Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

BARBAROS HAYRETTİN GELİYOR -FERİDUN FAZIL TÜLBENTÇİ

Başlıca Kahramanlar:

Oruç Reis: Fatih'in Midilli'ye yerleştirdiği kahraman Türklerden biri olan Yakup'un oğludur. Padişaha bağlılığını hiç kaybetmeden Akdeniz'de kardeşi Hızır'la başarılara imza atmıştır.
Hızır Reis: Oruç Reisle birlikte Akdeniz'in Türkleşmesi için elinden geleni yapmış korkusuz, cesur bir kahraman Türk'tür.

ÖZET:
1512 yılında, bağbozumu mevsimin ilk pazarında Naksos panayırı yapılmaktadır. Venedikli Kapello buradan kendisine güzel iki esir alacaktır. Nihayet esir satışı başlar. Çok güzel bir Endülüs kızı satışa çıkarılmıştır. Herkes gibi Kapello'yu da hayran bırakır kızın güzelliği. Vali Kapello hayran hayran güzel esiri seyrederken garip bir şey olur. Kız, kendisini yoklamak isteyen bir Rodoslu gemiciye tokat vurur ve 'Beni kurtaracak bir Müslüman yok mu?' diye seslenir. Türk olduğu anlaşılan bir grup genç, bunun üzerine harekete geçer. Bunun üzerine, genç Türklerle Rodoslu ve adamları arasında kanlı bir düello başlar. Neticede galip gelen Türkler, Kapello'nun adamları tarafından yakalanıp Venedik sarayına hapsedilir.


Naksos adası, 16. yüzyılda Akdeniz'in uğrak yerlerinden biridir. Bu adanın valisi ise buraya on yıl önce kaybettiği servetinin ardından iki kızıyla gelmiş ve arkadaşlarının desteğiyle buraya vali olmuştur. Kısa sürede iyi bir servet edinen Kapello, bütün gizli kapaklı işlere göz yummakta ve çevresi sayesinde de onun bu işleri hoş görülmektedir. Şimdi, onun topraklarında uzun zamandır ilk kez bir kavga olmuştur. Kapello'nun düşüncesi, kavgaya karışan Türk gençlerinin mallarına el koyup kendilerini de satmaktır.

Naksos adasında bir zindana hapsedilen Türk gençlerinden en büyüğünün adı Hızır'dır. Fatih'in Midilli'ye yerleştirdiği Yakup adındaki bir Türk'ün oğludur. Dört kardeştirler. Kardeşi Oruç'la birlikte bir gemiye sahip olup ticaret yapmak en büyük hayalidir. Babası, bir gün evindeki tüm eşyalarını satıp elde ettiği para ile oğullarına bir gemi alır. Bir süre sonra da vefat eder. Bir savaş esnasında bu kardeşlerden İlyas şehit olur. Oruç ise esir düşer. İyi bir gemici olan Hızır kardeşini esaretten kurtarmak için her yolu dener. Allah'ın yardımı ile Oruç kurtulur ve başından geçenler onu bir korsan yapar. Şehzade Korkutun desteğini alan Oruç artık denizlerden düşmana göz açtırmayan bir korsandır.

Bu sırada Osmanlı İmparatorluğunda Yavuz Sultan Selim tahta geçmiştir. Kardeşi Korkutun rahat durmaması onu kontrol altına almayı gerekli kılmıştır. Şehzade Korkut kontrol altına alınmıştır; ama Oruç'un onun adamı olduğu da bilinmektedir. Tam bu sırada, Hızır Reis de ticaret yapmak amacıyla Naksos adasına gelmiştir.

Vali Kapello'nun zindana attırdığı gençler içinde Hızır da vardır. Bunlar zindanda geçirdikleri günler içinde buranın gardiyanı Dimitrius'la çok samimi olurlar. Valinin kızı Carolina ile ona âşık şövalyenin yardımı ile bir miktar para karşılığında buradan kaçmayı başarırlar. Dimitrius'u da yanlarına almışlardır. Trablus'ta yaptıkları ticaret sonunda kazandıkları para ile esir satın alıp Prevezeye doğru yola çıkarlar. Burada uzun bir süre kaldıktan sonra, korsan yatağı ve her türlü kötü işin yapıldığı Cerbe adasına yönelirler. Yolda mal yüklü bir gemiye el koyarlar. Artık Hızır ve arkadaşları korsan olmuşlardır.

Cerbe adasına gelen Hızır ve arkadaşları Emir Şahap'a boyun eğmedikleri gibi mallarından da ona vermezler. Buna çok sinirlenen Emir Şahap bir de Oruç Reis'in onlara yardım etmek için geleceğini duyunca hemen harekete geçer. Amacı Hızır'ı emri altına almaktır. Bunun için onun gemisini yaktırmaya karar verir. Bunu önceden haber alan Hızır, gemisini kurtarır ve gemisini yakmak isteyen Beşir'in gemisini ateşe verir. Bu olaydan sonra, onun itibarı iyice artar adada. Hızır'ın nüfuzunu hisseden Emir Şahap da onunla iyi geçinme yoluna gider.


Hızır bu hâldeyken Oruç Reis de denizlerde büyük zaferler kazanmakta, gücüne güç katmaktadır. Bu sırada en büyük yardımcısı da Salih Reis'tir. Rum denizcilere korku salan Oruç Reis ve adamları büyük bir üne kavuşmuştur. Hatta kırmızı sakalından ötürü Oruç Reis Barbaros diye anılmaya başlamıştır.

Barbaros kardeşler nihayet Cerbe adasında buluşurlar. İki kardeşin gücü adada herkesi hâkimiyet altına almaya yeter. Bir süre sonra Emir Şahap'ın kızı Ayşe ile Hızır Reis arasında bir aşk başlar. Emir Şahap da Tunus'a gitme planları yaptıklarını öğrendiği Hızır Reis ve arkadaşlarının adadan gitmesini istemez. Çünkü onların sayesinde ada güvendedir. Kızı ile Hızır arasındaki aşk bu yüzden onu memnun eder.

Tunus'u ele geçirme planları yavaş yavaş yürümektedir. 1513un Ağustosunda Aydın Reis komutasında bir grup denizci Oruç ve Hızır Reis'in emriyle Tunus'a hareket eder. Tunus Sultanından destek alıp geri dönerler. Bu haber, Barbaros Kardeşleri çok sevindirmiştir. Bu arada Emir Şahap kızma Hızır'ın iyi bir koca olamayacağına karar vermiştir. Ona göre, denizcilerden eş olmaz çünkü. Bu yüzden Ayşe'yi saraydan uzaklaştırır. Hızır ise adadan ayrılmadan son bir defa Ayşe'yi görmek istemektedir. Danilo'nun yardımı ile Tunus'a doğru hareket eden gemiye Ayşe de getirilmiştir. Artık Hızır Reis ile Ayşe birleşmiştir.


Tunus'a yerleşirler. Bir konak kiralarlar. Ayşe burada kalmaktadır. Hızır da adamları ve ağabeyi ile Tunus halkına yardım için çabalamaktadır. Tunus halkının çok sevdiği Barbaros kardeşler Tunus sultanı için çalışmaktadır. Bu arada sultanın güzel kızı Fatıma da Hızır'a gönül vermiş, onun saraya damat olmasını istemektedir.

Hızır ve Oruç Reis'in denizdeki seferleri oldukça başarılı geçmektedir. Napoli'ye giden yüklü zengin bir gemiyi ele geçirmişlerdir. Bu servetle Tunus'a geri dönerler. Halk Barbaros kardeşlerin bu başarısına çok sevinir. Ayşe ile Hızır uzun bir ayrılıktan sonra nihayet kavuşmuşlardır. Fakat o sırada Emir Şahap'tan bir mektup gelir. Ölümcül hastadır ve son bir defa kızını görmek istemektedir. Bunun için kızının yanma gelmesini istemektedir. Hızır Reis, bu baba kız hasretine bir son vermek ve ölmek üzere olan bir adamın son isteğini gerçekleştirmek için Ayşe'yi bir süreliğine Cer-be adasına gönderir.

Oruç Reis, bu arada Müslüman ülkeleri korumak için tedbirler düşünmektedir. Endülüs'ün başına gelenlerin diğer Müslüman ülkelere de gelmesinden korkmaktadır. Bu arada Becaye emirliğinden yardım isteğinde bulunulur. Oruç Reis ve adamları Becaye seferi için hazırlıklara başlar. Bu savaş sırasında Oruç Reis yaralanır ve yaşaması için kolunun kesilmesi gerekir. Arkadaşlarının gözyaşları içinde yiğit Oruç Reisin kolu kesilir.


Büyük bir zaferle Tunus'a dönen Barbaros kardeşlerin nüfuzu her geçen gün artmaktadır. Yavuz Sultan Selime ülke hediye etmekten başka bir istek duymayan bu iki kardeşin ve adamlarının nüfuzu Tunus sultanını rahatsız etmeye başlar. Hele son zaferleri onu iyice kıskançlığa itmiştir. Bu yüzden kızı Fatıma'yı da ona vermekten vazgeçmiştir.
Bu arada Cerbe adasında korkunç şeyler olmaktadır.

Topsakallı Beşir adaya hâkim olur ve Emir Şahap'ı tahtan indirir. Kızı Ayşe'yi de hapseder. Ona bir kadın vasıtasıyla Hızır'ın öldüğü haberini gönderir. Amacı ona sahip olmaktır. Fakat Hızır ve adamları adaya gelir ve Beşir'i de öldürdükten sonra emir olarak Aydın Reis'i adaya tayin ederler. Ayşe ile Hızır büyük bir törenle evlenirler ve bir hafta sonra da adadan ayrılırlar.

Tunus'a dönen Hızır Reis kısa zaman sonra ganimet kazanmak için yeniden yollara düşer. Bu seferler sırasında karşılaştığı Hasan adında bir çocuğu evlat edinir. Büyük zaferler kazanırken Hızır Carolina ile karşılaşır. Kendilerini zindandan kurtaran Carolina, Hızır'ın aşkı ile yanıp tutuşmaktadır. Hızır, Carolina'yı da yanında alarak Ayşe'nin yanma getirir. İkisini de aynı derecede sevmektedir çünkü.

Napoli vilayetinde Marki Grandinin adı son zamanlarda çokça duyulmaktadır. Bu, Carolina'nın nişanlısıdır. Hızır'ın elinden Carolina'yı almıştır ve yakında düğünleri olacaktır. Fakat Hızır'ın intikam almak için yaklaştığından habersizdir. Nihayet Carolina kurtarılır.
Bu arada Cezayir Oruç ve Hızır Reislerin yeni planlarının adresidir. Maksatları burayı ele geçirmektir.

Cezayir'e giden Barbaros Kardeşler buranın sultanı Salim tarafından memnuniyetle karşılanır.

Kâfirlerin hükümranlığına son vermek için birlikte hareket edeceklerdir. Kısa zamanda Cezayir'e hâkim olan Oruç Reis'in başarısı, buranın sultanının da gitgide kıskançlık duymasına neden olur. Arkasından vurmak için elinden geleni yapan Sultan Salim, artık bir kuklaya dönmüştür. Onun zeki karısı Zafire de bunun farkındadır.

Bir Cuma namazı sonrasında Oruç Reis'i öldürmeyi planlayan Sultan Salim'in kendisi öldürülür ve Cezayir'in yeni sultanı Oruç Reis olur. Halk Oruç Reis'i çok sevmektedir. Ülkenin eski sultanının karısı Zafire de aralarında bir aşk başlamıştır. Çok kıskanç olan Zafire Oruç'a gelen İspanyol cariyelerinin haberini alınca kalbine bir Endülüs kılıcı saplayarak intihar etmiştir. Bunu duyan Oruç Reis çok sarsılmış ve hayatının en büyük aşkını kaybetmenin hüznünü, acısını uzun süre üzerinden atamamıştır. Kısa bir süre sonra da, önce Oruç Reis sonra da Hızır Reis'in büyük ağabeyi İshak şehit olur.

Bundan sonra Akdeniz'de Barbarosların zaferi günden güne artmaya ve kâfirleri korkutmaya başlamıştır. Malaga'dan sonra Tarragona limanı da Barbarosların eline geçmiştir. Artık İspanyol sahilleri alev alev yanmaktadır. Mayorka adaları civarına kadar gelen Barbaroslar İspanyol limanlarına doğru ilerlemektedir!

FERİDUN FAZIL TÜLBENTÇİ

1912'de İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Vefa Lisesinin ardından Yüksek Ticaret Mektebini bitirmiştir. Gazetecilik yapmaya başlamıştır. Hürriyet, Ulus, Cumhuriyet, Vatan gibi gazetelerde yazmış İstanbul Radyosunda da çalışmıştır.

Başlıca Eserleri: Sabahtan Bir Saat Evvel, Büyük Harpten Sonrakiler, Geçmişte Bugün, Kahramanlık Menkıbeleri, Büyük Türk Zaferleri, Sultan Yıldırım Bâyezid, Yavuz Sultan Selim Ağlıyor, Osmanoğulları, Turgut Reis.
Barbaros Hayrettin Geliyor:
Oruç Reis ile Hızır Reis'in yaşamlarını konu alan bir tarihî romandır.

Üye Girişi