Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Bunun için önce müstezat nedir bunu bilmek gerekiyor

MÜSTEZAT :

  • Gazelin her dizesine kısa bir dize eklenmesiyle oluşur; ancak bu kısa dizeler “ziyade” adını alır, yani “dize” kabul edilmez.
  • Uyak düzeni genellikle gazel gibidir:
  • aa/ xa/ xa/xa/xa…
  • Ziyadeler, eklendikleri dizelerle uyaklı olur.
  •  Aruzun belirli bir kalıbıyla yazılır.
  • Divan şiirinin sanatlı biçimlerindendir. Fakat seyrek kullanılmıştır.

Müstezat Örneği:

 

Bülbül yetişir bağrımı hûn etti figanın

                                        Zabt eyle dehânın

Hançer gibi deldi yüreğimin tfğ-i zebanın

                                         Te’sir-i lisânın

Ah eylemeğe başladı âyâ bu ne halet

                                         Nolsun bu hararet

Bilmem yine bir derd mi var bülbül-i canın

                                        Ol mürg-ü nihânın

Âh etse nola bülbül-i dil meşhedim üzre

                                        Tâ mahşer olunca

Çok çekti gam-ı harını gülzâr-ı cihanın

                                       Bu bâğ-ı fenanın

İzzet ne şeker çiğnedi tût? gibi bilmem

                                      Açmış yeni bir söz

Reşk ile sulandı yine ağzı şuarânın

                                      Sınf-ı fusehânın

İzzet Molla

 

Ölçü: Mefûlü mefailü mefâîlü feûlün Mefûlü feûlün

Günümüz Türkçesiyle

Bülbül yetişir, feryadın bağrımı kan etti, / ağzını kapa. /

Dilinin kılıcı, dilinin etkisi yüreğimi hançer gibi deldi.

Ah eylemeğe başladı, acaba bu ne haldir? / Bu hararet nedendir (Ne olsa gerektir?) Can bülbülünün, o gizli kuşun, bilmem yine bir derdi mi var?

Gönül bülbülü şehit olduğum yer üzerinde mahşere kadar âh etse ne olur? / O, dünya gül bahçesinin, bu ölümlü bahçenin, dikeninin tasasını çok çekti.

İzzet, papağan gibi, nasıl bir şeker çiğnedi bilmem, /yeni bir söz açmış; ozanların, o rakipler sınıfının, kıskançlıkla yine ağzı sulandı.

 

SERBEST MÜSTEZAT

19. yüzyıl sonlarında özellikle Edebiyatı Cedidecilerin geliştirdikleri bir nazım biçimi. Divan şiirindeki müstezattan şu özellikleriyle ayrılır:

a) Serbest müstezat, hem aruz hem de hecenin çeşitli kalıplarıyla yazılabilir; 

b) temel olarak alınan kalıbın çeşitli parçaları çeşitli düzenlerle bir arada kullanılabilir; 

c) aynı nazım içinde yalnız bir kalıp değil, başka başka kalıplar ve bunların parçaları kullanılabilir; 

ç) uzun ve kısa dizeler kimi zaman belli bir düzen içinde sıralanır, kimi zaman da herhangi bir düzene bağlı kalınmaz; 

d) uyak örgüsünün düzenlenişi de kurala değil, şairin isteğine bağlıdır.

 

Klasik nazım biçimlerinden ve tek ölçeğin birörnekliliğinden kurtulup yeni biçimler ve ahenkler yaratmak düşüncesiyle oluşturulan bu biçim, serbest şiire geçişte bir aşama olmuştur.

Not 1: Bu nazım biçiminde düşünceler, dizeden dizeye atlayarak devam eder. Nazım, giderek nesre yaklaşmış olur.

Not 2: Serbest müstezat, serbest nazıma geçişi sağlamıştır.

 

KIŞ

Yine kış,

Yine şems-i mesâda (akşam güneşi), ah o bakış,

Yine yollarda serseri dolaşan

Âşiyânsız tuyur-ı pür-nâliş( inleyen yuvasız kuşlar)Tehi kalan ovalar

Sükût eder sanılır mevsimin gumûmuyla

Harab olan sarı yollarda kalmamış ne gelen,

Ne giden,

Şimdi yalnız kavafil-i evrâk (yaprak yığını)

Mütemadî sürüklenir bir uzak

Ufk-ı pür-ıztırab u nermide.Yine kış, yine kış

Bütün emelleri bir ağlayan duman sarmış

Ahmet Hâşim

 

ÖMR-İ MUHAYYEL

Bir ömr-i muhayyel...Hani gülbünler içinde

Bir kuşcağızın ömr-i bahârîsî kadar hoş;

Bir ömr-i muhayyel...Hani göllerde,yeşil,boş

Göllerde,o sâfiyet-i vecd-âver içinde

Bir dalgacığın ömrü kadar zaîl ü muğfel

Bir ömr-i muhayyel!

 

Yalnız ikimiz,bir de o:Ma'bûde-i şi'rim;

Yalnız ikimiz,bir de onun zıll-ı cenâhı;

Hâkîlere bahş eyleyerek hâk-i siyâhı

Dûşunda beyaz bir bulutun göklere âzim.

 

Her sahn-ı hakîkatten uzak,herkese mechûl;

Bir safvet-i masûmenin âgûş-ı terinde,

Bir leyle-i aşkın müteennî seherinde

Yalnız ikimiz sayd-ı hayâlât ile meşgul.

 

Savtındaki eş'ar-ı pür-âhenk ile mâlî,

Şi'rimdeki elhan-ı muhabbetle nagam-saz,

Ah istiyorum,göklere âmâde-i pervâz

Bir lâne-i âvârede bir ömr-i hayâlî...

 

Bir ömr-i hayâlî...Hani gülbünler içinde

Bir kuşcağızın ömr-i bahârîsî kadar hoş;

Bir ömr-i hayâlî...Hani göllerde, yeşil, boş

Göllerde,o sâfiyet-i vecd-âver içinde

Bir dalgacığın ömrü kadar zaîl ü hâlî

Bir ömr-i hayâlî!

 

                                                Tevfik Fikret

 

0 BELDE

Denizlerden

Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin Bilsen

Melâl-i hasret ü gurbetle ufk-ı şâma bakan

Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!

Ne sen Ne ben

Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ

Ne de âlâm-ı fikre bir mersâ

Olan bu mâî deniz Melali anlamayan nesle âşinâ değiliz.

Sana yalnız bir ince tâze kadın

Bana yalnızca eski bir budala

Diyen bugünkü beşer

Bu sefîl iştiha, bu kirli nazar,

Bulamaz sende bende bir ma’nâ,

Ne bu akşamda bir gam-ı mermîn

Ne de durgun denizde bir muğber

Lerze-i istitâr u istiğna

Sen ve ben Ve deniz

Ve bu akşam ki lerzesiz sessiz

Topluyor bû-yı rûhunu gûyâ,

Uzak Ve mâî gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak

Bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkûmuz…

Ahmet Haşim

Kaynak: http://www.eokul-meb.com/serbest-mustezat-nedir-ornekleri-41473/

 

 

İLGİLİ İÇERİK

SERBEST MÜSTEZAT

SERBEST MÜSTEZAT VE ÖRNEĞİ

SERBEST MÜSTEZAT

 

 

SON EKLENENLER

Üye Girişi