatıy­la nitelenerek kötü yazgı anlamında kullanılmış olu­yor.

Deli gönül : Hiçbir kural tanımayan, yalnız sev­gi peşinde koşan âşık kişi.

Ala karlı dağ : Genç, dinç ve sağlıklı kişi. Söz­lük anlamda ise, doruklarından kar eksik olmayan yü­ce dağ.

Şimden geri : Bundan böyle, artık.

4. Şiirdeki dil ve söyleyiş özellikleri, dil özellikle­ri bölümünde gösterilmiştir.

5. Şiir, nazım birimi, ölçü, kafiye düzeni ve konu bakımından koşmanın özelliklerini taşımaktadır.

KARACAOĞLAN-2

Ala gözlü benli dilber

Sen d'olasın benlin gibi

Zülfün sökük boynun bükük

Sen dolaşın benim gibi.

 

Bahçende güller bitmesin

Dalında bülbül ölmesin

Kapından cerrah gitmesin

Sen d'olasın benim gibi

 

Gül yerine diken bilsin

Kuş yerine baykuş ölsün

Gözün yaşı sele gitsin

Sen d'olasın benim gibi

 

Karaca'oğlan der mert gibi

Yüreğim yanar od gibi

Kir ok yemiş boz kurt gibi

Sen d'olasın benim gibi.

 

Metin İncelemesi :

Biçim Yönünden :

Biçimi : Nazım.

Nazım biçimi : Varsağı.

Nazım birimi : Kıta.

Ölçüsü : 4 + 4 = 8'li hece.

Türü : Lirik şiir.

Konusu : Ozanın sevgilisi yüzünden çektiği acı­lar ve ona ettiği beddualar anlatılıyor.

Temi : Acı ve ıstırap duygusu.

Kafiye şeması : abcb/dddb/eeeb/fffb.

Kafiyeli olan, "Bit-me-sin/öt-me-sin/'git-me-sin" sözcüklerindeki "-me" olumsuzluk ve "-sin" kişi ekle­ri rediftir. Geriye kalan fiil köklerinde ortak kafiye sesi "T" olup yarım kafiyedir.

Dil özellikleri :

a)Anadolu dil özelliklerine uygun sözcükler kullanmıştır : Ala (elâ), od (ateş).

b)Kimi sözcükleri ölçü zoruyla eksik söylemiştir :  Sen d'olasın (sen de olasın), Karac'oğlan (Karacaoğlan).

c) Halkın diline girmiş yabancı kökenli sözcük­lere yer vermiştir : Zülf, dilber, bahçe, gül, bülbül, cerrah.

Deyimler-Söz Grupları :

Bahçede güller bitmek : Güleryüzlü, neşeli ve mutlu olmak. Şiirde bundan yoksun kalmak.

Dalda bülbül ötmek : İç rahatlığı içinde bulun­mak. Şiirde bundan yoksun olmak.

Gül yerine diken bitmek : Kolaylık yerine zor­luklarla karşı karşıya kalmak; iyi günlerden kötü gün­lere gelmek.

Kuş yerine baykuş ötmek : Uğursuzluk ve ölüm korkusuyla yaşamak.

Gözün yaşı sele gitmek : Çok ağlamak, sürekli gözyaşı dökmek.

Kapıdan doktor gitmek : Hastalıkla yüz yüze gelmek, hasta olmak.

Yüreği od gibi yanmak : Ateşte yanmış gibi çok acı çekmek.

Ok yemiş bozkurt gibi olmak : Okla vurulan bozkurt gibi davranmak; maddi değil, manevi acı çekmek.

Söz sanatları :

Ozan, son dörtlükte kendisini ok yemiş bozkurda, acılar içindeki yüreğini de ateşe benzetiyor.

İçerik Yönünden :

Araştırmalar :

1. "Sen d'olasın, Karac'oğlan" sözcüklerindeki (*) kesme işareti, ölçü gereği düşen heceleri belirtmek için konmuştur.

2. Ozan, içinde bulunduğu durumu "zülfün sökük" ve "boynun bükük" sözleriyle belirmiştir. "Zülfün sö­kük" sözcüğüyle, perişanlığını; "boynu bükük" sözcü­ğüyle de isteklerini elde edememesinin sonucu duy­duğu üzüntüyü dile getirmiştir. Böylece her iki söz­le, aşkına karşılık bulamadığını ifade etmiştir.

Ozanın kendi durumunu açıkladığı diğer dizeler de şunlardır :

"Kapıdan cerrah gitmesin."

"Gözün yaşı sele gitsin."

"Bir ok yemiş boz kurt gibi."

"Sen d'olasın benim gibi."

3. "Bahçede gül yerine diken bitsin", "Dalında bül­bül yerine baykuş ötsün" dizelerindeki "gül" ve "bül­bül", göze hoş gürünen bir bahçenin güzellik öğeleri­dir. Böyle bir bahçeye benzeyen insan hayatı da in­sana zevk veren çeşitli güzelliklerle doludur.  Şiirde ozan, sevgilisi için böyle bir dilekte bulunmamaktadır. Bu nedenle, "gül ve bülbül", güzelliklerle dolu mutlu bir hayatın; "diken", karşılaşılan güçlükler ve acının; "baykuş" ta uğursuz niteliğiyle perişanlığın simgesi olarak kullanılmış; insanlardaki mutlu-mutsuz. umutlu-umutsuz ruhsal durumlar, bu simgelerle anlatılmıştır.

4. "Sen d'olasın benim gibi" dizesi, ozanın sevgili­siyle olan olumsuz dileğini anlatmakta, ozandaki ıstı­rap duygusunu güçlü bir biçimde ortaya koymaktadır. Ayrıca dizenin yinelenmesi, şiirin dörtlükleri arasın­da anlam birliğini sağlamaktadır.

Şiirde, insanın gözyaşları sele, yüreğinin acısı ateşe, aşk derdindeki kişiler de yaralı bir kurda ben­zetilmiştir.

KARACAOĞLAN-3

Vara vara vardım ol kara taşa

Hasret kodun beni kavim kardaşa

Sebep gözden akan bu kanlı yaşa

Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

 

Nice sultanları tahttan indirdi

Nicesinin gül benzini soldurdu

Nicelerin gelmez yola gönderdi

Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

 

Karac'oğlan der ki kondum göçülmez

Acıdır ecel şerbeti içilmez

Üç derdim var birbirinden seçilmez

Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

 

Metin İncelemesi :

Biçim Yönünden :

Biçimi : Nazım.

Nazım biçimi : Koşma.

Nazım birimi : Kıta.

Ölçüsü : 6+5 = 11’li ve 4 + 4 + 3 = 11'li hece.

Türü : Lirik şiir.

Konusu : Şiirde, ayrılık, yoksulluk ve ölümle il­gili duygu ve düşünceler anlatılıyor.

Temi : Ayrılık, yoksulluk ve ölümden yakınma duygusu.

Kafiye şeması : aaab/cccb/dddb.

Kafiyeli olan 'Taş-a/kardaş-a/yaş-a" sözcüklerindeki ismin "-e" hal ekleri rediftir; kalan bölümler­de ortak kafiye sesi "AŞ" olduğundan tam kafiyedir. "Göç-ül-mez/iç-il-mez/seç-il-mez" sözcüklerinde yer alan "-ül/-il" ekleri fiil çatısı kurduğundan ve "-mez' geniş zamanın olumsuz çekim ekleri aynı görevde ol­duğundan rediftir. Geriye kalan bölümlerde ortak ka­fiye sesi "Ç" olduğundan yarım kafiyedir.

Dil özellikleri :

a)Dil sade, anlatım açık ve liriktir.

b)Bazı sözcüklerde ismin "-i" hal eki kullanıl­mamıştır: Nicelerin (nicelerini).

c) Anadolu halk ağzı söyleyişlerine yer verilmiş­tir : Nice (nasıl), kodun (bıraktın), kavim kardaş (eş, dost, yakınlar), vara vara (gide gide).

Deyimler-Söz Grupları :

Kara taşa varmak : Yolu mezarlığa düşmek; mezar taşını görmek.

Kavim kardaşa hasret koymak : ölümle sevdik­lerinden ayrı kalmak.

Sultanları tahttan indirmek : En güçlüleri bile güçsüz bırakmak.

Gülbenzini soldurmak : Beslenememekten sarar­mak, sağlığı yitirip güçsüz kalmak ve başkalarının önünde boynu bükük hale gelmek.

Gelmez yola göndermek : Ölümle karşı karşıya bırakmak.

Kodum göçülmez : Başka yere gidilmez.

Ecel şerbeti içilmez : Acı, kötü olduğundan öl­mek istenmez.

Ecel şerbeti içmek : ölmek.

Birbirinden seçilmez : Dertler arasında tercih yapılmaz.

İçerik Yönünden :

Araştırmalar :

1. Ozan, "kara taşa varmak" sözüyle, gurbeti, ay­rılığı, insanı acılar içinde bırakan ölümü anlatmak is­tiyor. Buna göre, kendisini "kavim kardaşa hasret ko­yan" olguların "ayrılık, yoksulluk, ölüm" olduğunu belirtiyor.

2. İkinci dörtlükteki "sultanlar tahttan indirdi" sö­zü, yalnız sultanlarla ilgili olarak söylenmiyor. Ozan, "ayrılık, yoksulluk ve ölümün" sultanları bile tahttan indirdiğini söylerken, aslında tüm insanları düşünüyor. "Ayrılık, yoksulluk ve ölümün" insan yaşamındaki kar­şı konulmaz gücünü belirtmek amacını güdüyor.

3. Şiirde geçen; "Kondum göçülmez", "ecel şerbe­ti içilmez", "birbirinden seçilmez" sözleri, ozanın ya­şadığı yöreye özgü deyişlerdir. Bunlardan ilki insan için ölümün güçlüğünü, ikincisi hayatın güzelliği ile yaşamanın anlamını, üçüncüsü de birbirine benzer şeyleri ayırt etmekte çekilen zorluğu anlatır.

Sözcükleri, başka bir deyişle şöyle söyleyebiliriz

Kondum göçülmez : Başka yere gidilmez, ya da hayattan vazgeçilmez.

Ecel şerbeti içilmez : ölmek istenmez.

Birbirinden geçilmez : Birbirinden ayır edilmez.

4. Karacaoğlan'ın dil ve söyleyişindeki özellikleri, her üç şiirin "Dil özellikleri" bölümlerinde açıklan­mıştır.

N. KARTAL, BİRSEN Y. 1990

Cuma, 20 Temmuz 2012 12:17 tarihinde güncellendi  
ANA SAYFA > METİN İNCELEMESİ > KARACAOĞLAN