Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

MARKETTE-SKEÇ

OYUNCU KADROSU:

1. Müşteri (kız)
2. Kasiyer (erkek)
3. Müdür (erkek)
4. I. Hemşire (kız)
5. II. Hemşire (kız)

DEKOR: Olay markette geçmektedir. Market dekoru için raflar, malzemeler ve kasa.

(Oyun müşterinin kasaya doğru ilerlemesiyle başlar. Kasiyer masanın başındadır.)

Müşteri: Sizden şikâyetçiyim efendim.
Kasiyer: İyi günler demek istediniz herhalde hanımefendi.
Müşteri: Hiç de öyle demek istemedim. Hani bu yumurtalar çift sarılıydı?
Kasiyer: Tek sarılı mı çıktı hanımefendi?
Müşteri: Madem bu yumurtalar tek sarılıydı niye üzerine çift sarılı diye yazıyorsunuz?
Kasiyer: Olabilir hanımefendi bazen tek sarılı çıkar, bazen çift sarılı. Gayet normal.
Müşteri: Normal değil efendim Üzerine çift sarılı yazdığınıza göre çift sarılı çıkmalıydı. Niye tek sarılı çıkıyor beyefendi?
Kasiyer: Ne bileyim hanfendi ben çıkarmıyorum ya yumurtaları. İsterseniz bu konuyu müdür beyle görüşün.
Müşteri: Yumurtaları müdürünüz mü çıkarıyor?
Kasiyer: Dalga geçmeyin hanımefendi.
Müşteri: Ben müdürünüzle görüşmek istemiyorum. Ben çift sarılı yumurta istiyorum.
Kasiyer: Aaa anladım. Siz tavuk hanımla görüşmek istiyorsunuz. Durun bekleyin hemen cebini vereyim size.
Müşteri: Lütfen beyefendi bunda dalga geçilecek bir şey göremiyorum.
(O sırada müdür gelir.)
Müdür: Ne o Semih bir sorun mu var?
Kasiyer: Hanımefendi yumurtaların tek sarılı çıkmasından şikayetçi Müdür bey.
Müdür: Hepsi mi hanımefendi?
Müşteri: Evet hepsi.
Müdür: Semih yumurtaları geri alalım. Parasını iade edelim
Kasiyer: Ama bu yumurtalar kırılmış geri alamayız ki…
Müşteri: Evet evet yumurtalarınız hem tek sarılı hem de kırılıyor beyefendi.
Kasiyer: Japonlar kırılmayan yumurta icat etmediler. İcat edilirse söyleriz sizin için getirirler.
Müşteri: Ben bilinçli bir tüketiciyim üzerine çift sarılı yazarak beni kandıramazsınız.
Kasiyer: Bakın kendiniz söylediniz. Çift sarılıdır diye yazdık, kırılmaz diye yazmadık.
Müşteri: Kırılmayan yumurta olur mu beyefendi. Hem hem ben buradan hıyar da almıştım, hıyarınızdan da şikayetçiyim. buradan aldığımda 10 santimdi, eve gidinceye kadar 15 santim oldular. Hıyarlarınız hormonlu.
Müdür: Ne güzel işte, kazançlısınız.10 santim almışsınız, 15 santim olmuş.
Müşteri: Hormonlu diyorum hormonlu. Bana hormonlu yiyecek satamazsınız. Hem Erman Toroğlu ne demişti: Hormonlu yiyecekler insanı şöyle böyle yapıyormuş.
Kasiyer: Müdür bey bayan geldiğinde boyu 1.60’tı ama şu an görüyorsunuz 1.75 olmuş.
Müşteri: Siz bana hıyar mı demek istiyorsunuz? Ben hormonlu yiyecek yiyip şöyle böyle olamam.
Müdür: Şöyle böyle nasıl yani?
Kasiyer: Sizin o yöne doğru bir eğiliminiz varsa lütfen suçu hıyarlarımıza atmayın hanımefendi.
Müşteri: Ne yani ben şöyle böyle miyim?
Kasiyer: Merak etmeyin hanımefendi. Biraz önce biz sizin hıyar olduğunuza dair hemfikir olmuştuk.
Müdür: Neyse Semih bir bak bakalım bayan bizden daha neler almış.
(Kasiyer yerine oturur. Fişi havada tutarak bakar.)
Kasiyer: 2 kilo şeftali.
(Kadın yavaş yavaş kaşınmaya başlar.)
Müşteri: Ben şeftaliyi tüysüz diye almıştım ama tüylü çıktı.
Kasiyer: Alırken fark etmediniz mi hanımefendi. Kusura bakmayın gelirken sakal tıraşı olmayı unutmuşlar.
Müşteri: Poşet içinde aldım. Ayy yeter bana şeftali demeyin artık.
Kasiyer: 2 kilo şeftalinizi geri alıyoruz.
Müşteri: Ayy yeter yeter şeftali demeyin dedim.
Kasiyer: 1 adet kıvırcık marul.
Müşteri: Kıvırcık yazıyordu ama dümdüzdü.
Kasiyer: Ne yani buraya gelen marullara düz fön mü çekiyoruz?
Müşteri: Aman neyse canım onu da alın.
Kasiyer: 1 adet tuvalet kâğıdı.
Müşteri: Çok sertti.
Kasiyer: 2 tane sabun.
Müşteri: Hiç köpürmedi.
(O sırada içeriye iki hemşire gire.)
I. Hemşire: Bak orda markete gelmiş.
II. Hemşire: Bir daha akıl hastanesinden kaçacak mısın?
(İki hemşire deli gömleğini giydirmeye çalışırlar.)
Müşteri: Ama bunun kolları çok uzun, daha kısası yok mu?
(Kasiyer ve müdür gülerek ellerini birbirine vururlar.)