Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

87 OĞUZ - RAKIM ÇALAPALA

RAKIM ÇALAPALA

1906 yılında, İstanbul'da doğan Rakım Çalapala, İstanbul Lisesinde ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüştür. Lise yıllarında yazı hayatına başlamıştır. Yarın, Son Posta ve Akın gazetelerinde yazmıştır. Osmanlı Bankasında çalıştıktan sonra, 1936'da Türkiye Yayınevine girerek orada Yavrutürk ve Çocuk Haftası dergilerini yönetmiştir. Musevi Lisesinde ve Alman Lisesinde öğretmenlik yapmıştır. Atlas Yayınevini kurmuştur.

Başlıca Eserleri: 87 Oğuz, Yavrutürk Şiirleri, Köye Giden Gelin, Aşk İnsanı Güzelleştirir, Işıklı Pencere, Eski Bir Dost, Köyden Gelen Ses.

87 OĞUZ:

Fakir bir çocuğun öğrenim hayatını ve çektiği zorluklara rağmen okulunda birinci oluşunu güzel bir üslupla anlatan çocuk romanıdır.
Başlıca Kahramanlar:

Oğuz: Yoksul bir ailenin tek çocuğudur. Anne ve babasının çok yaşlı oluşu çocuğun gelişiminde olumsuz etkilere neden olmuştur. Bununla birlikte, çok çalışkan, azimli, zeki ve yaramaz, hareketli bir çocuktur.

Selim: Zengin bir ailenin çocuğudur. Aşırı hassas, duygusal, bakımlı bir çocuktur.
Nezihe Hanım: Oğuz'un idealist öğretmenidir.

ÖZET

Sabah saatlerinde evde çalar saat çalmaktadır. Hanife Hanım saatin sesini duyunca şaşırır, tatlı uykusundan hiç uyanmak istememektedir. Oğuz'un saati ise annesinin uyumasına kesinlikle müsaade etmeyecek şekilde çalmaktadır. Oldukça yaşlanmış olan Hanife Hanım Oğuz'u uyandırır.

On yaşındaki Oğuz, bugün dört ay sonra yeniden okula başlayacaktır. Bu yüzden heyecanlı ve mutludur. Annesi her zamankinin aksine onun için kahvaltı hazırlamıştır. Babası ona bir sürü nasihatte bulunur. Oğuz, her sene olduğu gibi bu sene de yeni defter ve kitap alamayacağını bilse de kendi kendine karar verir: Çok çalışacaktır.

Mektebe vardığında bütün arkadaşlarını görür ve çok mutlu olur. 87 numaralı Oğuz sınıfının en yaramaz; fakat en sevilen çocuklarından biridir. Pek çok arkadaşının tatilde büyüdüğünü fark eder. Bazılarında da daha farklı değişiklikler vardır. İlk derste öğretmenleri Nezihe Hanım da hepsine yeni ders yılında daha çok çalışmaları gerektiğini anlatır ve her birine sevgi dolu gözlerle bakar. İlk ders genellikle sohbetle geçer.

Oğuz, ilk gün evine gittiğinde evde çok az yemek olduğunu görür. Bu duruma çok şaşırmaz. Annesi her zamanki gibi onun için özenerek yemek hazırlamamıştır. Oğuz da kalan az bir yemeğe bir sürü ekmek daldırıp üzerine de çokça su içince karnını doyurmuş olur. Odasının da sabah bıraktığı gibi olduğunu görür. Annesi yatağını toplamamış-tır. Oğuz başını yastığa koyar koymaz uyuyakalır.

Üç gün sonra Oğuz artık uyanmak için saati kurmak zorunda değildir. Kendiliğinden okuluna gitmek için uyana-bilmektedir. Uzun bir süre Oğuz öğretmeninin söylediği kitap ve defterlerinin alınması için evde ağlar. Fakat annesi ve babası hiç etkilenmezler onun bu hâlinden ve her sene olduğu gibi kitap, defter alınmaz Oğuz'a.

On beş gün geçmiştir. Bir gün okula oldukça kibar giyimli bir kadınla, yanında süs bebeğine benzeyen zayıf bir çocuk çıkagelir. Kadın zengin bir aileden gelmektedir. Eşinin iş durumu nedeniyle bir süre o semtte kalacakları için çocuğunu okula yazdırır. Sürekli çocuğuna dikkat etmeleri, yaramaz çocuklarla arkadaşlık ettirmemeleri için öğretmeninden ve müdürden ricalarda bulunur. Kadın gidince Nezihe Hanım çocuğu Oğuz'un sınıfına getirir ve Oğuz'un sırasına oturtur. Adının Selim olduğunu öğrendikleri bu çocuk sınıftaki çocuklara hiç benzememektedir. Tıpkı kırılmaya hazır bir biblo gibidir. Birkaç ders çocuklar bütün dikkatlerini çocukta toplamışlardır. Sonra çocuğun derslerinin çok kötü olduğunu anlayınca çocuğun bütün sihri bozulur. Sınıf eski hâline döner.

Oğuz Selim'i hiç sevmez. Bu çocuk kendisine hiç benzememektedir. Hasta olma, düşme endişesiyle hiç oyun oynamayan çocuk üstelik her öğlen bir düğün alayını doyuracak kadar yemek yemeye hizmetçisi tarafından zorlanmaktadır.

Günler geçmektedir. Oğuz'un Selime karşı duygulan değişmemektedir. Onu küçük düşürecek ufak çaplı oyunlar dahi tertip etmektedir. Nihayet Cumhuriyet Bayramı gelir ve Nezihe Hanım sınıfı değişik yerlere gezdirmeye götürür.

Havalar soğumaya başlar ve kış gelir. Oğuz yırtık pabuçları ile çok kötü havalarda dahi okula gelirken Selim hasta olur düşüncesiyle annesi tarafından okula gönderilmemektedir. Zaten dersleri epeyce kötü olan Selim bu şekilde tamamen derslerden geri kalmaktadır.
Bu arada Oğuz'un babası zengin bir adamın dar geldiği için ucuza satılan paltosunu Oğuz'a alınca dünyalar Oğuz'un olur. En yeni elbisesi olan bu paltoyu hiç çıkarmak istememektedir. Bu arada bir de sınıf programı olur. Programda en ön koltuklarda Oğuz'un anne ve babası oturmaktadır. Oğuz çok sevinir. Programda en güzel rol onundur. Programın akışı şöyledir:

1.    İstiklal Marşı
2.    Haftanın Günleri
3.    Kır Şarkıları
4.    Ben Bir Aslanım (Monolog)
5.    Kümesteki Gürültü (Komedi)
6.    Güneş (şiir)
7.    İskoç Oyunları
8.    Zeybek Oyunları
9.    Kılıklar
10.    Sınıfın Şarkısı

Programın en güzel oyuncusu Oğuz olmuştur. Oğuz'un en mutlu günüdür. Programın sonunda Nezihe Hanım gelenlere çocuklarına sahip çıkmaları üzerine nasihatlerde bulunur.
Birkaç gün sonra okulda garip bir şey olur. Oğuz arka sıralarda hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır. Öğretmenleri gibi bütün öğrenciler Oğuz'un bu hâline şaşırırlar. Çünkü Oğuz yaşadığı bütün zorluklara rağmen o güne kadar hiç ağlamamıştır. Oğuz bir türlü neden ağladığını söylememektedir. Az sonra Nezihe Hanım kötü haberi duyar. İşleri kötü giden Selim'in babası en sonunda intihar etmiştir. Bu haberi önceden duyan Oğuz bu yüzden ağlamaktadır.

Selim birkaç gün sonra üzgün bir şekilde okula gelir. Bütün arkadaşları ve öğretmeni ona destek olurlar. Fakat artık Selim'in en büyük destekçisi sıra arkadaşı 87 Oğuz'dur. Selim ve ailesi babanın ölümü üzerine bütün mallarını borçlar yüzünden kaybetmişlerdir. Selim'in annesine ait evden başka ellerinde hiçbir şey kalmamıştır. Bu evin de birkaç odasını kiraya vermek suretiyle geçinmeye çalışacaklardır.

Artık Oğuz Selime sürekli ders çalıştırmakta, onun sınıfını geçebilmesi için olağanüstü gayret sarf etmektedir. Kendisi de Selim'den temiz, titiz olmayı öğrenmiştir. Oğuz'daki bu değişim ister istemez yaşlı annesini de değiştirmiş, oğlunun her şeyi beğenmediğini gören kadın daha titiz davranmaya başlamıştır. Nihayet okulun son günü gelir. Oğuz heyecan içinde Selim'in sınıfı geçip geçemeyeceğine dair haberi beklemektedir. Sonunda Oğuz sınıfın birincisi olurken Selim de Oğuz'un sayesinde iyi dereceyle sınıfını geçer.

Üye Girişi