Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

AŞIK SEYRÂNÎ HAYATI ve ŞİİRLERİ

1807-1866

Aynı zamanda Tekke şairleri arasında gördüğümüz Seyranî, Kayseri'ye bağlı Everek'te (İlçenin bugünkü adı Develi'dir.) doğmuştur. Çağdaşı olan Ispartah Seyranî den ayırabilmek için Everekli Seyranı diye anılır.

Seyranî, Derdli ve Emrah'la birlikte 19. yüzyılın üstün halk şairlerindendir. Birkaç yıl medrese tahsilinden sonra, Tanzimat yıllarında İstanbul'da bulunmuş sonra Everek'e dönüp orada ölmüştür. Mezarı da oradadır.

Orta Anadolu'da yarı meczup, yarı evliya büyük bir şöhreti olan Seyrânî hak­kında menkıbeler vardır. Söylentiye göre:

Babasının imamlık ettiği mescitte bir sabah ruhanî bir meclise (kırklara) rast­lar. Seyranî "Pîrler"in elinden aşk şarabı içer ve bu feyiz ile Hak âşıkı olur. Bu yüzden kendisiyle yarışmaya (atışma yapan) kalkan bütün saz şairlerini yenmiş ve el öptürmüştür.

Seyrânî de Derdli ve Emrah gibi divan edebiyatını iyi bilir; aruzla şiirler yaz­maya meraklıdır. Ancak asıl gücünü koşmalarında ve nefeslerinde göstermiştir.

Seyrânî'yi Öbür âşıklardan ayıran, fakat Derdli'ye çok yaklaştıran taraf, onun çağındaki sosyal olayları çok sert ve ağır bir hiciv diliyle yansıtmasıdır. Bu yanı ile Derdli'yi aratmayan Seyrânî, Namık Kemâl'i de hatırlatmaktadır. Zulme ve haksızlıklara karşı isyanı ile Tanzimat'a açılan bu ozan âdeta bir çağ dönümünde olduğunu bilir gibidir.

Toplum konularına en fazla dokunuşu ile göze çarpan Seyrânî, zamanındaki bütün kurumları, mahkemeleri, din ve devlet etrafında dönen dolapları, zalim me­murları, kötü zenginleri, vezir ve padişahlara kadar herkesi keskin ve acı bir dil­le hırpalamıştır.

Bahtından, sevgilisinden, dostlarından ve her şeyden yakınmakta olan Seyrânî'nin, epeyce kararsız, içkiye çok düşkün, derbeder bir ömür sürdüğü anlaşıl­maktadır. Köprülü'nün tesbit ettiği bir söylentiye göre, Seyrânî, içkiye o derece düşkündür ki,.. Son yıllarında kavuğunun üstüne sarık sarar ve şarap kadehleri­ni o sarığın içine dizermiş.

Daha sonraları külahının üstüne bir çatal (sapan çöpü) diker yahut başka tür­lü garip kıyafetlerle sokaklarda dolaşırmış.

Seyrânî’nin isyancı ve kabına sığmaz ruhu, alkolün verdiği dengesizlik ile bir­leşince şair tam bir meczup gibi konuşup söylenmeye başlamıştır.

Halk ağzı, mükemmel Anadolu deyişleri ile pek derin duygular, güzel tasarı­lar söyleyen, taze kafiyeler bulmakta, zekice bağlayışlar yapmakta mahir olan Seyrânî, hicivlerinde son derece sert ve hırçındır. Tıpkı Nef’i’de gördüğümüz gibi hiciv söylemek onun âdeta bir ruh ihtiyacı, tatmin olma çaresidir. Nitekim Tanzi­mat'ın getirdiği yenilik ve değişmelerin de bir kısmını hicvederek yansıtmıştır. Nef’i için divan edebiyatında söylediğimiz gibi Everekli Seyranî için de halk ede­biyatının en kudretli yergi ustasıdır demek, uygun olur.

Koşmalarında divan etkisinden sıyrılmayı bilmiş olan Seyrânî, sık sık halk de­yimleri, deyişleri ve atasözleri kullanmıştır. Tasavvufa yatkın şiirleri dolayısıyla Bektaşî tarikatı, onu benimsemiş ve nefesleri bu zümre arasında çok tutulmuştur. Rıza Tevfik'in nefeslerinde, Derdli ile birlikte Seyrânî'nin havası da sezilmekte­dir.

Şiirlerinden Örnekler:

ESKİ LİBAS GİBİ
Eski libas gibi aşıkın gönlü
Söküldükten sonra dikilmez imiş
Güzel sever isen gerdanı benli
Her güzelin kahrı çekilmez imiş
 
Bülbül daldan dala yapıyor sekiş
O sebepten gülle ediyor çekiş
Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş
Kıyamete kadar sökülmez imiş
 
Sevdiğim değildin böylece ezel
Aşkının bağına düşürdün gazel
İbrişimden nazik saydığım güzel
Meğer pulat gibi bükülmez imiş
 
Seyrani'nin gözü gamla yas imiş
Benim derdim her dertlere baş imiş
Ben bağrımı toprak sandım, taş imiş
Meğer taşa tohum ekilmez imiş..
 
SENE 1261
Bin ikiyüz altmışbire tarih basınca
Pek ziyade oldu siklet bu sene
Eski adet bitip devir dönünce
Kalktı insanlardan şefkat bu sene
 
Koymuşum havana bu garip seri
Sefa mı sunulur ah şimden geri
Ağnıya olursan derler gel beri
Fukaraya yoktur rağbet bu sene
 
Fukaranın hali Mevla'ya belli
Merhamet yok ağnıyada ezeli
Buğdayın bir mutu oldu yüzelli
Muhtekire düştü fırsat bu sene
 
Zengin artık kesmez oldu kurbanı
Kalmadı dünyanın rengi elvanı
Sultan Süleyman'a kalmadı fani
Bize Hak'tan oldu rahmet bu sene
 
İş böyle giderse kopacak fesat
Yaklaşmadı gitti şu vakt-i hasat
Sanatlar işlemez ortalık kesat
Boşadır çalışmak gayret bu sene
 
Bu Seyrani sahih sohbet eylesin
Naçar olan fukaralar neylesin
Rica niyaz edin halas eylesin
Mevlamız beladan millet bu sene
 
AHMET KABAKLI, TÜRK EDEBİYATI ANSİKLOPEDİSİ

 

İLGİLİ İÇERİK

SEYRANİ HAYATI ve ŞİİRLERİ

 

Üye Girişi