Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

GÜMÜŞ KANAT -CAHİT UÇUK

Başlıca Kahramanlar:

Kemal: Romanın başkahramanıdır. On bir yaşındaki Kemal, olgun, fedakâr, çalışkan, kitap okumayı çok seven, sezgileri güçlü bir çocuktur.

Celil: Kemal'in babasıdır. Matbaada çalışırken bir çocuğun kolunu kurtarmak için dört parmağını kaybetmiş biridir. Ailesine düşkün, kendini yetiştirmiş bir insandır.

Süsen: Kemal'in annesidir. Evine çok bağlı, becerikli, çalışkan, sabırlı, eğitimli bir kadındır.

Nevzat Bey: Bütün yakınlarını Erzincan depreminde kaybetmiş, seyyar bir kitapçıdır. Kemal'in dostudur.

ÖZET:

Günlerden cumartesidir. Kemal'in bütün arkadaşları sinemaya gitmiştir. Kemal anne ve babasının yanında, evde oturmaktadır. Babası büyük bir matbaanın mücellit ustabaşısıdır. Fakat dört parmağını makineye kaptırdığı için evde oturmaktadır. Aileyi bu acı olay çok sarsmıştır. Zor günler geçirmektedirler.

Evde baba ve annesi ile oturan Kemal eski günleri hatırlar. Babası bir gün ayağından asılmış olan gümüş kanatlı bir kuşu kurtarmıştır. Eskiden çok mutlu olduklarını düşünür. Şimdi, babası geçirdiği kaza yüzünden kansızlık hastalığı yaşamaktadır ve her geçen gün de hastalığı artarak devam etmektedir. Babası ile oturup bunları düşünürken annesi gelir. Elinde bir sürü kese kâğıdı vardır. Zor günlerine rağmen sofraları hep kurulmuştur.
Kemal, hâlinden hiç şikâyet etmeyen annesinin çok yorulduğunu düşünür. Babasının başına kaza gelmeden önce annesi hep evlerindedir. Oysa şimdi çalışmak zorunda kalmıştır. Süsen Hanım, yorgunluğunu hiç belli etmez. Gelir gelmez yemeği hazırlar. Sadece dikişlerin azaldığını ve işin azalması durumunda ne yapacağını düşünmektedir. Omzundaki tüm yüke rağmen eşine ve çocuğuna ümit aşılamaya çalışmaktadır.

Aradan bir ay geçer. Celil gittikçe zayıflamaktadır. Ekonomik durumları gittikçe bozulmaktadır. Kemal'in patlayan ayakkabılarını tamir edecek para bile yoktur. Süsen Hanıma gelen dikişler de çok azalmıştır. Kemal hep babasını kurtaramamak korkusu yaşamaktadır. Anne ve babası onun için her şeyden önemlidir; onları kaybetmemek için her şeyi yapmaya razıdır. Bu düşünceler içinde uyuyakalır.

Rüyasında gümüş kanatlı kuşu görür. Gümüş kanatlı kuş ona "Siz, beni kurtardınız; ben de sizi kurtaracağım." demektedir. Uyanınca annesi ile konuşur ve ikisi de gittikçe eriyen babayı kurtarmaya karar verirler.

Kemal'in rüyasındaki her şey olduğu gibi çıkmaktadır. Kemal, seyyar kitapçı Nevzat Beyin yanma gider. Çok acır ona. Zavallı adam, hayatı boyunca sıkıntı çekmiştir. Şimdi de hiç kitap satamamaktadır. Kemal ondan ayrıldıktan sonra, babasının çalıştığı matbaaya gider. Rüyasındaki gümüş kanadın gösterdiği şekilde müdür beyle konuşur. Müdür bey onu işe alır. Artık Kemal, öğretmeninin de yardımıyla okulu dışardan okuyacak, ailesine yardım etmek için de çalışacaktır.

Bu hayata ahşan, el birliği ile babasını kurtaran Kemal, sadece Nevzat Beyi göremediği için üzülmektedir. Ondan Kamerdeki İlk İnsanlar adlı kitabı alacaktır. Aynı zamanda onun hasta olmasından da endişe etmektedir.

Artık Celil Bey iyileşmiştir. Doktorlar bunu mucize olarak değerlendirmektedir. Celil Bey altıparmağı ile de olsa birtakım işler yaparak ailesine yardım etmek istemektedir.
Kemal, matbaada Usta Barba ile çok iyi anlaşmaktadır. Usta Barba matbaaya yakın bir yerdeki Bizans tonozlarını gezdireceğine dair ona söz verir.

Burada bir mağara vardır ve esrarengiz bir yerdir burası. Usta Barba, söz verdiği gibi Kemal'i buraya götürür. Kemal burada bir gümüş sikke bulur. Bunu eve götürür ve annesine hediye eder. Annesi oğlundan aldığı bu ilk hediye karşısında çok duygulanır.
Kamerdeki ilk İnsanları almak için Nevzat Beye gider. Nihayet Nevzat Beyi görür; Nevzat Bey bu çok sevdiği, oğlu yerine koyduğu çocuğa kitabı çoktan hazırlamıştır ve hediye eder. Bir süre sonra Kemal, kazı yapan arkeologlara farkında olmadan sezgisiyle yardımcı olur. Olanları ailesine anlatır.

Bir süre sonra arkeologlar, onun sezgilerinin yardımıyla buldukları tarihi eserler dolayısıyla, Kemal'e madalya verirler. Kemal çok sevinir. Madalyanın üzerinde gümüş bir kanat vardır. Kemal çok şaşırır. Hayatının her evresinde bir gümüş kanat sanki ona yardım etmektedir.
Aradan zaman geçer. Kemal ve ailesi çok mutludur. Bu arada, Kemal'in Nevzat Beyden aldığı kitabın içinden bir pul çıkar. Pulun üzerinde gümüş bir kanat resmi vardır. Kemal'in babası pulun çok eski olduğunu ve çok değerli olduğunu zannettiğini söyler. Kemal, ertesi günü pulun değerini öğrenmek için bir dostunun yanma gider. Antika eserlerle ilgilenen dostu pulun Türkiye'de tek olduğunu ve çok değerli olduğunu söyler. Kemal çok sevinir; ailesine anlatır. Babası pulun Nevzat Beye ait olduğunu, kullanamayacağını ifade eder.
Kemal pulu Nevzat Beye vermek için onu arar; fakat bir türlü bulamaz. Sonunda onun hasta olduğunu öğrenir. Hastaneye ziyarete gider. Fakat zavallı adam çökmüştür âdeta. Ona olanları anlatır. Nevzat Bey puldan haberdar olduğunu, bu pulun ona atalarından yadigâr kaldığını söyler. Onu oğlu yerine koyduğu için ona vermiştir. Ve Nevzat Bey bir süre sonra sevdiklerine kavuşur; bu dünyadan ayrılır.

Kemal pulun satılmasının ardından okula başlar. Ailesi yeni bir ev satın almak için araştırma yapmaktadır. Babası evde bir küçük imalathane açmıştır. Ve kalan paranın yarısı da Kemal'in eğitimi için bankaya yatırılmıştır. Kemal çok mutludur.

CAHİT UÇUK
17 Ağustos 1909'da Selanik'te dünyaya gelmiştir. Siverek Milletvekili ve Kaymakam İbrahim Vehbi Uçuk'un kızıdır. Babasının görevi dolayısıyla Anadolu'da pek çok yerde yaşamış ve düzenli bir öğrenim görememiştir. Evinde özel dersler alarak kendini yetiştirmiştir.
Cahit Uçuk, edebiyata şiirle başlamış, daha sonra hikâye ve romana yönelmiştir. Eserlerinde genellikle kadın hakları, kadının toplumdaki yeri, annelik duygusu gibi konular işlemiştir. Eserlerinde Anadolu önemli bir yer tutar. Samimi ve sade bir dili vardır.
Roman, öykü, masal, manzum masal yazmıştır. Çocuklara yazdığı eserlerle ödüle layık görülmüş, dünyanın ünlü çocuk klasikleri "ikizler" serisinin yirmi sekizinci kitabı olan "Türk İkizleri" ile "Hans Christian Andersen" armağanı kazanmıştır.
2004 yılında vefat etmiştir.

Başlıca Eserleri: Küçük Ev, Kanlı Düğün, Türk İkizleri, İran İkizleri, Ateş Gözlü Dev, Yaşamak İstiyoruz, Bir İmparatorluk Çökerken, Kurnaz Çoban.

Üye Girişi