Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

HAVAYA UÇAN AT ÖZETİ - PEYAMİ SAFA

Bu eser, Peyami Safa'nın eşsiz üslubu ve etkili anlatımıyla kaleme aldığı Binbir Gece Masallarından oluşmaktadır. Doğu edebiyatına okuyucuyu davet eden eserde 10 ayrı hikâye yer almaktadır.

MAVİ SAKALLI ADAM

ÖZET

Memleketin birinde çok zengin bir adam varmış. Mavi ve korkunç bir sakalı olan bu adam çok çirkinmiş. Onca zenginliğine rağmen kimse onunla evlenmek istememekteymiş. Birkaç kadın evlenmiş. Onlarda da peş peşe esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuşlar.
Bir gün, ziyafet esnasında gördüğü Süleyman Efendinin kızı Fatma Hanıma talip olmuş. Süleyman Efendi kızının böyle zengin bir adamla evlenerek rahata kavuşacağını düşünerek kızını evlendirmiş.

Evlendikleri gece, Mavi Sakallı Adam Fatma'ya köşkün anahtarlarını vermiş. Ona altınların, elmasların, değerli eşyaların olduğu odaların hepsinin anahtarlarını vermiş. Ona yalnızca taşlıktaki odaya girmeyi yasaklamış.

Fatma, Mavi Sakallı Adam'ın korkunç bir ses tonu ile söylediği bu sözler ve yasak karşısında âdeta titremiş. Fakat içindeki merak duygusu gün geçtikçe artmış.
Bir gün, Mavi Sakallı Adam seyahate gitmiş. Fatma, merakına yenik düşerek taşlıktaki odanın kapısını açmış. Gördüğü şey karşısında dehşete düşmüş. Odada kanları akan kadın cesetleri asılıymış. Fatma, o anda bu cesetlerin Mavi Sakallı Adam'ın kendinden önce evlendiği kadınların cesetleri olduğunu anlamış. Korkudan elindeki anahtarı yere düşürmüş. Anahtara, kan bulaşmış. Fatma ne kadar yıkasa da kan lekesi anahtardan çıkmamış.
Mavi Sakallı Adam döndüğünde Fatma'dan anahtarları istemiş. Taşlıktaki odanın anahtarının kan lekesi içinde olduğunu görünce Fatma'nın o odaya girdiğini anlamış. Tam onu öldürecekken Fatma'nın iki erkek kardeşi gelip onu kurtarmış. Mavi Sakallı Adam da yaralanmış, ardından ölmüş.

Fatma ve ailesi Mavi Sakal'dan kalan paralarla zenginlik içinde yaşamış, civardaki halk da böyle bir katilin elinden kurtularak mutlu bir şekilde yaşamış.


İHTİYAR'İN ESRARI

ÖZET

Ahmet Efendi adında iyi bir adam varmış. Emine isimli bir kadınla evlenmiş. Bir kızları dünyaya gelmiş. İki yıl çok mutlu bir hayat geçirmişler.

Bir gün korkunç bir adam evin bahçesine girmiş ve küçük kızı kaçırmış. Aile perişan olmuş.
Ahmet Efendi, bu üzüntüyle hayatını geçirirken yolda 6-7 yaşlarında bir erkek çocuk ile karşılaşmış. Çocuk çok açmış ve ondan yardım istemekteymiş. Ahmet Efendi çocuğun annesinin öldüğünü, babasının da onlar 2 yaşındayken onları terk ettiğini öğrenmiş. Adı İhsan olan bu çocuğu evlat edinmişler. Böylelikle evlat acılarını bir nebze olsun dindirebilmişler.

Aradan yıllar geçmiş, İhsan yirmi yaşına girmiş. Ailesini çok seviyormuş. Ahmet Efendinin yorulmaması için onlara bahçeli bir ev yaptırmış. Artık Ahmet Efendi ve Emine Hanım birlikte evde zaman geçiriyorlarmış.

Bir cuma günü bir yolcu gelmiş evlerine. Yolcu oldukça hasta ve yaşlı bir adammış. Emine ve Ahmet Efendi bu zavallı adamı misafir etmişler. Yolcuya İhsanı evlat edinişlerini ve kızlarını kaybedişlerini anlatmışlar. Yolcu renkten renge girmekteymiş.

Ertesi gün, İhsan pazara inerken bu adamla karşılaşmış. Ahmet Efendi ile Emine Hanimin çocuklarının nerede olduğunu bildiğini söylemekteymiş. Bu zavallı çocuğu İskenderun denizinin kenarında billurdan bir sarayın içinde oturan bir falcı kaçırmış. Falcı, bu çocuğa sarayında baktığı hâlde çok para vereceğini vadetmiş ve adam da çocuğu ve karısını terk ederek para için bu saraya gitmiş. Meğer bu adam İhsan’ı küçükken terk eden babası imiş. İhsan babasını affetmiş; fakat yaşlı adam kısa süre sonra vefat etmiş.

Falcının sarayında Ahmet Efendinin kızı Lamia'yı bulmuşlar. Ahmet Efendi ve Emine Hanım kızlarına kavuşunca çok mutlu olmuşlar. Lamia ve İhsan da birbirlerini sevmişler ve evlenmişler.

PEYAMİ SAFA
Türk edebiyatının en başarılı romancılarından biri olan Peyami Safa, Servet-i Fünun şairlerinden İsmail Safa'nın oğlu olarak 1899'da İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Babasını iki yaşında kaybedince hayatı sıkıntılar içinde geçmiştir. Küçük yaşta tutulduğu kemik hastalığı ve maddi sıkıntılar nedeniyle düzenli bir eğitim görememiştir.

Öğretmenlik ve gazetecilik yapan Safa, çok değişik gazetelerde Server Bedi ve Cingöz Recai takma adları ile halkın çok sevdiği popüler romanlar yayınlamıştır. Aynı zamanda güçlü bir fikir adamı olan Peyami Safa eserlerinde Doğu-Batı meselesi başta olmak üzere pek çok fikrî arka plana yer vermiştir. Romanlarında, psikoloji önemli bir yer tutar.
Başlıca Eserleri: Fatih Harbiye, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Yalnızız, Biz İnsanlar, Matmazel Noralya'nın Koltuğu, Şimşek...

Üye Girişi