Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

ŞEKER PORTAKALI -JOSE M. DE VASCONCELOS

Yazarın en bilinen eseridir. 1968 yılında yayımlandığında çok büyük ilgi görmüştür. Yazar, eseri on iki günde yazmıştır. Fakat onu yirmi yıldan fazla yüreğinde taşıdığını ifade etmiştir.
Başlıca Kahramanlar:

Zeze: Romanın başkahramanıdır. Çok zeki ve yaramaz bir çocuktur. Ailesine çok bağlı olan, hassas bir yapısı olan Zeze, hareketliliği ile dikkati çeker.

Totoca: Zeze'nin büyük kardeşidir. Ona yardımcı olmakta ve hayat hakkında bilgi vermektedir. Daha ağırbaşlı ve titiz bir çocuktur.

Edmundo Dayı: Zeze için bir âlim gibi görünen ve onun her sorusuna usanmadan cevap veren hoşsohbet bir adamdır. Kendi çocuklarından ayrı olduğu için evlat hasreti çekmektedir.
Portekizli Manuel Valadares: Zeze'nin zengin dostudur.

ÖZET

Zeze, şair olmak isteyen, çok zeki, öğrenme aşkı ile dolu bir çocuktur. Ailesi oldukça fakirdir. Pek çok da kardeşi vardır. Babası işten atılmıştır ve çok zor günler geçirmektedir.
Annesi fabrikada çok yorucu bir işte çalışmaktadır. Evde kardeşlerin mesuliyetini yüklenmiş ağabey ve ablaları vardır Zeze'nin.

Zeze kalabalık ailesi içinde yalnızlık çekmektedir. Bir sürü sorumluluğu olan ve erken olgunlaşmış ağabey ve ablaları onu anlamaktan uzaktır. Çok keskin bir zekâya sahip olan Zeze mahalledeki insanlara genellikle 'soğuk' şakalar ve yaramazlıklar yapmaktadır. Bu yüzden çevresindeki insanlar onun için "şeytanın vaftiz oğlu" ifadesini kullanırlar. Herkes onun kötü bir çocuk olduğunu düşünmektedir. Zeze, çevresindeki bu olumsuz bakış ve yalnızlık neticesinde hayal dünyasında arkadaşlar oluşturur. Bunlar; yeni taşındığı evin bahçesindeki şeker portakalı ağacı ile yarasadır. Bahçede aslında evin bütün çocuklarının ağacı vardır. Zezeninki en küçük olanıdır. Zeze onunla konuşmakta ve her derdini ona anlatmaktadır.

Zeze'nin birkaç dostu vardır. Bunlardan biri Edmundo dayı, evlatlarından uzak, emekli, bilgili bir ihtiyardır. Zeze Edmundo dayıdan pek çok şey öğrenir. Zeze, öğretmeni ile de çok iyi anlaşmaktadır. Öğretmeni, Zeze'nin kıvrak zekâsını ve hassas kalbini tanımıştır. Ona yoksul olduğu için hep yardım eder. Zeze de öğretmeninden gördüğü sevgi dolayısıyla çok çalışkan bir öğrenci olur.

Zeze herkesin sandığının aksine, babasının durumuna çok üzülür. Bir gün sırf ona bir sigara alabilmek için Noel'de ayakkabı boyar. Babası bu hediyeye çok sevinir.
Zeze, bir gün sokakta bir şarkıcı ile karşılaşır. Onun şarkılarından ve müziğinden çok etkilenir. Onunla birlikte sokak sokak şarkı söylemek ister. Adam saf kalpli bu çocuğu kırmaz. Zeze, adamın aslında ahlaksız şarkılar söylediğini fark etmez. O yalnızca müziğinden etkilenmektedir. Ailesinden gizli olarak yaptığı bu iş onu gören mahalledeki kadınlar yüzünden ortaya çıkar. Bir de babasına bu şarkılardan birini söyleyince babası çok sinirlenir. Babası bu ahlaksız şarkıyı duyunca şaşkına döner ve Zeze'yi döver.
Zeze, okuldan çıkışta heyecan duymak için yeni bir oyun keşfeder. Çok tehlikeli bir oyun olan bu eğlencesinde, rüzgârı ve hızı hissetmek için, yarasa olmak amacıyla hareket eden arabaların arkasına yapışmaktadır. Aynı hareketi kimsenin yanma yaklaşamadığı Portekizli Manuel Valadares'in fiyakalı arabasında dener. Fakat yakalanır. Portekizli onu herkese karşı rezil eder. Zeze bu adamdan nefret eder. Arkadaşlarının içinde bütün prestiji sarsılmıştır. İlerleyen zamanlarda, kendisine yardım eden bu adama olan nefreti kaybolur. Hatta onu çok sevmeye başlar. Artık onu fiyakalı arabasına binmekte ve birlikte gezmektedirler. En yakın dostu hâline gelmiştir Portekizli.

Bir gün babasından dayak yer Zeze. İntihar etmeye karar verir. Bu zor günlerinde de Portekizli vardır. Onun sayesinde bu bunalımlı dönemi atlatır. Ondan kendisini evlat edinmesini ister. Fakat bir süre sonra, bir trafik kazası sonucunda Portekizli ölür. Zeze yıkılır, âdeta yaşama küser. Bunalıma girer; onu en çok seven ve tek anlayan kişiyi sonsuza dek kaybetmiştir. Zeze bu arada ergenlik dönemine de girmektedir. Şeker portakalı da buna paralel olarak çiçek açar.

Romanın sonunda, Zeze'nin babası Santo Aleixo Fabrikası idare amirliğine atanmıştır. Artık kötü günler geride kalmıştır. Aile huzurlu ve rahat bir hayata kavuşacaktır. Fakat Zeze için bunların artık bir önemi yoktur.

José Mauro de Vasconcelos

1920'de Brezilya'da yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Ailesi, onu, Natal kasabasındaki amcasının yanma göndermiştir. Çocukken en büyük hayali, günün birinde yüzme şampiyonu olmaktır. Liseyi Natal'de bitirdikten sonra iki yıl tıp öğrenimi görmüştür. Öğrenimini yarıda bırakıp yeni hayaller peşinde Rio de Janeiro ya dönmüştür. Hafif sıklet boks antrenörlüğü yapmıştır. Hayatı boyunca çalıştığı değişik işler, onun yazarlığına büyük katkılar sağlamıştır. 1945'te yayımlanan Beyaz Toprak adlı romanı çok dikkat çekmiştir. 1988 yılında vefat etmiştir.

Başlıca Eserleri: Evden Uzakta, Sular Çekilince, Kırmızı Papağan, Ateş Çizgisi, Kayığım Rosinha, Güneşi Uyandıralım, Delifişek...

Üye Girişi