Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

ELÇİ

(roman)
Not: Bu romanda karakterler dâhil, tasvir edilen tüm olaylar ve kurumlar hayal ürünüdür. Gerçeklikle yakından-uzaktan hiçbir ilişki arz etmiyor.

PROLOG

Mete Aydın çalışma odasında oturmuş, Azerbaycanlı Türkolog, âlim Aydın Muradzade’nin yeni yayımlanan "Türkler" adlı kitabını okumaktaydı. Kitap ilgisine nasıl sebep olduysa, öyle üç saat durmadan okuduğunu, masanın üstündeki kahvesinin çoktan soğuduğunu ve bugünkü gizli görüşmesini neredeyse unutacaktı. Önce soğumuş kahvesinden bir yudum içti. Sonra tadının çok değiştiğinin ve oturmaktan ayaklarının uyuştuğunun farkına varıp kitabın okuduğu sayfasını katlayıp ayağa kalktı. Hızla kolundaki saate göz attı. Artık saat 17:10 idi. Demek ki, görüşmeye bir saat zamanı kalmıştı. Duş almak, yüzünü tıraş edip kılık değiştirmek içinse bu yeterli idi. Hamama geçip yıkanmaya başladı. Biraz sonra yüzünü tıraş etti, daha sonra yatak odasına gelip dolaptan geçen yıl aldığı ve genellikle resmi görüşmelere giydiği koyu mavi kostümünü giydi.
Yaşadığı apartmandan çıkarken saat 17:30 idi. Binanın garajına giderek siyah renkli “PORŞE”-sine oturdu ve arabayı çalıştırdı.
17:45'te o, artık "Köroğlu" metrosu yönünde yol gidiyordu. Metronun önündeki köprünün altından geçip biraz gittikten sonra yolun kenarında onu bekleyen orta yaşlı, başının ortası nispeten kelleşmiş, sırtına siyah elbise giymiş, gözlerine siyah gözlük takmış esrarengiz konuğunu kabul etti. Ve böylece onlar yarım saatten fazla yol gittiler.
Yol boyunca hiç konuşmayan ikili iki katlı bir müstakil evin önünde otomobilden indi. Önceliyi konuğuna veren Mete onun arkasından bahçeye girdi. Bahçede derin bir sessizlik hüküm sürüyordu.
Eve geçip sade görünümlü bir odada masa etrafında oturdular. Biraz susup az sonra gelecek olanları beklediler, sonra Mete:
- Diğerleri ne zaman gelecek, çok bekleyeceğiz? - diye kendi huzursuzluğunu konuğuna bildirdi.
Konuğu ise temkinle ona baktı, gülümsedi ve:
- Merak etme, nerede olsalar, şimdi gelirler. - anlatmaya çalıştı.
Biraz sonra bahçede yabancı markalı bir araba sesi duyuldu. Daha sonra ise birkaç insan ayağının sesi.
Yirmi dakika sonra masa etrafında 26 yaşındaki yüksek boylu, canlı bedenli, dudakları boyunca bıyığı olan, ala gözlü, ciddi yüz ifadeli Mete Aydın'la birlikte, demin onunla gelen esrarengiz misafir - orta yaşlı âlim Aydın Muradzade, milletvekili Talat Ahmedov, yaşı kırkı tamamlamış, görünüşünden hemen hukuk adamı olduğu bilinen Altay Kaçar ve gizli özel güvenlik kurumu'nun başkan yardımcısı, sert bakışlı, askeri görünümlü, eski istihbaratçı Kürşat Ercan oturmuştu.
Herkes ciddi ve düşünceli bakışlarla birbirlerini süzer, sanki kim önce konuşmaya başlayacağına karar veremiyorlardı. Birkaç dakikalık derin sessizliğini grup başkanı Kürşat Ercan bozdu:
- Bizdeki bilgiye göre, dün rakiplerimiz Moskova'da gizli bir toplantı organize etmişler. Toplantıda yaşanan sohbetin ne olduğunu tam olarak bilmesek de, tahmin ediyoruz ki, konu yine bizim projemiz olmuştur.

- Sizce bu sefer kesin adım atacaklar mı? - diye Mete sormayı önemli saydı.

- Bilmiyorum. Olabilir. Ama herhalde biz gereken önlemleri şimdiden aldık. - anlatmaya çalıştı.

- Peki, sizce bu toplantı bizim ve milletimiz için hangi tehlike arz ediyor? - milletvekili Talat Ahmedov endişeyle sordu.

- Şimdilik hiçbir. Onlar kurumun varlığından henüz haberdar değiller. Sadece bizim bir grup milliyetçi olduğumuzu düşünüyorlar, o kadar… - diye Kürşat bey onu rahatlatmak istedi.

- Ben şahsen böyle düşünmüyorum. Bence, onlar artık bizim peşimize düşmüşler. - Türkolog, âlim Aydın Muradzade endişeli yüz ifadesiyle bildirdi.

- Hayır. Dedim ki, siz endişelenmeyin, onlar henüz hiçbir şeyi çözüme bilmemişlerdir. - gülümseyerek Aydın beye anlatmaya çalıştı Kürşat bey.

Odada yine birkaç saniyelik sessizlik oluştu ve bu sefer örgütün bölge sorumlusu Altay Kaçar, Kürşat beye ciddi biçimde bakarak sordu:
- Onlar bizi değil, faaliyetimizi bilirler, dediklerinizden öyle anlaşılıyor, değil mi?

- Evet. Kazakistan'daki son toplantımızdan haberleri var. Ama ben eminim ki, onlar sadece konuyu anlamışlar, detaylar hakkında hiçbir şey bilmiyorlar. - Kürşat Bey dikkatle cevap verdi.

Bir süre düşünceli şekilde parmaklarını oynatan genç Mete:
- Peki, onlara karşı hangi güvenlik önlemleri alınacak veya artık alınmıştır? - netleştirmek istedi.
Kürşat Bey artık toplantının resmi bölümünün başlanması gerektiği duyup getirdiği dosyaları tek-tek masadakıların önüne dizdi. Sonra söze başladı:
- Lütfen herkes karşısındaki dosyadaki bilgileri, fotoğrafları ve haritaları hafızasında tutsun. Sonra her zamanki gibi dosyaları yakacaksınız. - emir verirmiş gibi bildirdi.
Dosyalarda bulunan kâğıtlara ise yaklaşık bunlar yazılmıştı:
"VLADİMİR KLEÇKOV "ÇAR" - Rus milyoner iş adamı, Rusya Federal Güvenlik ajanı. 50 yaşında. Evlidir. Bir kızı, iki oğlu var. Sovyetlerin son döneminde KGB’de (Devlet Güvenlik Komitesi) çalıştı. Bağımsızlık döneminde önce askeri istihbaratta, sonra poliste, daha sonra Federal Güvenlik organında belli görevler aldı. Şu anda kamuoyu tarafından emekli olduğu bilinse de, araştırmamız sonucunda resmi olarak organa çalıştığı tespit edilmiştir. Araştırmamıza göre, yasa dışı silah ve uyuşturucu ticareti, petrol ve petrol ürünleri ihracatı vs. sivil toplum sermayenin alışverişiyle meşguldür. Son bir yılda projemiz etrafında geniş araştırma operasyonlarına katılımı belirlenmiştir…
BAHTİYAR ŞİRİNOV "ÇOPUR" - Moskova'da yaşayan Azerbaycanlı işadamı, yeraltı dünyası. 45 yaşında. Ailedir. Bir kızı ve bir oğlu var. Oğlu Sultan Şirinov Moskova'daki Azerbaycan Büyükelçiliği'nde çevirmen olarak çalışır. Tahminimize göre, babasının yasadışı işlerinden tamamen habersizdir ve devletimize bağlı bir insandır… Bahtiyar Şirinov 90 yıllarında Rusya'ya ticaret amacıyla göçmüş, orada bir tatar kızıyla evlenip kendine düzen kurmuştur. 2000'lerin başlarında Vladimir tanışmış, yıllardır onunla ortak çalışmaktadır... Zannediyoruz ki, bize karşı özel yaratılmış takımda Vladimir'in ısrarıyla katılmıştır…
SERGEY TARASOV "MALIŞ" - Rus işadamı, kaçakçı. 37 yaşında. Bekârdır. Ordudan dolandırıcılık üzerine kovulmuştur. 10 yıldır Vladimir’le çalışıyor.
SARKİS TİGRANYAN - ermeni asker, silah tüccarı. 43 yaşında. Erivan'da yaşasa da, sık sık Moskova'ya gidip-geliyor… Karabağ savaşından sonra Rusya'da faaliyet gösteren birçok ermeni işadamlarıyla bağlantı kurdu… Şu anda Vladimir'in birkaç emlak şirketinin bürosuna ve özel ticaret koridoruna yönetiyor…
İSAAK MİRİŞOV - aslen Azerbaycanlı olan eski Rus polisi, kaçakçı. 44 yaşında. Ailedir. Babası Salih Mirişov 80 yıllarında Rusya'ya taşınmıştır. İlk eşi öldüğü için orada bir Rus hanımla yeni aile hayatı kurmuştur. İsaak Salih'in ilk eşinden olan oğludur. Şu anda onun babadan bir-anadan ayrı iki kardeşi var. Onlar da Moskova'da ticaretle uğraşmaktadır. Isaac polisten emekli olduktan sonra yasadışı işlere başvurmuş, o zamanlar Vladimir tanışmıştır…
MEHDİ TEYMOURYAN - eski İran polisi. 45 yaşında. Halen kaçakçılık ve yasadışı gümrük ticaretiyle uğraştığı biliniyor... Vladimir'in İran'daki bazı tesislerine yönetiyor…
ZEYD EL MUXTARİ - arap tüccar. 50 yaşında. Dubai'deki bir Rus şirketinde çalışıyor... Vladimir 15 yıl önce öyle Dubai'de tanışmıştır…
FİRUZ SİSTANİ - din adamı. 55 yaşında. Bir zamanlar İran istihbaratında belli görevler aldı. Şu anda Irak'ta yaşıyor. Vladimir'in Irak'taki petrol stoklarına yönetiyor".

Herkes dosyadaki bilgileri kısa zamanda benimsedi ve dosyayı kapattı. Kürşadın emriyle, özel bir törenle dosyalar yakıldı. Sonra yarım saat tekrar toplantı devam etti.
Eve döndüğümde artık saat 20'ini gerçekleştirdi. Mete Aydın bir yıl önce kiraladığı, "Elmler (Bilimler) Metrosu" yakınlarındaki evinde yatağına uzanmış, sessizce düşünüyordu. Yönetimi onu operasyonun temel gidişiyle tanıdık etse de, bu saat görüşleri nedense karışık idi. Galiba bunun nedenini genç güvenlik çalışanı iyi biliyordu. İşte bu yüzden ki, öyle - toplantıdaki ciddi, sert yüz ifadesi yok olmuş, içten-içe gülümsüyordu.
Dün her zamanki gibi bir bilimsel konferansa katılmıştı ve orada konuşma yapan genç Türkolog Hanım Aynur Memmedova onun çok hoşuna gitmişti. Hem milli tarihimiz, ana dilimiz hakkındaki geniş çıkışı, hem de özel ciddi giyimi, canlı duruşu ve kararlı konuşma tarzıyla Türkolog hanım, genç organ işçisi Meteni büyülemişti. Uzun süre konuşmayı hevesle dinleyen Mete on dakikalık arada fırsat bulup Aynur hanımla görüştü, kendini ona Türkiye'den gelen milliyetçi gazeteci olarak tanıttı. Önce ulusal konulardan konuşsalar da, sonra vakit bulup bir-iki kişisel soru da vermişti Mete genç ve güzel araşdırmaçıya. Herkesle samimi ilişkiye alışmış oldukça sade insan olan Aynur hanımsa kendisi de farkına varmadan Mete’ye çalıştığı yeri, yaşadığı adresi bile vermişti. Bir tek cep telefonunu alamamıştı güzel Türkolog hanımdan Mete. Bunun nedenini ise durmadan düşünse de bulamıyordu.
Biraz yatağında yatan Mete yirmi-yirmi beş dakika sonra kalkıp üstünü değiştirdi. Rahat ev kıyafetini giyip mutfağa geçti ve kendine yeni türk kahvesi hazırlayıp çalışma odasına döndü. Masanın karşısında oturup bilgisayarını açtı. Kahvesini az-az yutarak bir süre sosyal ağlarda dolaştı. Ve bu an çok güzel sürprizle karşılaştı. Adını şebekenin arayışında tesadüfen yazdığı Aynur hanımın resmi profilini bulmuştu artık. Nitekim bir süre sevincinin sınırı olmadı. Çaktırmadan kızın profiline göz atıp paylaştığı resimlere baktı. Bu sırada hatta gönlünden onunla birlikte, canlı kahve içmek de geçti. Yine mobil numarasını almadığı için üzüldü. Öyle ani karar verip ona bir mesaj yazmak istiyordu ki, aniden çalınan kapının zili onu kurduğu hoş hayallerden ayırdı. Kapıya doğru gelip gözlükten baktı. Ve bir an durakladı. Çünkü kapının karşısındaki insanı o çok iyi tanıyordu…

Devamı var…
Elşen İsmail
3 Ocak 2017

 

İLGİLİ İÇERİK

KADIN OLMAK - Elşen İSMAİL

KIRIK KEMENÇE - ELŞEN İSMAİL

ELÇİ - ELŞEN İSMAİL

KİMSESİZLER ADASI VE HİÇ KİMLİK VALS…- ELŞEN İSMAİL

SÖYLE, ŞAMAN - ELŞEN İSMAİL

KARDA KAN İZİ - ELŞEN İSMAİL

Üye Girişi