Kullanıcı Oyu: 3 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

KARAGÖZDEKİ TİPLERİN ÖZELLİKLERİ

Karagöz: Dışa dönük, iç tepkilerini hemen açığa vuran, olduğundan başka gözükmeye çalışma­yan bir halk adamıdır. Halk diliyle konuşur öğrenim görmüş Hacivat'ın yabancı sözcük ve dil kurallarıyla yüklü sözlerini anlamaz, anlayabildiklerini de anlamaz görünür. Yu­varlak yüzü, değirmi top sakalı, kocaman gözleriyle tam bir halk tipidir.

Hacivat: Karagöz'ün tam tersi bir tiptir. Hacivat, herkesin huyuna göre konuşmasını, yüze gül­mesini bilen, içinden pazarlıklı, ölçülü, ağırbaşlı, her kalıba girebilen, kusurlara kolayca göz yumabilen, işine gelince dilini tutan, esnek bir kişidir. Öğrenim görmüştür, medrese diliyle konuşur, her zaman kişisel çıkarlarını göz önünde bulundurur, nabza göre şerbet verir.

Çelebi: Çelebi tipi, malı mülkü olan zengin bir adam ya da mirasyedidir. Çoklukla adı "Hoppa Bey, Rezzakîzâde, Kınalızâde vb."dir. Elinde lâle (XVIII. yüzyıl ve XIX. yüzyılın ilk yarısı), gül (XIX. yüzyılın ikinci yarısı), çiçek demeti, ayrıca eldiven, baston, şemsiye (Meşrutiyet devri) bulunur.

Zenne: Karagöz oyunundaki bütün kadınlara genel olarak "Zenne" denir. Bunların çoğu hafif­meşrep, fettan (Câzûlar, Çeşme, Yalova Salası vb.) olarak gösterilmiştir.

Tiryaki: Afyon yutup pineklemekle ömür geçiren, konuşmaların en can alacak noktasında başı önüne düşüp uyuklamaya başlayan bir tiptir. Adı çoklukla "Nokta Çelebi" olarak geçer.

Tuzsuz Deli Bekir: Bir elinde kama, bir elinde şarap kabı ile perdeye gelir, nâra atar, anasını babasını ve dokuz yüz doksan dokuz kişiyi öldürmüş olmakla övünür. Perdedeki kişileri zorbalığıyla ürkütür, olaylar karmaşık bir durum aldığı sırada ortaya çıkıp sorunu çözerek oyunu sona erdirir.

Sarhoş: Çingeneceden Karagözcü argosuna geçen Matiz adıyla perdeye çıkarılmıştır.

Zeybek Efe: Yeniçerilik kaldırıldıktan sonra (1826) kimi oyunlarda Tuzsuz'un yerini almıştır. Nâra atarak değil, iri yarı görünüşüyle egemenliğini kabul ettirir. II. Abdülhamit devrinde per­deye giren Külhanbeyi tipi de oyunda hep aynı görevi yapar, aynı geleneği sürdürür.

Beberuhi: Oyunda adı "Altı Kulaç" ya da "Pişbop" olarak geçer. Çabuk, duraksız konuşur, işi gü­rültüye, bağırtıya, yaygaraya getirip sövüp sayar. Yılışık, sulu, densizdir. Karagöz'le durmadan alay eder, boyuna bakmadan zennelerin kendisi için ölüp bittiğini söyler, Karagöz de onun boyunun kısalığıyla alay eder. Lâf getirip götürür.

Kastamonulu, Bolulu: Aşçı, yufkacı, kadayıfçı, yoğurtçu, koç bakıcısı, ayakkabı tamircisi, gözlemeci rollerinde görülür. Uzun boylu, dili, tavırları kaba ve böndür. Kendisine iyi sözler söylendikçe o bunları kötüye alır, ancak "ayı" denilince dostluk bağı kurar.

Kayserili, Ka­ramanlı: Kurnaz, saldırgan olur. Adı Mayısoğlu'dur, çoğu kez kolunda yumurta sepeti bulunur. Pastırmacı, yağcı, kavaf, nakkaş ya da bakkaldır.

Rumelili, Mu­hacir: "Alişimin gözleri kara", "Dağlar, dağlar yüce dağlar" ya da "Havada turnam gelir" türkü­süyle içeri girer. Çoğunluk Çatalca'dan gelir. Uğraşı pehlivanlık ve arabacılıktır. İstan­bullular için "muhallebici" der. Çoğu kez adı "Hüsmen Ağa" ya da "Pehlivan"dır. Sözü­nün başına hep "A be Ahretlik" getirir.

Laz, Karadenizli: Tanıtıcı dansı horon'dur. Elinde çoğu kez kemençe bulunur. Ağzı kalabalıktır, çok ça­buk konuşur, yerinde duramaz, çabuk öfkelenip çabuk yatışır. Ya gemicidir, gemisiyle fındık taşır ya da kalaycı, hallaç, tütüncüdür. Adı Hemşinli Hayreddin ya da Çopur Memiş'tir.

Kürt: Doğu Anadolu'dan gelir, çoklukla Harputlu'dur. Adı Hasso'dur. Tanıtıcı dansı ya bar ya da çırpan oyunudur. Uğraşı çoğu kez hamallık, hamal kâhyalığı, aşçı yamaklığı ya da bekçiliktir.

Arnavut: Dürüst, mert ve sayı bilmeyecek kadar cahildir. Çabuk öfkelenir, ataktır, onun için öl­dürmek olağan işlerdendir, kabadayılık taslar fakat sıkıya gelince kaçar. İyi davranılınca yumuşak başlıdır. Heceleri kekeler gibi çoğaltarak ve vurgulayarak konuşur.

Acem: İran'dan ya da Azerbaycan'dan gelir, varlıklıdır, eli açık, gönlü yüce, mübalâğacı ve şiire düşkündür. Ya halı tüccarı ya tömbekici, tefeci ya da antikacıdır. Çoğu kez adı Cabbar Ağa, Gaffar Ağa, Mirza Sarfirazoğlu, Baba Nukud, Antikacı Mirza, Ali Ekber Ağa olur.

Arap: Çoğu kez Suriye, Şam, Beyrut, Akabe, Yafa, Halep, Bağdat, Basra'dan gelir. Uğraşları arasında Mekke kınası tüccarlığı, kahve dövücülüğü, kestane, baklava, fıstık satıcılığı, kökçülük, devecilik vardır. Adı Hacı Fettah, Ebul-Hasan, Hacı Şamandra, Hacı Fitil, Hacı Fişfiş, Hacı Kandil olur.

Yahudi: Oyun argosunda Cûd denir. Çoğu kez İspanyol'ca sözler kullanır. Hesapçı, inatçı ve pazarlıkçıdır. Uğraşları arasında eskicilik, sarraflık, kuyumculuk, tefecilik vardır. Haham ve hokkabazlara da rastlanır. Türkçesinin bozuk olmasından yararlanarak karşısında­kine sövüp sayar.

 

 

İLGİLİ İÇERİK

KARAGÖZ OYUNUNDA PERDE GAZELİ TAHLİLİ (AÇIKLAMASI)

KARAGÖZ VE HACIVAT

KARAGÖZ OYUN ÖRNEĞİ

EVLİYA ÇELEBİ-KARAGÖZ VE HACIVAT METİN İNCELEMESİ

KARAGÖZ İLE HACIVAT METİN ÖRNEKLERİ

KARAGÖZ OYUNUNUN BÖLÜMLERİ

KARAGÖZ VE HACİVAT HAKKINDA BİLGİ

KARAGÖZ

 

Üye Girişi