Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

KAYBOLAN SİLAH -SKEÇ

PAŞA: Firdevs Bacı!
FİRDEVS BACI: Buyrun efendim.
PAŞA: Herkese söyle saat 10´da salonda hazır bulunsunlar!
FİRDEVS BACI: Baş üstüne efendim.
PAŞA: Unutma çok önemli!
FİRDEVS BACI: Unutmam efendim.
(Ev halkı gelir)
PAŞA: Oturun, ayakta kalmayın. Şimdi beni iyi dinleyin. Hepimiz bir tabancam olduğunu bilirsiniz. Her zaman çekmecemde durur.
EV HALKI: Biliyoruz Paşa Hazretleri!
PAŞA: Bu sabah tütün tabakamı almak istediğimde tabancam yerinde yoktu. Ev boş kalmadığına göre ve hırsız giremeyeceğine göre mutlaka biriniz aldınız.
EV HALKI: Estağfurullah paşa hazretleri!
PAŞA: Susun! Bu evden ve sizden ben sorumluyum. Bir cahillik etmenizden korkuyorum. Ben sağ oldukça kimse kılınıza bile dokunamaz. Allah büyüktür. Bu günler de geçer. Karanlık gecelerin sabahı yakındır.
EV HALKI: İnşallah paşa hazretleri!
PAŞA: Zeynel Çavuş sen mi aldın?
ZEYNEL ÇVŞ: Paşam, eski bir asker olarak hemen belirteyim ki, eğer tabancayı ben almış olsaydım, hiç çekinmeden söylerdim.
PAŞA: Ya sen Firdevs bacı, sakın sen almış olmayasın?
FİRDEVS BACI: Niye alayım ki paşam?
PAŞA: Hemen alınma öyle! Hani demez miydin "Bu düşman askerlerini bir kaşık suda boğasım geliyor. Bunların ne işi var vatanımızda?" diye?
FİRDEVS BACI: Paşam, paşam, elbette öldüresim geliyor. Eğer iş bana kadar düşerse cephedeki nişanlımdan geri kalmam. Fakat yemin ederim ki ben almadım.
PAŞA: Peki, peki sana inanıyorum. Sen işinin başına dönebilirsin. Bırak ağlamayı! Betül kızım, bak gelinimsin. Şehit kocanın hatırı için doğruyu söyle. Sen mi aldın tabancayı?
BETÜL: Paşa Hazretleri, hani geçen akşam kapı çalınmıştı ya...
PAŞA: Evet.
BETÜL: Düşman subayları kapıya dayanmıştı ya...
PAŞA: Eee...
BETÜL: Konağı boşaltmamızı istemişlerdi hani...
PAŞA: İyi ama daha sonra vazgeçmişlerdi.
BETÜL: Biliyorum. Ama ben sokaklarımızı pis çizmeleriyle kirleten düşmanların evimize göz dikmeleri yüzünden üstlerine bütün kurşunları boşaltmayı düşünmüştüm.
PAŞA: Ve bunun için aldın silahı öyle mi?
BETÜL: Hayır Paşa hazretleri! Alacaktım ama yerinde yoktu. Benden önce birisi almış.
PAŞA: Allah aşkına kim aldı öyleyse? Kızlarım, sadece siz kaldınız. Hadi getirin şu silahı!
KIZLAR: Biz mi?
PAŞA: Tabii ki siz. Başka kim kaldı? Hadi utanmayın, inanın affedeceğim.
BÜYÜK KIZ: Fakat baba ben almadım.
KÜÇÜK KIZ: Ben de!
PAŞA: Tepemi attırmayın. Güzellikle getirin şunu çabuk!
KIZLAR: Seni nasıl inandırabiliriz?
PAŞA: Tabancayı getirmekle...
KIZLAR: Ama biz almadık ki...
PAŞA: Hanım, ne dersin sen bu işe?
HANIM: Vallahi Paşam, benim de aklım karıştı. Alsalardı açık verirlerdi.
PAŞA: Yahu herkes sorguya çekildi mi?
HANIM: Tabi bey, hepimiz buradayız.
PAŞA: Tabi ya, nasıl da unutmuşum. Şimdi hatırladım.
HANIM: Gördün mü bey, herkesin boş yere günahını aldın. Demek tabancayı koyduğun yeri hatırladın.
PAŞA: Hanım, hanım! Yine mi bana "unutkan"diyorsun7
HANIM: Canım sen demedin mi ´hatırladım “diye?
PAŞA: Dedim ama sandığın gibi değil!
HANIM: Yaa!
PAŞA: Herkes salonda toplansın dememiş miydim?
HANIM: Demiştin.
PAŞA: Peki sevgili torunum niye gelmedi?
HANIM: Ne? Şimdi de el kadar çocuğa mı iftira ediyorsun?
PAŞA: Göreceğiz, çabuk çağır gelsin!
HANIM: Tamam tamam, sakin ol. Şimdi çağırırım.
PAŞA: Sizler gidebilirsiniz.
FAZIL: Bir şey mi var dedeciğim? Beni istemişsiniz.
PAŞA: Hanım, sen de çıkabilirsin.
FAZIL: Dedeciğim, neden dik dik bakıyorsun?
PAŞA: Gel yanıma şöyle. Nasılsın bakalım?
FAZIL: Babama ve ordumuza duacıyım dedeciğim.
PAŞA: Aferin sana. Bak oğlum, sonunda İstanbul işgal edildi.
FAZIL: Defolup gitsinler!
PAŞA: Merak etme geldikleri gibi gidecekler zaten.
FAZIL: Ne zaman?
PAŞA: Her şeyin zamanı var oğlum. Hele bir Anadolu kurtulsun. Ondan sonra inşallah.
FAZIL: İnşallah dedeciğim.
PAŞA: Fazıl!
FAZIL: Buyur dede.
PAŞA: Tabancamı sen mi aldın?
FAZIL: Şey, neden alayım ki?
PAŞA: Ne bileyim, baban gibi şehit olmak isterdin hep.
FAZIL: İsterim tabi!
PAŞA: Bunun için silah gerekmez mi?
FAZIL: E-e-evet!
PAŞA: Tabancamı sen aldın değil mi?
FAZIL: Evet!
PAŞA: Halâ getirmeyecek misin şu tabancayı?
FAZIL: Ama dedeciğim, ben onunla düşmanları vuracaktım!
PAŞA: Aslan oğlum benim. Sen henüz küçüksün. Önünde vatana hizmet edecek uzun yıllar var. Kuva-yı milliye boş durmuyor. Adım adım zafere gidiyoruz. Sabırlı olmalıyız. Bütün Anadolu, başlarında Mustafa Kemal ile şahlandı.
FAZIL: İyi ama dedeciğim, onlar koştururken biz burada eli kolu bağlı...
PAŞA: Oğlum, İstanbul da boş durmuyor. Burada herkesin kalbi Anadolu için atıyor. Hadi artık ağlamayı bırak.
FAZIL: Peki dedeciğim.
PAŞA: Aferin sana. Hadi şimdi getir tabancayı...

 

Üye Girişi