Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

NAMIK KEMAL - TA EBED MERD OLMAYA...

GAZEL İNCELEMESİ - NAMIK KEMAL

Tâ ebed merd olmaya ahdeyledim şânımla ben

Hüccet-i namusumu imzaladım kaanımla ben.

 

Her günâha bin azâb-ı mâ'nevi çekmekleyim

Dûzahı dünyâda gördüm kendi vicdanımla ben

 

Fî'lime ukbâda Mevlâ'dan mükâfat istemem

Kaaniim emniyyet-i vicdan ü irfanımla ben

 

Milletin mümkün müdür inkâr hakk-ı ni'meti

Kelpten alçak mıyım insanlık unvanımla ben

NAMIK KEMAL

 

"Fâilâtün fâüâtün fâilâtün fâilün

 

 

Metin incelemesi:

Biçim Yönünden:

Biçimi: Nazım.

Nazım biçimi: Gazel.

Nazım birimi: Beyit.

ölçüsü : Aruz

Fâ i lâ tün/fâ i lâ tün/fâ i lâ tün/fâ i lün

Tâ e bed mer/dol ka ya ah/dey le dim şâ/nım la ben

Türü : Didaktik-hamasi şiir.

Konusu: Şair, bu şiirinde "namus, vicdan, in­sanlık" konularıyla ilgili duygu ve düşüncelerini anla­tıyor.

Temi: Namus, vicdan ve insanlık kişiliğimizin ölçüsüdür, ulusa iyilik yolunda özverili mücadele et­mek gerekir.

Kafiye şeması: aa/ba/ca/da.

Kafiyeli olan, "Şân-ım-la ben/kân-ım-la ben/ vicdân-ım-la ben/irfân-ım-la ben/unvân-ım-la ben" sözcüklerinde yinelenen "ben" ile "-ım,-la" ekleri rediftir. Geriye kalan bölümlerde ortak kafiye sesi "AN" olup tam kafiyedir.

Dil Özellikleri:

a) Biçim bakımından eski, öz bakımından yeni olan bu şiirde, "merd olmak, namusunun senedini ka­nıyla imzalamak" gibi şairin kişiliğini bir inanç ola­rak ortaya koyan sözlere yer verilmiştir. "Emniyet-i vicdan" (vicdanın güvenliği), "hüccet i namus" (na­mus senedi), "hakk-ı nimet" (iyilik hakkı) ve ben­zerleri bunların arasındadır.

b) Şiirdeki fiiller, anlama kesinlik kazandırmak­tadır : "Ahdeyledim, imzaladım, istemem, gördüm" vb.

c) Arapça ve Farsça söz ve tamlamalara yer verildiğinden dil ağırdır.

d) Şiirde mecazlı söyleyişlere yer verilmiştir : "Günah" sözcüğü, İslâmlığın kurallarına uymamak, gereklerini yapmamaktan çok, yurt ve ulus irin ya­pılmayan görevlerin yerine; "duzâh" sözcüğü de so­rumsuzca davranışlarla kendi haline bırakılmış bir ülke­nin, kişi vicdanında yaratacağı rahatsızlık yüzünden cehennem olacağı anlatılmak istenmiştir.

Deyimler-Söz Grupları:

Namus senedi imzalamak: Doğru ve namuslu olmaya söz vermek.

Manevî azap çekmek: Yanlış, zararlı bir davra­nışın verdiği ruhsal sıkıntıyı çekmek, yaşamak.

Vicdan güvenliği: Kötü, zararlı, olumsuz şeyle­ri yapmayacağına yürekten inanmak.

 

Söz Sanatları:

Şiirde "Hüccet-i namusu kanla imzalamak" sö­zünde mecaz sanatı yapılmıştır. Şair, vatanı ve mil­leti kendi namusu gibi görüyor, ona sahip çıkmak görevini üstleniyor. Bu yüzden onun uğruna seve se­ve ölmeye hazır olduğunu belirtiyor. "Günah" sözcü­ğü, yurt y/6 ulus için yapılmayan görevler, yerine ge­tirilmeyen sorumluluklar; "duzâh" sözcüğü de sorum­suzca davranışların sonucu kendi haline terk edilmiş ülkenin kişi vicdanında yaratacağı rahatsızlıklar ile ülkenin cehenneme döneceği anlamında kullanılarak mecaz sanatı yapılmış oluyor.

 

İçerik Yönünden:

Sonsuza dek mert olmaya şerefimle söz verdim ben,

Namusumun senedini imzaladım kanımla ben.

 

Her günahım için bin manevi acı çekmekteyim,

Cehennemi dünyada gördüm kendi vicdanımla ben.

 

Ahirette yaptığım işler için Tanrı'dan armağan istemem,

Kendime güven duyuyorum bilgim ve anlayışım­la ben.

 

Milletimin iyiliğini (ekmeğini) inkâr etmek müm­kün müdür?

Köpekten alçak mıyım insanlık niteliğimle ben?

 

Araştırmalar:

  • Duzahı dünyada gördüm" sözü, Namık Kemal'in bu dünyada cehennem azabını andıran acılar içinde yaşadığını anlatır. Bunun da nedeni, sorumsuzca dav­ranışların sonucu kendi haline terk edilmiş ülkenin cehenneme dönmesi ve şairin vicdanında rahatsızlık­lar yaratmış olmasıdır.
  • "Fi'lime ukbada Mevlâ'dan mükâfat istemem" sözüyle de şair, iyi ve güzel işler yaptığını, buna kar­şılık Tanrı'dan öbür dünyada armağan istemediğini, bu işleri cennete gitmek için yapmadığını anlatmak için söylüyor. Amacının vatana, millete, insanlara hizmet olduğunu vurguluyor.
  • "Hüccet-i namusu kanla imzalamak" sözünün gerçek anlamı, "namus belgesini kanla imzalamak" olarak belirtilebilir. Şiirde gerçekten kanla imzalanan bir belgeden söz edilmiyor. Sözle, insanın namusluyum demesinin yetmediği, vatana ve millete karşı sorum­luluklarını yerine getirmesi gerektiği, bu uğurda ge­rekirse kendi hayatını feda etmekten çekinmeyeceği anlatılmak isteniyor.
  • "Günah" sözcüğü, mecazi anlamda yurt ve ulus için yapılmayan görevler, yerine getirilmeyen sorum­luluklar anlamında kullanılıyor.
  • Şair, kendisi için en büyük armağanın vicdan huzuru olduğunu belirtirken, vatanına ve ulusuna kar­şı görevini yaptığına, sorumluluklarını yerine getirdi­ğine inanmaktadır.
  • Beyitlerde anlatılan düşünceler şöyle sıralana­bilir:
  • Birinci beyit: Şair, "mertlik" ile "namus" kav­ramlarını özdeşleştiriyor, hayattaki amacının mert ve namuslu bir insan olmak olduğu, bu nitelikleriyle anılmak istediğini anlatıyor.
  • ikinci beyitte: Şair, vicdanın önemi üzerinde duruyor. İslâm inancına göre, günah işleyenler, ceza­larını öbür dünyada çekeceklerdir. Cezaların çekile­ceği yer cehennemdir. Beyit, dinsel olan bu temel inanca dayanıyor. Şair, "cehennemi dünyada gördüm" diyerek; insan yaptıklarını kendi vicdanı ile denetle­melidir, suçlarının cezasını vicdanında çekmelidir ki, demek istiyor.
  • üçüncü beyit: Şair, yaptığı iyiliklerinin karşı­lığını öbür dünyada değil, bu dünyada vicdanında duy­duğu iç rahatlığı ile gördüğünü belirtiyor. İrfanla akıl, vicdanla ruh arasında ilişki kurarak akıl, mantık ve ruh birliğinin vicdanına rahatlık verdiğini belirtiyor, bunu en büyük mükâfat olarak nitelendiriyor.
  • Dördüncü beyit: Varlığımı milletime borçlu­yum. Milletimizin yaptığı iyiliklerin hakkını inkâr et­mek mümkün müdür? İnsanlık borcum, maddi ve ma­nevi varlığımı borçlu olduğum milletime hizmet et­mektir. Köpek bile ekmeğini yediği kapıya nankörlük etmez, onu candan bekler, gerektiğinde kötülük ya­pılmasını önler. İnsanlık niteliğimle ben, köpekten alçak mıyım ki, milletimin iyiliklerini inkâr edeyim. Görevim milletime hizmet etmek, iyiliklerinin karşılığını vermektir.
  • Şiirin dil özellikleri ve mecazlı söyleyişler için, dil özellikleri ve söz sanatları" bölümüne bakınız.

 

Üye Girişi