Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ ŞİİRLERİ

  1. YARINLARDAKİ PAYIM- SADİYE AKAY    
  2. TANIDIĞIM ÖĞRETMEN – NAHİT ULVİ AKGÜN    
  3. BİR ÖĞRETMEN OLACAK - YÜCEL BARUT    
  4. İLK DERSİMİZ ATATÜRK- OSMAN BOLULU    
  5. ÖĞRETMEN - FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA    
  6. ÖĞRETMEN- MEHMET GÜNER DEMİRAY    
  7. ÖĞRETMEN MARŞI- İSMAİL HİKMET ERTAYLAN    
  8. ATATÜRK SİZİNLE- OSMAN GÜNGÖR FEYZOĞLU    
  9. IŞIK DALI- İLHAN GEÇER    
  10. DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ- CEYHUN ATUF KANSU    
  11. SİZ DE GİDERSENİZ DOSTLARIM – ALİ RIZA KAYAALP    
  12. TAHTA, KÜRSÜ, ÇOCUKLAR- BEHÇET NECATİGİL    
  13. BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM - M. NEJAT SEFERCİOĞLU    
  14. ÖĞRETMENİM  -MUHSİN İLYAS SUBAŞI    
  15. ÖĞRETMENİM- AHMET TUFAN ŞENTÜRK    
  16. ATATÜRK GÜLÜMSEDİ- TALAT TEKİN    
  17. GÜZEL ŞEY- MEHMET YARDIMCI    
  18. BEN ÖĞRETMENİM- OKTAY YİVLİ    
  19. İNSANLIK TÜRKÜSÜ -BAHATTİN KARAKOÇ    
  20. ÖĞRETMEN - FEYZİ HALICI    
  21. TÜRK ÖĞRETMENLERİNE - MİTHAT CEMAL KUNTAY    
  22. ÖĞRETMENİM ŞİİRİ – AHMET ANIL AKTAŞ    
  23. ÖĞRETMENİM - SADETTİN KAPLAN    
  24. ÖĞRETMENİM - AHMET SELÇUK İLKAN    
  25. ÖĞRETMEN-HAYRETTİN KARAMAN    
  26. BEN BİR ÖĞRETMENİM - MEHMET TÜRKAN    
  27. BEN ÖĞRETMENİM - AYŞİN AKBULUT    
  28. SÖZLEŞME - ALİ YÜCE    
  29. ANIT -ALİ YÜCE    
  30. ÖĞRETMENİM - ÂŞIK MAHZUNİ ŞERİF    
  31. ÖĞRETMENİM - SIRRI ÇINAR    
  32. ÖĞRETMENİME-SÜLEYMAN ÖZBEK    
  33. SANATKÂR-HÜSEYİN KULAKSIZ    
  34. BEN ÖĞRETMENİM - AYFER TOMRUK
  35. BİRİCİK ÖĞRETMENİM - HAKKI ÇEBİ    
  36. CANIM ÖĞRETMENİM - GÜL YILMAZ    
  37. SEVGİLİ ÖĞRETMENİM - ALİ OSMAN ATAK    
  38. SENİNLE HER MEVSİM BAHAR ÖĞRETMENİM-YILMAZ İMANLIK    
  39. ÖĞRETMEN - MURAT ÇOBANOĞLU    
  40. ÖĞRETMENİN MARŞI - NEJAT BİRDOĞAN    
  41. ÖĞRETMENİM - ÜLKÜ DUYSAK    
  42. ÖĞRETMENİM- ÜZEYİR ÇAYCI    
  43. ÖĞRETMENİN DÜŞÜ - CAN YÜCEL    
  44. ÖĞRETMENİN MEKTUBU - GÜNAY TULUN    
  45. KÖY ÖĞRETMENLERİ - CAHİT KÜLEBİ    
  46. ÖĞRETMENİN ANDI - MEHMET AYDIN    
  47. YORUM SENİN ÖĞRETMENİM - HATİCE KÜLTÜR    
  48. ELLERİNDEN ÖPERİM ÖĞRETMENİM- ÖZKAN GÖNLÜM    
  49. ATATÜRK VE ÖĞRETMENİM-ÖZKAN GÖNLÜM    
  50. ÇOCUKLARIM - RIFAT ILGAZ    
  51. 24 KASIM-ENVER ÜSTE    
  52. AĞIT -CEMAL YAŞAR    
  53. AZ ÖĞRETMENİM - SABİT İNCE    
  54. BAĞIMSIZLIK ÖĞRETMENİ-CEYHUN ATUF KANSU
  55. BEN ANLATAYIM MI ÖĞRETMENİM? - ÇIĞLIK MAVİ YILDIZ  
  56. BİR ÂLEM GÖÇÜRDÜ-ALDI KURŞUNLAR-RIFAT ARAZ  
  57. KÖY ÖĞRETMENİ -GÖKTÜRK MEHMET UYTUN
  58. ÖĞRETMEN-CEMAL OĞUZ ÖCAL    
  59. SELÂHATTİN ÖĞRETMEN - TALİP APAYDIN    
  60. ÖĞRETMENLER GÜNÜ İÇİN - HASAN TURAN    
  61. SADECE ÖĞRETMENİM    
  62. ÖĞRETMENİM BEN    
  63. SÖZ VERDİM ÖĞRETMENİME 
  64. ZİLLER ÇALACAK- ZEKİ ÖMER DEFNE
  65. ÖĞRETMEN- RASİM KÖROĞLU

 

 SAYFA:1/01-10

01.YARINLARDAKİ PAYIM- SADİYE AKAY

Bir emekli öğretmenim
Ama yine de yüreğim
Okullarda çocuklar için çarpar.
Gündüzleri kulaklarım
Zil sesleriyle çınlar
Geceleri düşlerim
Öğrenci dolu sınıflar...

Hele en büyük sevinç
Okuldan gelen bir çağrı
Uçarcasına koşarım
Engel tanımam gayri
Gençler arasında birden
Geçmiş günleri yaşarım
Kürsülerde benden bir ses
Karatahtada bir yazı
İçimden hiç yitmeyen
O coşkulu kıpırdanış
Mutlanırım, göneririm
Geleceğe güvenirim.

Atatürk Türkiyesi'nde
Bugünden daha aydınlık
Doğacaksa yarınlar
Bunda benim de payım var.



TANIDIĞIM ÖĞRETMEN – NAHİT ULVİ AKGÜN

İşte türlü hâlleri öğrencilerin,
Kimini hoş görür, kimine göz yumarsın.
Hepsinin cıvıl cıvıl atan kalbi,
Yaşadığın anlardan belli.

Gözleri büyür çocukların,
Derslerin ötesinde yüzer gider.
Boya içinde dişleri,
O ne özür dileyişler!

Hastalansan, ayrı düşsen bir gün,
Binlerce parmak kalkar uykunda...
Şaşırır kalırsın sevinçten,
Ne kadar sağsın ortalarında.



BİR ÖĞRETMEN OLACAK - YÜCEL BARUT

Vatan haritasında bir yer göster
Irak mı ırak
Kuş uçmaz, kervan geçmez
Bir yer göster.

Kanat uçları ak ak
Kuşlar başlarsa uçmaya
Kervanlar geçerse gün boyu
Iraklar yakın yakın olmuşsa
Orada bir öğretmen olacak.

Vatan haritasında bir yer göster
Karanlık mı karanlık
Gün ışığına hasret, özlemli
Bir yer göster.

Tan yerleri başlamışsa ağarmaya
Karanlık aydınlığa veriyorsa yerini
Gün ışığı özgürlüğü tadıyorsa
Hasretler özlemler gideriliyorsa
Orada bir öğretmen olacak.

Vatan haritasında bir yer göster
Çorak mı çorak
Yeşile hasret
Bir yer göster.

Başlamışsa filizler
Yeşil yansımışsa her tonuyla doğaya
Çoraklık değiştiriyorsa adını
Hayat fışkırıyorsa topraktan
Orada bir öğretmen olacak.

Vatan haritasında bir yer göster
Kardeş kardeşe düşman
Öfke, kin miras
Bir yer göster.

Kardeşlik bayraksa ellerde
Öfke, kin sevgiye dönüşmüşse
Mutluluk türküleriyle duyduğun
Yürekler atıyorsa insan insan
Orada bir öğretmen olacak.

Vatan haritasında bir yer göster
Orta çağ kalıntılarında gömülü
Zaman kavramı unutulmuş
Bir yer göster.

Orta çağ karanlıklarını yırtıyorsa ışık
Zaman anlamlaşıyorsa uslarda
Çağdaşlaşma tırmanışa geçmişse
Atatürk Atatürk atıyorsa yürekler
Orada bir öğretmen olacak

Vatan haritasında bir yer göster
Irak, karanlık, çorak Kardeş kardeşe düşman
Orta çağ kalıntılarında gömülü
Bir yer göster.

Iraklar yakın yakın olmuşsa    
Karanlık veriyorsa aydınlığa yerini
Hayat fışkırıyorsa topraktan    
Öfke, kin sevgiye dönmüşse    
Atatürk Atatürk atıyorsa yürekler
Orada bir öğretmen olacak

    

İLK DERSİMİZ ATATÜRK- OSMAN BOLULU

Bir bayrak dalgalanır
Bozkırın ortasında, gür;
Oylum oylum kırlara ateş dökülür.
Kurt kuş, börtü böcek
Alevinde ısınır.

Beyaz güvercinlerin aklığında
Suluova Ortaokulu;
Ak akça güler dağa taşa.
Başında bir alev Atatürkçe,
Buyur, buyur Yel üfürdükçe...

Sevgilerin, dostluğun, insanlığın durağı,
Birliğin tutkalı,
Mutlu geleceklere dal,
Sonsuzluğa dek bitmeyecek masal,
Tarlalar içinde şu beyaz pota,
O'nun resmi var duvarlarda...



5.ÖĞRETMEN - FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

A'dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek,
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzüyle el ele öğretmen.

Göz olur o, uzakları görürüz,
Ağız olur o, türkü söyleriz, haykırırız günlerden
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep

Çizer büyük değirmisini
Uç olur da bir pergele öğretmen.

- Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış, göğün kıyısına bırakılmış,
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla çocuğuyla
Kurtulacağız, el ayak, kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.
Bir ışık bir ışık daha,
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
O Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen

 




ÖĞRETMEN- MEHMET GÜNER DEMİRAY

Köy sessizliğinde bilgiler tohumu,
Açar Mustafa Kemal şafaklarına,
Göksu sesinde zaman türküsü,
Örer yaşamayı sevgi peteğinden.
Büyür ahlat kollarında yayla yelleri,
Yurt bahçesinin ülkü bahçıvanları
Dağ gülleri köy öğretmenleri.

Bir ak yapı kekikli yamaçlarda,
Cıvıl cıvıl çiğdem kokan çocuklar,
Kimi güneş yanığı, kimi harman kavlağı,
Bir böcek, sakin adımlarında zaman yürüyor.
Okul kapısında Hüseyin Öğretmen,
Şakıyan yapraklarda sabah güneşi,
Hey elleri öpülesi yurt arıları,
Toprağın yüreği köy öğretmenleri.

Eğilip baktım akasya dallarından,
Kalkınan köy benim köyümdür.
Sonsuz göğünde özgürlüğün
Açan çiçek benim köyümdür.
Bir çift turna uçar gelir yayladan,
Uygarlık habercisi barış kuşları.
Yeşerir alnında yurt söğütleri,
Ulus emeğinden, ulus sevgisinden bir anıt,
Bozkır ermişi köy öğretmenleri.    



ÖĞRETMEN MARŞI- İSMAİL HİKMET ERTAYLAN

Alnımızda bilgilerden bir çelenk
Nura doğru can atan Türkoğluyuz,
Yeryüzünde yoktur olmaz Türk'e denk
Korku bilmez soyumuz.

Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş,
Öğren, öğret Hakk'ı halka, gürle coş
Durma durma koş.

Şanlı yurdum her bucağın şanla dolsun.
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.



ATATÜRK SİZİNLE- OSMAN GÜNGÖR FEYZOĞLU

Haydi, çocuklar, zil çaldı,
Girin birer ikişer sınıfa;
Tebeşir tebeşir gülümsesin
Karşınızda kara tahta...

Oturun sıralarınıza    
Tatlı, sıcak bir istekle;
Kafanızı hazır tutun
Yeni şeyler öğrenmeye...

Geçmişte atalarımız
Büyük işler başarmışlar;
Sizin de yapacağınız
Daha nice işler var...

Duvara asılı harita
Tanıyalım yurdumuzu;
Öğrenelim her bakımdan
Nedir gerçek, nedir doğru...

Işıksız, yolsuz kalmışız
Uzun zamanlar neden?
Kendimizi bırakmışız
Yarınları düşünmeden...

Orman çekilmiş yayladan,
Ovalar, tarlalar susuz;
Memleket, çocuklar, memleket
İşte bu yüzden uykusuz.

Artık sizler varsınız
Umutlar size bağlı;
Sizsiniz hiç unutmayın
Ulusun kolu kanadı...

En güzeli, en iyiyi
Bulun, ortaya koyun;
Yolunuzu aydınlatan
Bilim olsun, sanat olsun...

Bakın Atatürk sizinle
Sizi gözlüyor her an
0'nun sonrasız ruhudur
Sizinle birlikte yaşayan...

Haydi, çocuklar, zil çaldı,
Çıkın birer ikişer sınıftan;
Kıvançla, sevinçle koşun
Sizi bekliyor vatan...



IŞIK DALI- İLHAN GEÇER

Ellerin vardır öğretmenim
Memleketin alın yazısını yazar
Dağıtır kopkoyu karanlıkları
Ellerin yüreklerimizde bahar

Gözlerin vardır öğretmenim    
İleri ve aydın ufuklara bakan gözlerin
Boğar ışığında yobazlıkları    
Mutlu yarınlar muştular
Sıcak ve derin    

Yüreğin vardır öğretmenim
İçinde ne kötülük, ne karanlık, ne de kin
Sevgiyle, iyilikle, bilimle dolu
Hep vatan için çarpan yüreğin.



10. DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ- CEYHUN ATUF KANSU

"Bana çiçek getirin, dünyanın bütün
çiçeklerini buraya getirin!"
Köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin getirin...ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın.
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir, benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kopdağına göçen,
Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen.
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum.
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima, yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

İLGİLİ İÇERİK

BELİRLİ GÜN ve HAFTALAR

29 EKİM CUMHURİYET HAFTASI

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA HAFTASI

12 MART İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ HAFTASI

18 MART ÇANAKKLE ZAFERİ HAFTASI

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI HAFTASI

19 MAYIS GENÇLİK ve SPOR HAFTASI


SAYFA:2/11-20


11-SİZ DE GİDERSENİZ DOSTLARIM – ALİ RIZA KAYAALP

Siz de gidersiniz dostlarım
İçimde sevginiz yoğunlaşır yoğunlaşır
Her yıl mayısı bitirmeden sınıflar
Ne çabuk bellersiniz uçmayı çocuklarım.

Siz de gidersiniz dostlarım
Boşalır elim avucum, düşer kollarım
Yeni umutlar gelene kadar istasyona
Bir tren düdüğünün ardından bakakalırım.

Siz de gidersiniz dostlarım
Bakışlarınızda demet demet ışık
Parmaklarınız gözümde
Küçücük ellerinizde dünyalar

Siz de gidersiniz dostlarım
Bense on yıldır sınıfta kalırım
Öyle bakmayın ardınıza
Siz ben de varsınız
Ben gülen gözlerinizde



TAHTA, KÜRSÜ, ÇOCUKLAR- BEHÇET NECATİGİL

Tahta sınıfa karşı
Kürsü tahtanın yanında
Sınıfta otuz çocuk vardı.

Tahtanın önünde silgi
Üç dört tebeşir
Öğretmen içeri girdi
İlk ders cebir

Tahta tahtadır ama
İnsanlardan anlayışlı
Hiç sevmediği hâlde
Tahta cebiri kavradı.

İkinci dersin öğretmeni
Geçti kürsüye oturdu
Tahta yan gözle ilgili
Öğrendi Aguste Comte'u

Üçüncü derste tahtaya
Bir öğrenci kalktı fakir
Yaz dedi öğretmen, yazdı:
“Hayata neşe güneştir,
Melal içinde beşer
Çürür bizim gibi."

Tahta şairin hâlini
Çocuğunkine benzetti
Üzüntüler, yoksulluklar elinde
Çocuk da çürüyüp gitmişti.

Dördüncü ders boş geçti
Zil çalsın bekle çalmaz
Tebeşiri kaptığı gibi
Bir çocuk geldi haylaz
O canım mısralara
İki çizgi çizdi çapraz
Yazdı iri iri: "Yuha!”
Kayboldu tahtanın nuru
Kayboldu tahta  
Sonraki çizgiler altında.



BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM - M. NEJAT SEFERCİOĞLU

I
Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben, şairimin mısralarında dil,
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül,
Âşığımın sazında tel,
Öpülesi bir el olmak istiyorum;
Ben öğretmen olmak istiyorum.

Ben, çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
Korkunun mayalandığı yerde yürek,
Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum;
Ben öğretmen olmak istiyorum.

Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak,
Şu yetim çocuğa yanan bir ocak,
Çorak topraklara yağan yağmur,
Azgın sulara bent,
Mehmet'imin elinde çağlar açan kılıç,
Doktorumun elinde derman saçan neşter,
Mimarımın, mühendisimin elinde pergel, cetvel;
Ben ana, ben baba Ben Fatih, ben İbni Sina.
Ben Mimar Sinan olmak istiyorum;
Ben öğretmen olmak istiyorum.

Ben ressamımın elinde fırça, tuvalinde renk,
Bestekârımın en içli şarkısında nağme,
Hattatımın, nakkaşımın elinde kalem;
Ben Hoca Ali Rıza,
Bin Itrî, Leylâ Hanım,
Ben Karahisarî olmak istiyorum;

Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben öğretmen olmak istiyorum.
Vatan evlâdına Türklüğü öğretmek için
İstiklâl Marşı'mı gururla söyletmek için,
Ben öğretmen olmak istiyorum.
Milletimi "Muasır medeniyet seviyesine" yükseltmek için.

Ben zehirli mantarların,
Deve dikenlerinin,
Ayrık otlarının boy attığı verimsiz bir toprak değil,
Ben,    
Kırlarında elvan elvan çiçeklerin açtığı,
Dağlarında hür kuşların uçtuğu,
Pınarından susayanın içtiği,
Yollarından yiğitlerin geçtiği,
Çiftçisinin başak başak kardeşliği biçtiği
Bir vatan olmak istiyorum:
Ben öğretmen olmak istiyorum.

Ben Hakk'a yönelen alınlarda nur,
Vatan topraklarını çevreleyen sur,
Mehmetçiğin göğsünde "iman",
Gençliğimin damarında "asil kan";
Ben zulme eğilmeyen baş,
Ben Türklük için ağlayan gözlerde yaş,
Barışta güvercin, savaşta kartal olmak istiyorum:
Ben öğretmen olmak istiyorum.

II
Ben öğretmen olmasam diyorum.
O zaman kim öğretir güzel Türkçe'mi
Henüz anne diyen dillere,
Kim öğretir insanlığı, duyguyu genç nesillere,
Kim öğretir büyüğünü saymayı,
Küçüğünü şefkat ile sevmeyi?

Ben öğretmen olmasam diyorum.
O zaman şu körpe fidan
Nasıl öğrenecek sert rüzgârlara göğüs germeyi,
Nasıl öğrenecek, çiçek açıp meyve vermeyi?
Şu gelinlik kızım,
Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım
Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi;
Vatan için, millet için, bayrak için
Göz kırpmadan ölmeyi?


Ben öğretmen olmasam diyorum.
Kim dokuyacak kilimimi, halımı
Kim işletecek madenimi, fabrikamı,
Kim alıp satacak ürettiğim malımı?
Ben öğretmen olmasam,
Kim yazıp okuyacak şiirimi, romanımı;
Kim yazıp okuyacak    
Sıladan gurbete, gurbetten sılaya
Hasret taşıyan mektuplarımı?

III
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü vatanımı severim,
Çünkü bilirim vatan için ölmesini...
Alnımda şeref tacıdır
Tarihim, Cumhuriyetim, Türklüğüm...

Ben öğretmen olmalıyım diyorum;    
Çünkü heyecan veriyor bana        
Şu çeşme,    şu kervansaray, şu    cami,    şu türbe;
Şu davul, şu zurna,     
Şu halay, şu horon, şu bar, şu zeybek...
Bana heyecan veriyor..
Anamın yazmasındaki oya, söylediği ninni, ağıt,
Tad alıyorum ekmeğimden, aşımdan
Gurur veriyor bana millî kültürüm...
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü inanıyorum Allah'ıma,
İnanıyorum
"Beşikten mezara kadar oku." diyen Peygamberime,
İnanıyorum "Ne mutlu Türk'üm." diyen Atatürk'üme...

Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü biliyorum affetmesini,
Biliyorum asil duygularla insanları sevmesini...

Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü inkâr etmiyorum tarihimi
Hor görmüyorum geçmişimi,
Atalarım önümde en büyük rehber diyorum,
Çünkü ben özenmiyorum
İnsana, insanlığa saygı duymayan hiç bir fikre,
Çünkü ben bel bağlamadım
Örfüme, âdetime, dinime ters düşen çirkinliklere.

IV
Sen öğretmen olmalısın kardeşim;
Sen nâmussun, vicdansın, adaletsin...
Sen müsbet ilimsin kardeşim.
Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan...
Sen, buram buram tüten vatan sevgisi
Sen burcu burcu tüten Türklük duygususun
Sen öğretmen olmalısın kardeşim
Sen öğretmen olmalısın...
Biz öğretmen olmalıyız;
Biz görmeyenlere göz,
Duymayanlara kulak,  
Yürüyemeyenlere ayak olmalıyız...
Biz öğretmen olmalıyız kardeşlerim
Kızıyla erkeğiyle
Lâyık olmak için    
“Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" diyen    
Ulu Önder Atatürk’”

Biz şairlerimizin mısralarında dil,
Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül,
Âşıklarımızın sazlarında tel,
Öpülesi bir el olmalıyız:
Biz öğretmen olmalıyız...




ÖĞRETMENİM  -MUHSİN İLYAS SUBAŞI

Gözlerinle yazarsın bahtımı öğretmenim,
Boyayıp bin bir renge, ellerinle okursun.
Kaç aşk türküsü gibi satırlarında benim,
Sayfa sayfa işleyip kaderimi dokursun.

Öğretmenim, sevgine kalemini banarak,
Sülüsten bir besmele yazarsın yüreğime.
Bilirim, huzur sana yerle gök kadar ırak,
Tad olursun suyuma, aşıma, ekmeğime...

Bir mukaddes sevdaya teslim ettin başını,
Anladım ki artık sen, müellifimsin benim.
Gün gelir de boyarsam kültürden kumaşını,
Âbideni ışıktan dikerim öğretmenim!..



15.ÖĞRETMENİM- AHMET TUFAN ŞENTÜRK

-Çocuksuz ölen ilkokul öğretmenim Hüsnü Yaylalı'ya-

Ne okul vardı, ne öğretmen
Ne okutan vardı, ne okuyan
Güneş,
Bir dağdan doğar, öteki dağdan batardı
 İnsanlar, güneş doğmadan kalkar,
Güneş batınca yatardı...

Ben çobandım öğretmenim
Muhtarın yanında gizir
Dünyam öylesine küçük,
Dünyam öylesine dardı...

Eşin öğretmen, sen öğretmen
O yıllarda gelmiştiniz bizim yöreye
Toplamıştınız o köylerin çocuklarını
Biz öğrenci olmuştuk, siz öğretmen.

Bilirdiniz, görürdünüz halımızı
Biz anlatmadan, söylemeden,
Bizim için çabalar, çırpınırdınız,
Bilmezdim neden?
Ben de sizi düşünürdüm öğretmenim
Sızın için üzülürdüm
Aramızda bir çocuğun yok diye.
Bakışların buğuluydu, sesin babacan
Bizi öpüp okşamak isteyen bir hâlin vardı
Ders verirken pencereden uzaklara bakardın
Ellerini ovuştururdun durmadan
Sevinir miydin, üzülür müydün bizi görünce?
Gizli gizli ağlar mıydın, benim gibi?
Ürperir miydin "Baba !" deyince bir çocuk
Nasıl bir acı duyardın öğretmenim?
Cıvıl cıvıl gülüp oynayan,
Çocukları gördüğün zaman
Oysa hepimiz senin çocuklarındık öğretmenim...    

Nasıl üzüldüğünü, nasıl acı çektiğini bilseydim
Sana "Baba !" derdim,
Sana, "Babacığım !.." derdim
Günde bir değil, belki yüz kere, bin kere
Ellerini, ayaklarım öperdim...

Ben bu acıyı çok geç duydum, geç öğrendim
Yerin Cennet, ruhun aydın olsun öğretmenim.



ATATÜRK GÜLÜMSEDİ- TALAT TEKİN

Atatürk gülümsedi  
Biz sınıfa girince öğretmenim
Dağıldı kara bulutla    
Açıldı gonca

Baktı ki okul yenidir
Siz yenisiniz, düşünceler yeni
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Saklayamadı sevincini
Baktı ki gençsiniz, bilgili
Eğitiyorsunuz yolunca yöntemince
Atatürk    gülümsedi öğretmenim
Sevindi onca    

Baktı ki karışmış aramıza
Çiziyorsunuz yolu
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Gözleri dolu dolu

Anlaşılan bütün yaz
Atatürk gözünü kırpmamış
Çünkü boşmuş sıralar
Çünkü harf okunmamış

Kapkara bulutlar inmiş
Işıklı gözlerine
Bora gibi fırtına gibi Atatürk'üm
Sanırım yönelmiş bilgisizliğe

Ama baktı ki gün doğmuş
Bir koşu varmışız okula
Özlemiyle açılmış kitaplar
Bir iştah kızda oğlanda

Baktı ki zil çalmış sınıfa girmişsiniz
Bütün bakışlar sizde
Günaydın demiş derse başlıyorsunuz
Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde

Baktı ki Türkiye'si Türkiye'miz
Aydın ufuklara yürüyor hızla
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Övünüyor bizle

Dağıldı kara bulutlar
Biz sınıfa girince
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Kürsüde kendini görünce



GÜZEL ŞEY- MEHMET YARDIMCI

Kerpiç evler gülümser sanki
Parsıların isli camından    
Her sabah dökülür sokaklara
Salkım saçak çocuklar    
Gözleri bir başka ışır
Okul güzel şey.    

Kaldırım taşları gülümser sanki
Çamurlu yüzüyle
Çocuklar geçer üstlerinden
Gidişleri cıvıl cıvıl
Dönüşleri coşku dolu
Okul güzel şey.

Gökyüzünün donuk aydınlığına karşı
Daha ağarır yürekleri
Tek tek ışır bilgece
Sezerler gün gün
Bilincindedirler uyanışın ilkyaz fidanı gibi
Okul güzel şey.

Yeni olan her şey güzeldir onlar için
Yurdumun gerçek temeli örülür
Çocuk Atatürk der eve döndüğünde
Işık der İlkeler der hey
Eğitim seferberliği verilir bir uzak köyde
Okul güzel şey.



BEN ÖĞRETMENİM- OKTAY YİVLİ


Ben öğretmenim;
Biçimden biçime,
Kılıktan kılığa girerim.
Yerim zamanlara eş,
Yaşadığım zaman
Tüm coğrafyalarca geniştir.

Ben öğretmenim;
Oğuz Han olarak gözükürüm
Bir dersimde:
Altın yay ve üç gümüş oku
Oğullarım arasında bölüştürürüm
Tarihlerce sürer soyum;
Yayılır dört bir yana
Yirmi dört torundan
Yirmi dört boyum.

Ben öğretmenim;
Bilge kağan,
Bir dersimde Köl Tigin olurum:
Yüzyıllar sonrasından
Duyulur seslenişim.
Elbette bozulmaz törem;
Çökmedikçe üstte gök
Ve delinmedikçe

Altta yer kürem.
Ben öğretmenim;
Aşk şairi Fuzûlî,
Lâle Devri'ni gören Nedim,
Ben inanmış Yesevî,
Ben Yahya Kemal;
Dizelerimde canlanır tarih,
 İstanbul kokar şiirim.

Ben öğretmenim;    
Bir dersimde kaygılanırım
Vatan için;    
Dolaşır kanımda    
Sevgisi yurdun:    
Namık Kemal'dir yüreğim,
Ulubatlı Hasan'dır,
Bıyıkları yeni terlemiş
Genç Osman'ca    
Canımı veririm.    
Ben öğretmenim;
Bir dersimde sıkça
Coğrafya değiştiririm.
Kalbim aynı duyguyla dolu,
Türkiye haritasında
Yolculuk eder elim:
Fındık toplarım Giresun'da,
Adana'da pamuk,
Nefesim Marmara'da tütün,
Ege'de kekik kokar.
Nice saymadığım illerce
Dolaşırım vatanı bütün.

Ben öğretmenim;
İstiklâl Savaşı'm    
Benimle her yıl yeniden yaşanır,
Bağımsızlığın önemim
Anlar bir daha öğrencim.
Genç beyinlere Yurt aşkını taşır,
Bayrak bayrak yüreğim.

Ben öğretmenim;
Sisler, dumanlar içinde
Açılır eski cepheler yine...
Hasan Çavuş'un, Şehit Ali'nin
Kolağası Mehmet Bey'in
Dolaşır damarlarımda kanları.
Sonra taze bir gün doğar
Kuşlar öter özgürce...
Hep hatırlarım yeniden;
Düşmanın bittiği gündü,
Belirdi sisler içinden Mavi bir gökyüzü...

Ben öğretmenim;
Yaşım bağımsızlığımca eski,
Gücüm Cumhuriyetimce genç,
Ben zamanlara damgasını vuran
Mustafa Kemal'im.
 (1990)    



İNSANLIK TÜRKÜSÜ -BAHATTİN KARAKOÇ

- Yurt bahçemizde en güzel çiçekleri yetiştiren, gerçek bahçıvan Saygıdeğer Öğretmenlerimize selâm ve sevgi ile...

Işığım gül aydınlığı, ya da çiğdem,
Ben toprağı yeni yaran bir kardelenim.
Diyelim bir yerde zaman aksadı,
Araya sen girersin öğretmenim…

Nereye bak dersen, oraya bakarım ben,
Işık sularında akçakavak misâli uzayıp giden benim.
Diyelim bir yerde hızım kesildi,
Yetişir elimden sen tutarsın öğretmenim…

“Tahtaya kalk! ” dersin, hemen kalkarım;
“Anlat! ” dersin, ben anlatır giderim.
Nerede yanılsam yağmurun keser yolumu,
Yanlışımı hep sen düzeltirsin öğretmenim…

Düşüp bir kuşun, bir kelebeğin peşine,
Uzaklara, çook uzaklara gittiğim olur benim.
Ne zaman başımı sert bir yere çarpsam,
İlk üzülen sen olursun öğretmenim…

Gökyüzü karatahta, yıldızlar harf ve rakam;
Parmaklarını tebeşir yapıp yazan benim.
Elimin yetişemediği yerlere,
Beni sen yükseltirsin öğretmenim…

Alfabeye başladığım günden beri,
Durmadan ağaç, kuş, çiçek resimleri çizerim.
Hangi işi başarsam yüz akıyla ben,
Sevinen sen olursun öğretmenim…

Vatanı, milleti, bayrağı sevmeyi,
Daha çiğdem hâlindeyken senden öğrendim.
Ne zaman bir yerim kesilip kanamışsa,
Yüreğinle sarıverdin öğretmenim…

Barışın, kardeşliğin kutsal güzelliğini
Ve sevginin bir ibadet olduğunu tekrarlamasan da bilirim.
Benim haritamı sen çizdin, sen şekil verdin bana;
Ben, senin eserinim öğretmenim…

Ben, kendi uygarlığımın en geniş tarlasında
Yarınlara gülümseyen, daha bir gök ekinim.
Dost bulutları sağıyorsun üstüme,
Benim yüreğim kabarıyor öğretmenim.

Gün ışır, ben ışırım doruk doruk;
Sarmaşıklar gibi çoğalıp giden benim.
Senin sesin ufuklarda yankılanır durur,
Ben, senin eserinim öğretmenim...



20.ÖĞRETMEN - FEYZİ HALICI

Bir yolun başındasın en güzel, en ideal
Bu kutsal yolculuğa ne olur beni de al...

O ki bir öğrenciyim henüz yedi yaşında
Bir elimde tebeşir, kara tahta başında

Yüreğimde bilime karşı candan bir uyum
Bir sınırsız istekle nasıl da da dopdoluyum

Gözüm yansır yılların tatlı hatırasında
Bu oturan ben miyim, bir okul sırasında?

Zaman bir bengi-sudur, öylesine akıp giden
Çalıyor bir günaydın gibi ziller yeniden

Bir sevgiyi paylaşır, aynı ses, aynı soluk
Bu kaçıncı özleyiş, bu kaçıncı yolculuk?

Bir okul bahçesinde düş gibi bu gün, yarın
Cıvıl cıvıl sesleri taşacak çocukların

Nasıl da yeşerecek, hayatı saran büyü
Birlikte duyacağız o doyumsuz türküyü

Sen de yaşayacaksın bu aşkı destan destan
Bilimle yücelecek elbette güzel vatan

İnsan bir fidan gibi her gün biraz daha gür
Öğretmen sevgisiyle sonsuza doğru büyür

Yürü aydınlıklara gözlerin buğu buğu
Gelecek kuşaklara taşı bu mutluluğu

Bir yolun başındasın, en güzel, en ideal
Bu kutsal yolculuğa ne olur beni de al...

İLGİLİ İÇERİK

BELİRLİ GÜN ve HAFTALAR

29 EKİM CUMHURİYET HAFTASI

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA HAFTASI

12 MART İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ HAFTASI

18 MART ÇANAKKLE ZAFERİ HAFTASI

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI HAFTASI

19 MAYIS GENÇLİK ve SPOR HAFTASI


SAYFA:3/21-30


21-TÜRK ÖĞRETMENLERİNE - MİTHAT CEMAL KUNTAY

Bazen ölüler korur yurdu, bazı da sağlar
Göz nuru karışmazsa şahadet kano ağlar

Yoksulluğun ufkunda erirken bile mağrur
Sensin o hazin nur, o derin nur, o büyük nur.

Hoşnutsun, eğitilmiş okuyorsam, yazıyorsam
Ey terli alın, ey güneşin öptüğü insan.

Şöhret aramaz, şan aramaz, nam aramazsın
Cemiyetin omzunda yokmuş kadar azsın.

İlmin sesi haykırmaz, ilim şarlatan olmaz,
Sessiz de seven yoksa vatanlar vatan olmaz

Sen yurdunu haykırmayarak gizli seversin
Kalmışsa eğer ömrümü Tanrım sana versin.


ÖĞRETMENİM ŞİİRİ – AHMET ANIL AKTAŞ

Ben bir gülüm, sen bahçıvan
Çok açarsam eser senin
Mis kokarsam hüner senin
Ama bir de solarsam
Günah senin, günah senin
Öğretmenim.
Ben tohumum, çiftçi sensin
Çok sularsan, ürün senin
Bol olursam, verim senin
Ama bir de çürütürsen
Hata senin, hata senin
Öğretmenim.
Ben elmasım, sarraf sensin
Pırlanta isem, emek senin
Parlıyorsam, yaldız senin
Ama bir de parçalarsan
Kırık senin, kırık senin
Öğretmenim.
Ben boş defter, kalem sensin
Doğru yazsan, yarın senin
Güzel yazsan, ikbal senin
Ama bir de karalarsan,
Vicdan senin, vicdan senin
Öğretmenim.
Ben öğrenci, sen öğretmen
Başarırsam hüner senin,
Kazanırsam zafer senin,
Ama bir de kaybedersem,
Yok diyecek başka sözüm,
Yorum senin, yorum senin
Öğretmenim.


ÖĞRETMENİM - SADETTİN KAPLAN

Cemreler yürekten yüreğe atlar
Göğerir bastığın yer öğretmenim
Düştükçe binlerce tomurcuk patlar
Alnından bir damla ter öğretmenim

Dağlar koşar gelir eğer gel desen
Çirkin güzel olur sen güzel desen
Aydın geleceği ufkumuza sen
Kutlu ellerinle ger öğretmenim

Çile bülbülüydün şakıdın bizi
Hem okuttun hem de okudun bizi
Madem nakış-nakış dokudun bizi
Vatan toprağına ser öğretmenim

Bire bin verirdin toprak gibiydin
Soldukça yeşeren yaprak gibiydin
Bayrağın altında bayrak gibiydin
Şehit öğretmenim er öğretmenim

Silahın kalemdir sevgin sarmaşık
Bir pervanesin ki ışığa âşık
O eller tutuyor geceye ışık
Öpeyim elini ver öğretmenim


ÖĞRETMENİM - AHMET SELÇUK İLKAN

Bana neler öğretmiştin
Unutmadım öğretmenim
Ama gel gör yine adam
Olamadım öğretmenim

Ezberledim hep dersini
Yaşattılar hep tersini
Mutluluğun adresini
Bulamadım öğretmenim

İnsanlığın adı para
Bu hayatın tadı para
Ne gerek var kitaplara
Anlamadım öğretmenim

Hani doğru bükülmezdi
Hani haklı ezilmezdi
Hani dağlar yıkılmazdı
Yıkıldım öğretmenim

Defter başka, kalem başka
Yaşadığım âlem başka
Şöyle güzel, gerçek aşka
Düşemedim öğretmenim

Saygı dedim anlayan yok
Vefa dedim tanıyan yok
Dostluğu da bir bilen yok
Göremedim öğretmenim

Her şey yerli yerinde mi
Bütün sırlar derinde mi
Suç bende mi, evrende mi
Bilemedim öğretmenim

Sakın gitmesin ağrına
Bir hevesim yok yarına
Utanacımdan mezarına
Gelemedim öğretmenim
Affet beni öğretmenim


25.ÖĞRETMEN-HAYRETTİN KARAMAN

Öğretmen dervişler çağdaş dervişler
Kılıçsız cihaddır yaptığı işler
Melekler tebriğe koşup gelmişler
Allah yolu deyip koşan dervişler

Allah’ın nurunu taşımak için
Birer ampul gibi ışımak için
Muhtacın başını kaşımak için
Dumanlı dağları aşan dervişler

Allah rızasını önceye alan Karaya,
denize, havaya dalan
Her gittiği yerde bir rehber olan
Bir hizmet aşkıylacoşan dervişler

Şehiddir ölenler, gazi yaşayan
Yapıp ettikleri övgüye şayan
Küçükleri seven büyüğü sayan
Hak ediyor şeref ve şan dervişler

Ne vatan hasreti ne evlat ne eş
Bütün insanları bilmişler kardeş
Aydınlık kaynağı bir cömert güneş
İbadette daim, her an dervişler

Allah’ın nurunu söner mi sandın
Mümini yolundan döner mi sandın
Bâtıl gelip hakkı yener mi sandın
Allah’ın nuruyla bakan dervişler

Avustralya, 24 Nisan 2002


BEN BİR ÖĞRETMENİM - MEHMET TÜRKAN

Ben bir öğretmenim, harmanda ekinlerim var benim
Ben bir öğretmenim çimende çiçeklerim var benim

Ben bir öğretmenim, güllerin kıvrımında yüreğim
Her bülbülün feryadında inlemelerim var benim

Kuruyan derelere bir katre olmaktır muradım
Yaralı gönüllere sevda merhemlerim var benim

Karla kaplanmış ıssız dağların başında, umudum
Sabırla bahar muştulayan kardelenim var benim

Ben bir öğretmenim, duvarlar altında kalan benim
Benim yüreğim yanar, püryan yüreğim var benim

Bir kitabın hecelerinde kayboluyor yüreğim
Her cümlenin altında saklı öznelerim var benim

Yar benim, yaran benim, dost benim, derman benim
Sayısını bilmediğim, çok evlatlarım var benim

Ben bir öğretmenim, her yazı yazanın kalemiyim
Mürekkebinde sevda yazan emeklerim var benim

Taşlar kalbine gönül koyan yavrularım var benim
Bak, elif gibi gökyüzünde âlemlerim var benim

Hasret çeken gurbet ehli Yunusların can diliyim
Fuzuli’nin Kerbela’sında hüzünlerim var benim

Ben bir öğretmenim, yıllarım yolları bağlar da
Hicranla dolu hasret çeken katarlarım var benim

Derin savaşlardayım tek kılıcım kalemdir benim
Kaybedersem yanarım, derin yaralarım var benim

Dil-i mecruhlar, dil-i bimâr her ne varsa bendedir
Gönül ehliyim sevdakârım çok sevdalarım var benim

Ben bir öğretmenim, her gelenin azarı nasibim
Ben yetiştirdim, siteminde emeklerim var benim

Bir gülücükle deryalara gider enginlere dalarım
Dünya benim olur, sayısız çocuklarım var benim

Bir damlacık gözyaşıyla kahırlanır da ağlarım
Çocukların gözünde saklı, hüzünlerim var benim

Ben bir öğretmenim, bütün memleket benim sırtımda
Taşımazsam, hesabım zor, çok hesaplarım var benim

Ben de etten kemiktenim, geçimimim de var benim
Kimse bilmez halimden, naçar ne dertlerim var benim

Ben bir öğretmenim, Fatih’in gönlünde sultan idim
İbn-i Kemal değilim, ensemde kılıçlarım var benim

Kara tahta başında, engin hulyalara dalarım
Kararmış gönüllere derman, ilaçlarım var benim

“Hulyası kalmayınca hayatın anlamı kalmazmış”
Dost gönüllerde sultanım, ne yaranlarım var benim

Ben bir öğretmenim kimseye şikâyet edemem ki
Kaynak benim, bu özümden şikâyetlerim var benim

Yâreliyim, yâremi deşen, benim çıkan dallarım
Güller yerine gönlüme taş atanlarım var benim

Karşılıksız sevmişim sevdamın vuslatı yok benim
Ben bir öğretmenim, yârim, öğrencilerim var benim

Tek bedeli var bunun yârimden, gülen bir tebessüm
Onurum kırılmasın, narin bir yüreğim var benim

Ağlayan bir göz görsem yüreğim dağlanır yanarım
Umudu bitmiş insanlara çok sağlarım var benim

Dilek tarlasına umut tohumlarından ekerim
Bir gün yeşerir elbet bitmez umutlarım var benim
 
01 Kasım 2009
 

BEN ÖĞRETMENİM - AYŞİN AKBULUT

Başım dik, alnım ak, yüreğim sevgi dolu,
Gözlerim ufukta, karşımda Anadolu.
Bir bahçe yarattım, güllerle dolu,
Derleyen benim, BEN ÖĞRETMENİM.

Çamurlu taşlı bir köy yolunda,
Dikenli, karlı bir dağ başında.
Ülkenin yanan her ocağında,
Çocuklar benim, BEN ÖĞRETMENİM.

Nesil benimdir vebali benim,
Leyla'nın, Elifin hayali benim,
Yarını taşıyan ağır yük benim,
Gelecek benimdir, BEN ÖĞRETMENİM.

Karlara başkaldıran kardelenlerin,
Cehaleti boğan güçlü ellerin,
Geleceği kuracak tüm beyinlerin,
İmzası benim, BEN ÖĞRETMENİM.

Bahçıvan benim, boyacı benim,
Bir oyun yarattım senarist benim,
Ateşi mi çıktı minik Ahmet'in?
Doktoru benim, BEN ÖĞRETMENİM.

Bayrak benimdir, Cumhuriyet benim,
Sabırla örülen nesiller benim,
Uygarlığa yüklenen büyük ülkemin,
Sahibi benim, BEN ÖĞRETMENİM.
 
Ayşin AKBULUT
Duruçay İlköğretim Okulu Öğretmeni
Öğretmen dergisi, Sayı:29
 

SÖZLEŞME - ALİ YÜCE

Ben bir öğretmenim
Işık sürerim ekmeğime
Sevgi sürerim
Mesleğime boynuz takamam
Sonra nasıl bakarım
Çocuklarımın yüzüne...


ANIT -ALİ YÜCE

Mendilinle ağız silerdin
Acılarımızı silerdin
Yüzlerimizden
Senin hiç mi acın yoktu
Öğretmenim
Sen bize güldüğün zaman
Nerden gelirdi gözlerin
Sen bize küstüğün zaman
Yüzün nere giderdi
Öğretmenim
Sen bize görme öğretirken
Kediler niçin ışığı tırmalardı
Niçin havlardı karanlık
Öğretmenim


 
30.ÖĞRETMENİM - ÂŞIK MAHZUNİ ŞERİF

Bütün karanlığın ulu güneşi,
Her gece gönlüme dol öğretmenim.
Kim ki çıkmak ister ömür dağına,
Ancak senden başlar yol öğretmenim.

Hep çürüsün sana küfreden diller,
Kökten kopsun sana taş atan eller,
Senden küçük güzellikler, güzeller,
Sendeki bir başka hal öğretmenim.

Satır satır düşüncemde kanımsın,
Kanımın içinde başka canımsın,
Yaradandan sonra küçük tanrımsın,
Sende hikmet, kudret bol öğretmenim.

Adaletin A harfini sen yazdın,
Zorluklaları sen öğrettin, sen çözdün,
Hesabı keşfettin, atomu ezdin,
Sana tüm engeller kul öğretmenim.

Sen ağlarken ya ben nasıl güleyim?
Rehbersiz menzili nasıl bulayım?
Eline, gönlüne kurban olayım,
İşte bir canım var, al öğretmenim.

Mahzuni sızlanır övgüm az diye,
Benden neler çektin, oku, yaz diye,
Gene yatır dizlerine saz diye,
Beni ölene dek çal öğretmenim...

İLGİLİ İÇERİK

BELİRLİ GÜN ve HAFTALAR

29 EKİM CUMHURİYET HAFTASI

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA HAFTASI

12 MART İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ HAFTASI

18 MART ÇANAKKLE ZAFERİ HAFTASI

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI HAFTASI

19 MAYIS GENÇLİK ve SPOR HAFTASI


SAYFA:4/ 31-40
 
31-ÖĞRETMENİM - SIRRI ÇINAR

Unuttum ezberlediğim binlerce ismi,
Bir senin adını unutamadım.
Yıllar geldi geçti habersiz,
Bir seni tanıdığım günü unutamadım.

Anamın kucağından, yüce gönlüne,
Köprüler kurdum gülle bezenmiş,
Notalar yazdım güzel sesine,
Öğrettiğin ilk şarkıyı unutamadım.

Ufku ardımdan alıp, önüme koydun,
Hasret mektubunda harfler sen oldun,
Beni yeşertmeye ömrünü verdin,
O şefkatli gülüşünü unutamadım.

İyiyi, kötüyü senden öğrendim,
Bildiğin her şeyi motifledin, işledin,
Çok sayıldın, çok sevildin, özlendin,
Sana duyduğum hisleri unutamadım.

Öğretmen, can demek, gönül demek,
Ümitsizlik batağında güven demek,
Anadolum kadar cömerttir verdiğin emek,
Ayrılırken ağlayan gözlerini unutamadım.

Hala gözlerim nemli, her an ağlayabilirim,
En kutsal varlık öğretmen diyebilirim,
Yüreğimin başına yazdıkların için ölebilirim,
Seni de, gösterdiğin yolu da unutamadım...


ÖĞRETMENİME-SÜLEYMAN ÖZBEK

Bilgi demetleri sun, yine bana,
Yine yalçın dağlar ötesinden gel...
Işık saç, erdem ver, sisli dünyama,
Yine altın çağlar ötesinden gel...

Aydınlığa giden sonsuz yollardan,
Tomurcuklar açan yeşil dallardan,
Bahçedeki taze, solmaz güllerden,
Baharlarla bağlar ötesinden gel...

Fecri müjdeleyen yıldızdan, aydan,
Uzat maviliği şeffaf saraydan
Buketler dererek bize uzaydan,
Göklerden al tuğlar ötesinden gel.

Milletime doğan şafaklarla şen,
Şehitler yatağı topraklarla sen,
Irkıma şen veren bayraklarla sen
Tarihler, otağlar ötesinden gel....

 
SANATKÂR-HÜSEYİN KULAKSIZ

Al, işte boyalarım
Bir resim yap bana,
Kâğıdı kocaman olsun...
Bir manzara çiz Anadolu'dan
Şöyle güzel bir manzara
Seyrine doyum olmasın...
Dünyamı karartan
Kara bulutları çizme sakın!
Önce, güneşi yap
En üst köşeye;
Aydınlatıcı olsun,
Sıcaklık versin gönüllere...
Ön plânda
Bir çoban görünsün;
Yaslamış sırtını
Ulu bir çınar ağacına.
Kavalını da ver eline
Yanık yanık çalsın
Bizim türkülerden...
Çıngıraklı
Kınalı koyunları,
Kuzuları da yap tabi.
Gönüllerde sevgiyi yeşerten
Çimenleri de boya.
Sümbülleri, nergisleri de çiz
Körpe çocuklar misali...
Bir dere aksın yan taraftan
Beyaz köpüklü,
Suları serinletici olsun
Yeşertsin tohumları...
Sonra;
Uzaklarda görünen
Bir köy olsun,
Bizim köyümüz.
Evleri görünsün; kerpiçten.
Okulunu da çiz;
Bacası ak tüten...
Ve,
Bir yol çiz
Arkadaki dağların ta yücesine
Aydınlık olsun...
Eline sağlık öğretmenim,
Ne kadar da güzel oldu!..
Olmasaydı bu çizgiler,
Boş kâğıt neye yarardı!..
Ya ben;
Ya bendeki çizgilerin öğretmenim;
Bilginin,
Gerçeğin,
Sevginin
Solmayacak çizgileri.
Ya onlar olmasaydı,
Ben; manzarasız
Boş resim kâğıdı gibi
Bir hiç olurdum...
Devam et öğretmenim:
Tükenmesin hiç kalemin,
Tükenmesin nefesin.
Gönlümün ta derinliklerinde
Yücelerden yücesin...
Bir kâğıda,
Bir kendime bakıyorum.
Başkalarını bilmem ama,
Dünyanın en büyük sanatkârı
İnan sensin...
 


BEN ÖĞRETMENİM - AYFER TOMRUK

Doğuda, batıda benim izlerim,
Güneyde, kuzeyde benim özverim.
Dağlar yol versin, ister vermesin,
Dağı, taşı deler yine giderim.

Devletin çatısı benim eserim,
Ata’mın dediği yolda giderim.
Anamdan, babamdan hatta kendimden,
Bizleri kurtaran eli severim.

İster bozkır olsun, isterse çorak,
Orası bir vatan, kutsal bir durak.
Işığı yakmaktır, benim görevim,
Bizlere yakışmaz, geride durmak.

35-BİRİCİK ÖĞRETMENİM - HAKKI ÇEBİ

Öpmek istiyorum hep o şefkatli elleri.
Yerimde sayıyordum alıp geçtin ileri.
Bana hep sen öğrettin o güzel bilgileri.
Benim bilgi kaynağım, sevgili öğretmenim.

Hep okulda geçirsem günleri, geceleri,
Daha erken öğrensem harfleri, heceleri.
Sende saklı bulunan o güzel bilgileri,
Ben de almak isterim biricik öğretmenim.

İstemez oldum artık vefasız geceleri.
Hep sınıfımda olsam, okusam heceleri.
Atamın önerdiği olmam istenen yeri,
Bana sen hazırladın biricik öğretmenim.
 
CANIM ÖĞRETMENİM - GÜL YILMAZ

Bilmezdim okuttun dönmez dilimi,
Yazar eyledin sen tutmaz elimi
Bize mi adadın öğretmenim kendini,
Canım öğretmenim ilimden bir gömleksin.

Koruyup gözetip sakındın gözünde,
İçime sevgi dolduran gülen yüzünde,
Yıkılmaz bir çınarsın sen özünle,
Canım öğretmenim içimde bir yüreksin.

Bizim başarımızdı bütün emelin,
Sen üzülme solmasın hiç cemalin,
Gideceğim, gösterdiği yoldan Mustafa Kemal'in,
Canım öğretmenim sen önümde bir direksin.

Suçumu bağışlayıp hep af edersin,
Kötülüğe karşı iyiliği seçersin,
Bizim çilemizi hep sen çekersin,
Canım öğretmenim dilimde bir dileksin.

Büyüyüp kendi yolumu bulursam,
Kötülüğe haksızlığa karşı durursam,
Bende bir Gün öğretmen olursam,
Canım öğretmenim önümde bir örneksin


SEVGİLİ ÖĞRETMENİM - ALİ OSMAN ATAK

Sevgisinin sonu yok,
Kalbinin şefkati çok,
Gönlü büyük, gözü tok,
Sevgili öğretmenim.

Bilgisi ışık saçar,
Sözleri gönül açar,
Ruhum sevinçen uçar,
Sevgili öğretmenim.

Bekliyoruz yolunu,
Sardık sağla solunu,
Uzat bize kolunu
Sevgili öğretmenim.

Toplandık dizi, dizi,
Sev, okşa hepimizi,
Sensin okutan bizi,
Sevgili öğretmenim.

Doğru yol gösterirsin,
Okutur, eğitirsin,
Bize bilgi verirsin,
Sevgili öğretmenim.

Seni candan severiz,
Saygı duyar överiz,
Ellerinden öperiz,
Sevgili öğretmenim!..


 
SENİNLE HER MEVSİM BAHAR ÖĞRETMENİM-YILMAZ İMANLIK

bir gün dersem ki, ben öğretmenim
kalemimin mürekkebi alın terindir.
vedalaşıp gidersem öğretmenim
unutmayı unuturum da, unutmadığım
kalbimdeki en güzel yerindir.

bir gün adımı soranda çocuklarım
kendimden önce senin adını söylerim
solmadan açabiliyorsa körpe tomurcuk,
uğrunda harcanır boncuk boncuk,
yine de bitmez öğretmenim var derim

güllerin güzelliğini göstermeden önce
gülşenin vurulduğu tebessümünü anlatırım
her zil çalışında önce sen gelirsin aklıma
senden incecik bir ışık gelir şiir şiir
ben susarım, yine sen konuşursun gönlünce.

bir gün dersem ki ben öğretmenim
sen güneş kadar uzakta bile olsan
her bakışımda gülümseyişini görürüm
ışıksız açmazmış çiçek, gelmezmiş bahar
inan seninle her mevsim bahar öğretmenim.



ÖĞRETMEN - MURAT ÇOBANOĞLU

Ana baba gibi emeği vardır,
Ağızdır, lisandır, dildir öğretmen.
Sevgisi, şefkati insana yardır,
Vücuttur, kanattır, koldur öğretmen.

Talebe okulun yeşil fidanı,
Yanan bir ocağın sönmez dumanı,
Öğretmendir yaraların dermanı,
Arıdır, kovandır, baldır öğretmen.

Öğretmendir bize gösteren yolu,
Odur talebenin kanadı kolu,
Öğretmen hazinedir, doludur dolu,
Yapraktır, ağaçtır, daldır öğretmen.

Öğretmendir fabrikanın temeli,
Öğretmendir bütün dünyanın dili,
Bütün insanlara uzanır eli,
Bize ışık tutan yoldur öğretmen.

Öğretmendir ışık veren dünyaya,
Öğretmendir bizi götüren aya,
Öğretmenin ilmi benzer deryaya,
Irmaktır, denizdir, göldür öğretmen.

Sende yetişmiştir nice paşalar,
Öğretmensiz açılır mı kapılar?
Temelinden sağlam olan yapılar,
Çobanoğlu der ki güldür öğretmen...


 
40-ÖĞRETMENİN MARŞI - NEJAT BİRDOĞAN

Öğretmenim; fikrimi cehle karşı biledim.
Tanrıma el açıp da mesleğimi diledim.
Bu ülkü, benim ülküm; bunu ben besteledim.
Dünyaya kanat oldu benim ilmimle fennim
Ben çocuklarım için yaşayan öğretmenim.

Ben de tufan gibiyim bir selim var ki dinmez
Bu imanla oldukça bu meslek yere inmez
Bu meslek kutlu meslek kut’u dıştan bilinmez
Yüzyıllara nur saçan meşaleli Türk benim
Ben çocuklarım için yaşayan öğretmenim.

Yıllar yılı aynı şey aynı kürsü aynı ses
Bizi burada zapt eder sadece birkaç nefes
Yoksa zincir kâr etmez çelik olamaz mahpes
Zulmetin perdesini parçalayacak elim
Ben çocuklarım için yaşayan öğretmenim.

Çocuklar; ta doğarken vatana kul çocuklar
Bir nesil kaynaştıran bölünmez kül çocuklar
Bakıldıkça açılan ölümsüz gül çocuklar
Ben bu gül çocukları koruyacak dikenim
Ben çocuklarım için yaşayan öğretmenim.

Ararsan bulamazsın bilemezsin dengini
Sağlayan çocuklardır vatanın ahengini
Hepsi Atatürk nesli yapar ilim çengini
Onlara var inancım onlara var güvenim
Ben zaten bunun için ölmeyen öğretmenim…

Nejat BİRDOĞAN
(Âşık Cevri)

 

İLGİLİ İÇERİK

BELİRLİ GÜN ve HAFTALAR

29 EKİM CUMHURİYET HAFTASI

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA HAFTASI

12 MART İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ HAFTASI

18 MART ÇANAKKLE ZAFERİ HAFTASI

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI HAFTASI

19 MAYIS GENÇLİK ve SPOR HAFTASI


SAYFA:5/ 41-50


41.ÖĞRETMENİM - ÜLKÜ DUYSAK

Öğretmenim…
Dağları kekik kokan memleketimin,
Türkülerinde nağmeyim.
Dilden dile dolaşır nakaratlarım,
Saygıyım, düzenim, terbiyeyim…
Minik yüreklerde sevgiyim, dokunulmamış;
Kirletilmemiş düşünceleriyim beyinlerin.
Öğretmenim…
Bazen bir dağ köyünde,
Bazen bir şehirde…
Bahçıvanıyım bahçelerin.
Sevgi tohumları ekerim,
Çorak toprakların üstüne…
En güzel çiçeklerini ben yetiştiririm mevsimlerin.
Alın teri nasıl damlar yediğimiz ekmeklere,
Öğretirim.
Öğretmenim…
Yurdumun bir yerinde…
Ahmetlerim, Mehmetlerim, Ayşelerim,
Ortak ederler beni gülücüklerine.
Ta uzaklardan duyarlar sesimi.
Sanki birlikte alıp veririz nefesimizi.
O minicik elleri dizi dizi,
Sarılırlar bedenime.
Öğretmenim…
Bazen bir dağ köyünde,
Bazen bir şehirde…
Nerede olursam olayım,
Başak başak savrulurum,
Yurdumun her köşesine…
Bütün kurşunları doldursalar da gövdeme,
İnanın!
İnanın, dokunamazlar fikirlerime…


 
ÖĞRETMENİM- ÜZEYİR ÇAYCI

Eserin senin
Duyarsızlığın ucundaki
Yaşlı çocuklar..
Tutunmuşlar bencilliğin
Çıkıntılarından
İne ine aşağılara,
Bir nesil tükeniyor..

Kırpıldıkça kenarlarından
İsyan üreten görüntüler
Üstü örtülü bir tezgâh altında
Ejderhalar üretiyor pireler
Eylül onların gözlerinin içinde
Kinle oluşmuş bir yığınak
Fırsatçıların odağı
Sevgiyi imha eden bir sığınak
Ve ..
Umut bağladıkları
Arkası uçurum olan
Bir dayanak ..
 
Öğretmenim
Kurumadan
Değerlerin kaynağı,
Yaklaş kılcal damarlarına
Gençliğin..
Yaklaş,
Sönmüş bir duyarlığı
Zaman savurmadan ..
Biliyorum
Yakanda iki el var..
Özgür değilsin iç dünyanda,
Acılarla önüne düşerken yarın..
Sağında olaylar,
Solunda seni hırpalayan sırlar,
Endişelerin kaynağı
Senin içinde büyüyen
Yarınlar..
Eserlerin
Sadece seni değil,
Kendilerini de göremiyorlar
Öğretmenim!…


ÖĞRETMENİN DÜŞÜ - CAN YÜCEL

"Okumuş filler ki her birinin
Nice Bostan, Gülistan ezberidir."

Mavi bir ışık yandı gözlerimde,
Gökyüzü öyle yakın
Çocuklar doğacak çocuklarım
Ve öyle yağmur ki toprak, koklarsın
Ellerin bütün hayvanlar âlemi,
Hangi ağacı çalsam açıyor
Uzaylar uslu,
Yönlerim yörük,
Sağduyularım sol duyu.

Mavi kalemlere yordum bu düşü,
Su resimleriyle öğrencilerin,
Göğerttik bozkırın sarı defterini,
Şu yoncalar yurttaşlık bilgisi.

Geçen gün okudum söğütlerin tarihini,
Bi çiğdem var onlar kadar yiğit,
Şu bey, şu eşek, şu yaban, şu işçi arı,
Biz beş sınıfta kaldırdık bütün sınıfları.

Korkuluklar ektiği kargaları biçsin,
Sevginin de kendi planları var,
Beş yılları, yıldızları, dokuz ayları,
İlerde yarım kalmış bir okulun duvarı,
Duvarcı! diyor, Varım! diyorum ben de,
Gitsin bütün okumuş filler Gülistan'a,
Ben Türk'üm bu bozkırda çalışmaya geldim...



ÖĞRETMENİN MEKTUBU - GÜNAY TULUN

Bugün,
Düne dair ne varsa akıllarda,
Tutam tutam birleştirip getirdim sana.
Bugün,
Biz karşınızdaysak eğer
Ve bizler gönül vermişsek bilimin ışığına,
Bilginin, bilimin önemini öğrenmişseniz eğer
Kolay mı oldu sandınız?
Kolay mı gençler?

Dün,
Kapkaraydı ufuklar... Gece gibi kapkara...
Hani fırtınalı,
Hani ışıksız,
Hani göz gözü görmez geceler var ya!
Hani dönem dönem kalpleri mengeneyle sıkan;
Huzursuz, mutsuz,
sonsuz gibi gelen o karanlık var ya!
İşte o,
O gelip çökmüştü zincirler takmak için yurduma.
O, dertlerin en bitmezi;
O, dertlerin en acımasızıyla
vurup durmuştu ya göğüslerimize.
Hani herkes başını öne eğip
"Elimden ne gelir" demişti ya!
O an biz vardık...
Bizdik sabreden,
Bizdik karanlıktan aydınlığa nasıl çıkılır, öğreten...
Aydınlık yolları bulup gösteren de bizdik.
Sorarım size,
bizden başka hangi umut kalmıştı içinizde?

O günler, döne döne gelse de yurdumun üzerine,
Bir öğretmenin sizler gibi öğrencileri varsa
Ve siz öğrenciler,
Aynı karşılığı görürseniz dokununca onların ellerine;
Kim yıkacak bu yurdu?!
Kaçıp gitsin, kalmışsa biraz aklı başında...

Biz:
Ana elinden çıkıp yurt sathına dağılan,
"Hizmet ister" denince "Vatanım!" diye koşan;
Meriç ile Dicle'yi, Ceyhan'la birlik tutan,
Gediz'den Aras'a dek kalem tutan elleriz.

Ayırmadık kimseyi; ne zengin, ne fakiri.
İşçisi de bizlerdik; sanatçısı, şairi.
Biz yönettik ülkeyi, yönetilen de bizdik.
Bizlerdik şehitlerle gazilerin önderi.

Bugün "Yirmi dört Kasım",
hem üzgünüm hem mutlu
Öğretmenlerim desem!.. Yaşamıyor birçoğu...
Zaman gerçekten bir su, su gibi akıp gider.
Unutmayın çocuklar, yetişmek gayret ister.

Bizler yılmamıştık hiç, sakın yılmayın siz de
Vatanımız yaşasın, sonsuz bir özgürlükle...
Çözülmesin milletim, tek yürek tek ses olsun.
Zorluklar geçip gider, yeter ki birlik olsun.

En mutlu anlarımız, paylaşmaktır bilgiyi.
Bu vatan görev bekler, hazırız koşar gibi.
Durmak dinlenmek olmaz, eğitimde neferiz.
Dinleyin çocuklarım!..
Bizler... Öğretmenleriz!

 
45-KÖY ÖĞRETMENLERİ - CAHİT KÜLEBİ

I
Yurdumuz uçsuz bucaksız,
Gökte yıldız kadar köylerimiz var.
Ama uzak, ama harap, ama garipsi..
Alın benim gönlümden de o kadar.
Uzak köylerimizde kuşlar gibi
Her sabah çocuklar size uçar.
Ama küçük, ama büyüyen, ama güleç..
Alın benim gönlümden de o kadar.
Siz kara göklerin yıldızları,
Işıtın yurdumuzu sabaha kadar!
Ama düşe kalka, ama yiğit, ama umutlu..
Alın benim gönlümden de o kadar.

II
Çemişkezek'te, Patnos'ta, Malazgirt'te doğanlar!
Malazgirt'e, Çemişkezek'e, Patnos'a gitmezseniz,
Çocuklarınız öksüz kalır, yetim kalır,
Köylere ışık iletmezseniz.
Dağlara, vadilere, ovalara
Tesbihler gibi saçılmış köyler,
Rüzgâra karşı bir bayrak,
Sevinçle türküsünü söyler.
Sevinçle türküsünü söyler
Bir idare lambası küçük, solgun.
En azından üçyüz pare dam
Umudu en azından üçyüz çocuğun.
Ve onlar saçları uzamış,
Çatlak ellerinde çıkınları,
Üç saat, dört saat ötelerden
Yorgundur, sessizdir akınları.
Ve onlar, yıldızlar gibi
Gözleri ışıl ışıl yananlar.
Oyuncak için değil, kâğıt, kalem
Kitap için gizlice ağlayanlar.
Ve onlar âşıktan bilya,
Sopadan at yapanlar.
Kurt yavruları gibi, kuzular gibi
Dağ başlarını çınlatanlar.
........
Çemişkezek'te, Patnos'ta, Malzgirt'te doğanlar,
Bütün bunları düşünmelisiniz.
Yüce ırmaklar gibi sessiz, sürekli
Kağnılarla, arabalarla, kamyonlarla
Akıp köylere gitmelisiniz!
Yurdumuza ışık iletmelisiniz...


ÖĞRETMENİN ANDI - MEHMET AYDIN

Ahdettim, yemin ettim dönmeyeceğim geri;
Gidiyorum yurdumun çok uzak diyarına.
Cehalet cinlerinin cirit oynayan yeri;
Şimdi beni bekliyor, bakıyor yollarıma.

Varacağım köyüme ziyamı saçmak için;
Bıkmadan, usanmadan bilgiyi yayacağım.
"Başıboş dolaşmalar, bu işsizlikler niçin,
Niçin çalışmıyoruz?" diye anlatacağım.

Okulumu açarak talebelerim ile
Bol irfan vereceğim, ilme susamışlara.
Ama yılmayacağım, dökülsem de n'olacak?
Yılmazlardan ide var, bu yurt için başımda.

Bilgiyi kafalara perçinleyebilirsem;
Gelecek günlerimi mutlu görebilirim.
Yurdun evlâtlarını tüm okumuş görürsem,
İşte ruhum, o zaman rahat ölebilirim...




YORUM SENİN ÖĞRETMENİM - HATİCE KÜLTÜR

Ben bir gülüm, sen bahçıvan
Çok açarsam eser senin,
Mis kokarsam hüner senin,
Ama birde soluversem
Günah senin, günah senin öğretmenim.
Ben tohumum, çiftçi sensin
Çok sularsan ürün senin
Reklamlar

Bol olursam verim senin
Ama bir de çürütürsen,
Hata senin, hata senin öğretmenim!

Ben elmasım, sanat sensin
Pırlantaysam emek senin,
Parlıyorsam ışık senin,
Ama birde parçalarsan,
Kırık senin, kırık senin öğretmenim.

Ben boş defter, kalem sensin,
Doğru yazsan yarın senin
Güzel yazsan ikbal senin
Ama bir de karalarsan
Vicdan senin, vicdan senin öğretmenim...

Ben öğrenci, sen öğretmen,
Başarırsam hüner senin
Kazanırsam zafer senin;
Ama bir de kaybedersem
Yok başka diyecek sözüm
Yorum senin, yorum senin öğretmenim...


ELLERİNDEN ÖPERİM ÖĞRETMENİM- ÖZKAN GÖNLÜM
-I-
Ellerinden öperim öğretmenim
Binlerce öğrencinden biriyim ben
Anne oldun baba oldun bana
Okudum yazdım çok şey öğrendim
Borcumu ödeyemem sana.

Ellerinden öperim öğretmenim
Tebeşir tutan, kalem tutan ellerinden
Ellerin öyle güzel ellerin, öyle sıcak
Ya gözlerin öğretmenim ışıl-ışıl
Sevgi dağıtırdın kucak-kucak.

Ellerinden öperim öğretmenim
Benim için en büyük gurursun sen
Bir söz duysam iyiye güzele dair
Kalbimde vurursun sen.

-II-
Ellerinden öperim öğretmenim
"Daha dün annemizin kollarında yaşarken
Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken..."
Sen BAYRAK önünde topladın dizi-dizi
ATATÜRK yolunda yetiştirdin bizi.

Ellerinden öperim öğretmenim
Boşa gitmedi emeğin
Kimimiz doktor olduk savaştık hastalıkla
Asker oldu kimimiz canı Vatana feda
Kimimiz mühendis oldu yol yaptı baraj yaptı
İşçi olduk memur olduk emek verdik topluma
Öğretmen oldu kimimiz karanlığı aydınlattı.

Ellerinden Öperim Öğretmenim
Huzurlu ol düşünme bizi
ATATÜRK yolunda dimdik ayaktayız
Sesimiz daha gür yolumuz daha aydınlık
Özgür esen rüzgarda dalgalanan al Bayraktayız.

Sevgili öğretmenim
Senin için yazdım bu şiiri
Binlerce öğrencinden biri benim
Mübarek ellerinden öperim.

 
ATATÜRK VE ÖĞRETMENİM-ÖZKAN GÖNLÜM

Sevgili öğretmenim
Heyecanla beklerdik seni her sabah
"Günaydın" derdin, seslerin en güzeliyle,
"Bugünkü konumuz" diye, başlardın söze
Kara tahta önünde akbilgilerle
Çırpınırdın, bir şeyler öğretmek için bize.

"Bayrak" derdin öğretmenim
Heyecandan dalgalanırdı sesin bayrak gibi
"Atatürk" deyince coşardın sen
Yatağına sığmayan ırmak gibi.

"Atatürk" deyince öğretmenim
Nefes almaz seni dinlerdik
Anlatırdın hayatını, devrimlerini
Cepheden-cepheye koşardın sen
Daha bir büyürdün gözümüzde
Sanki Atatürk'ü yaşardın sen.

Ellerinden öperim öğretmenim.
En güzel duygularla, en güzel bilgilerle
Yetiştirdin bizi
Şimdi içimizde inanç, başımızda bayrak

Bu yurt sevincimiz tasamız bizim
Atatürk ilkeleri en büyük yasamız bizim
Atatürk yolundan dönmeyiz biz
Meşalemiz Atatürk, sönmeyiz biz...


 
50-ÇOCUKLARIM - RIFAT ILGAZ

Yoklama defterlerinden öğrendim sizi,
Benim haylaz çocuklarım!
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım;
Koltuğunda satılmamış gazeteler?

Dumanlı bir salonda
Kendime göre karşılarken akşamı ,
Nane şekeri uzattı en tembeliniz?
Götürmek istedi küfesinde
Elimdeki ıspanak demetini
En dalgını sınıfın!
İsterken adam olmanızı
Çoğunuz semtine uğramaz oldu mektebin
Palto, ayakkabı yüzünden.

Kiminiz limon satar Balıkpazarında
Kiminiz tahtakalede çaycılık eder ;
Biz inceleye duralım aç tavuk hesabı ,
Tereyağındaki vitamini
Ve kalorisini taze yumurtanın!

Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta ,
Çevresini ölçtük dünyanın,
Hesapladık yıldızların uzaklığını
Orta Asya'dan konuştuk laf kıtlığında.

Neler düşünmedik beraberce
Burnumuzun dibindekini görmeden
Bulutlara mı karışmadık...
Hazan rüzgârında dökülmüş
Hasta yapraklara mı üzülmedik.
Serçelere mi acımadık kış günlerinde
Kendimizi unutarak!

İLGİLİ İÇERİK

BELİRLİ GÜN ve HAFTALAR

29 EKİM CUMHURİYET HAFTASI

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA HAFTASI

12 MART İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ HAFTASI

18 MART ÇANAKKLE ZAFERİ HAFTASI

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI HAFTASI

19 MAYIS GENÇLİK ve SPOR HAFTASI


SAYFA:6/51-60


51. 24 KASIM-ENVER ÜSTE

Bu gün 24 Kasım, yine başlar tacısın.
Tüm gönüllere sultan, dertlerin ilacısın.

Elleri öpülesi çok mübarek insansın.
Çok kutsaldır mesleğin, korunacak ilk cansın.

Her büyük işte imzan, her iyide sen varsın.
Bu gün 24 Kasım, her gönüle sığarsın.

Aslında herkes bilir, ışıttıkça erirsin.
Ömrün bitene kadar doğruyu gösterirsin.

Senin yol gösterdiğin, bir yere getirdiğin,
Ancak bu gün hatırlar onca emek verdiğin.

Diktiğin fidanların meyvesini yemezsin.
Kimseye boyun bükmez, asla "aman" demezsin.

Bu gün bunca övenler, yarın bakmaz yüzüne.
Hep dışına bakarlar, hiç bakmazlar özüne.

Her 24 Kasımda, övülmektir kaderin.
Eserinin kalbinde bir gündür ancak yerin.

Elinin dokunduğu işler hep güzel olur.
Bu millet bu zilletten ancak senle kurtulur.

Bu gün 24 Kasım, çıkarırlar göklere.
Oradan paraşütsüz bırakırlar yerlere.

Bu gün 24 Kasım, bütün başlara taçsın.
Yarın yine yalnızsın, ailene muhtaçsın.

Her 24 Kasımda seni yücelten kafa,
25 Kasım günü kaldırır tozlu rafa.

Bu gün ne kadar güzel, ne büyük bir insansın.
Senede bir gün anan insanlıktan utansın.

Bu gün 24 Kasım, anladık artık yeter.
Seni bu hale koyan, olsun senden bin beter...




AĞIT -CEMAL YAŞAR

Kış erken başlar Ağrı'da
Ve zemheri soğuklar
Her tarafta pusuda.
Yücelerin yücesi
Ağrı dağı,
Tepeden bakar
Doğubeyazıt 'a.
Figanlı akar
Aras Nehri.
Soğuk, buz, ayaz, don
Ve gece ayazı
Ortadirek Köyü'ne iner.
Kuş uçmaz,
Kervan geçmez yerler.
Yoksulluktandır,
Yoktur çareler.
Garibandır insanları
Ama cesurdur.
Sert bakar
Ama saftır
Çocukları hele
Çok şirindir.
Kimisi çukur
Kimisi çıkık gözlü
Kıvırcık saçlılar da var.
Ağrı kadar büyük düşünürler
Aras gibi coşkulu akarlar.
Çocuktur bunlar çocuk,
Doğu'nun çocukları.
Okula hasret,
Öğretmene hasret,
Sevgiye hasret çocuklar
Onlar çocuklardır
Ekmek ister, su ister, barış ister,
Onlar çocuklardır.
Yani şairin sözüyle
Dünyanın çiçekleridir.
Onlar çocuktur çocuk
Dağda, bayırda, tarlada çalışır
Oysa oyun ister, okul ister
Onlar çocuktur çocuk
Yani geleceğimizdir.
Çoğu hastalıktan gider
Onlar çocuktur çocuk,
Yani umutlarımızdır.
Okul sobalarında alev olurlar
Ve yalınayak okula giderler..
 
Ortadirek köyünde,
Bir okul ki dağınık,
Bir okul ki virane,
Ne bir sıra, ne bir tahta,
Nereye baksan hakeza.
Ve bir öğretmen atanır,
Adı Burçin,
Ve bir öğretmen atanır,
Adı Aysun.
Dişleriyle, tırnaklarıyla
Okulu okul ederler.
Çocuklar onları,
Onlar çocukları çok severler.
Ve başlarlar yetiştirmeye
Dünyanın çiçeklerini.
Ayazlı bir gecenin ardında,
Soğuk bir sabahın ışığında,
Üşüyen el ve ayakların ucunda,
Sobaya atılan tinerin alevinde
Bir çocuk yanar;
Yani Dünyanın çiçeklerinden biri.
Ve çiçeği kurtarmak için,
Atlar alevlere Öğretmen Burçin.
Ardından da Aysun öğretmen gider.
Ağlayarak için için.
Allahım bu ne duygu?
Allahım bu ne sevgi?
Allahım bu ne kutsallık?
Bir öğretmen ki ölüme gider.
Ve Yunus’un dediği gibi;
Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar,
Soğuk su ile yuyalar,
Şöyle garip bencileyin.
Bir öğretmen yanar alev içinde,
Bir öğretmen kalır ateş içinde
Ve bir çocuk ruhu yükselir duman içinde;
Biri Burçin, biri Aysun, diğeri Okan,
Biri 24, biri 23, diğeri 10 yaş içinde.
Bir öğretmen yanar alev içinde,
Gönlüm kanar, kanar kanlar içinde,
Alev alev yanar yangınlar içinde,
Kalbim paramparça paçavralar içinde.
Bir öğretmen kalır ateş içinde,
Kucaklamış çocuğu kızıl çember içinde,
Nasıl da tutuyor sevinç içinde,
Etrafta öğrencileri gözyaşı içinde,
Bir çocuk ruhu uçar duman içinde,
Yürekler kan, kan revan içinde,
Unutulmasın çocuklar tarih içinde,
Nasıl da yanıyor geleceğimiz ö nâr içinde..
 
Bakın hele bakın,
Bakın, bakın, bakın
Ağrı Dağı’nın
Doruklarına bakın;
Nasıl da eritmiş karlarını.
Oluk oluk kan akıyor,
Savrulur dumanlar,
Gökyüzünde bulutlar,
Bakın bakın!
Nasıl da gözyaşı döküyor.
Bakın hele bakın, bakın;
Aras’ın sularına bakın,
Hz. Nuh’un gemisi
Nasıl da ayaklanmış geliyor!
Ben bir çocuğum,
Ben öğretmenimi yitirdim,
Arkadaşımı yitirdim,
Ben artık çileliyim.
Bakın hele bir bakın;
Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı’ya,
Nasıl da volkan volkan patlıyor
Elele, omuz omuza.
Görmüyor musunuz?
Nasıl da karalara bürünmüş,
Hani nerde o yeşil ovalar?
Hani nerde o çiçekli ağaçlar?
Ben öğretmenimi yitirdim,
Yani ışığım söndü.
Ben kış, o bahardı,
Baharım gelmeyecek artık.
Ben gece, o gündüzdü,
Gündüzüm dönmeyecek artık.
Ben toprak, o suyumdu,
Suyum kurudu artık.
Bakın hele bakın, bakın,
Şu pop starlara bakın,
Şu pop, top şovlara bakın,
Şu yırtık pırtık yırtmaçlara bakın,
Nasıl da ilgi görüyor.
Ben bir öğrenciyim
Doğunun şafaklarında.
Bir sabahın şafağında
Ben öğretmenimi yitirdim.
Bakın hele bakın, bakın;
Ulu Önder ATATÜRK’e bakın,
Nasıl da ızdırap içinde bakıyor.
Dememiş miydi?
Ümit gençlikte,
Gençlik öğretmende filizlenir.
Dememiş miydi?
Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
Evet ben öğretmenimi yitirdim
Bir köyün okulunda.
O köy şimdi yaslı,
O okul şimdi mahzun.
Ben öğretmenimi yitirdim.
Ağlamayın demiştin bize öğretmenim,
Okuyun, okuyun, okuyun demiştin bize
Öğretmenim,
Hırsızlar çoğalmasın,
Eşkıyalar barınmasın,
Geleceğiniz kararmasın demiştin
Öğretmenim!
Söz veriyoruz sana,
Namusumuz ve şerefimiz üstüne and
İçiyoruz öğretmenim!
Okuyacağız, sizi unutmayacağız,
Nur içinde nurlar içinde yat öğretmenim!
Cumhuriyet İlköğretim Okulu
Türkçe Öğretmeni
Nusaybin / MARDİN



AZ ÖĞRETMENİM - SABİT İNCE

- Mehmet Altan Yağmur'a -
Yıllar önce bir küçücük çocuktum,
Küçücük beynime sevgi dokuttum,
Hafızamda yıllar yılı arattın,
Trilyonca hürmet az öğretmenim.

Nevşehir-Kozaklı Gerce köyünde,
Sevgi depoladın küçük evinde,
Köylüyle ağladın, güldün düğünde,
Sana babam desem az öğretmenim.

Okşadın yanağım, tatlı sert yüzün,
İlmin ışığıyla parlıyor gözün,
Bazen Ayet, bazen Hadis'di sözün,
İlmin ışığı da az öğretmenim..

Muhammed'den Mehmet denir adına,
Rahmet'den Yağmur'lar doymam tadına,
Dilerim Mevla'dan er muradına,
Bu dilekler bize az öğretmenim.

Beraber geçmişe yelkenler açtık,
Sevgi kanadıyla ummanlar geçtik,
Sanki pir elinden badeler içtik,
Şarab-ı Kevser de az öğretmenim.

Gittik Karbela'ya yandık tutuştuk.
Taptuk kapusunda Yunus'la piştik,
Kalpden kalbe sonsuz kapılar açtık,
Kırkların Cem'inde saz öğretmenim.

İNCE çocukların bağrına bastın,
İçtiğimiz zemzem, sen de bir tastın,
Eğitmek-öğretmek, ilimdi kastın,
Mansur desem gene az öğretmenim...

 
BAĞIMSIZLIK ÖĞRETMENİ-CEYHUN ATUF KANSU

Bu sandıklar.. Bu sandıklar.. Bu sandıklar..
Kadınların kağnıların yağmurunda
En güzel ağırlığıdır bağımsızlığın.
Hafifler şimdi umut, bir güvercin olur,
Geçer yağlı geçidinden namluların.

Bakın çocuklar bizim ilk dersimiz bağımsızlık,
Çiz fındık, çiz zeytin, çiz üzüm,
Çarşamba ovası. İşte!
Buğday çiz, elma çiz, incir çiz,
Oğullarımız, kızlarımız gider, gelir işte.
Biz işleriz, biz toplarız, biz satarız.
Koy kulağını dinle, toprağın altında
Kömürün türküsü, petrolün türküsü,
Mavi bir güldür işlenir ellerimizde.
Bakın çocuklar bizim ilk dersimiz bağımsızlık,
Bir bozkır dikeniyle delip parmağımızı,
Kanımızı defterimize bastık:
Kan bu, soylu ırmağı yüreğimizin,
Coşkunun al yuvarları ve çocukluğun.
Akıyor, dağ kaynaklarından alabalıklarla,
Anlıyorsunuz değil mi her şeyi?
Şimdi açın vatan haritasını,
Bastırın işaret parmaklarınızı,
Bir yaralı kuş gibi çırpınır tepelerimiz.
Bakın çocuklar bizim ilk dersimiz bağımsızlık,
Pencerelerimizi açıp söyleyelim türkümüzü,
Korkusuzluğun yelinde bu güz günü,
Alsın götürsün üvez yapraklarını,
Çağrısını yurdumuzun.
Gelir belki çocuklarımızın hatırına,
Erzurum’dan yola çıkıp Anadolu kırına,
Gizli ordusuyuz onun dersliklerde, işliklerde.
Gelir belki elinde Sivas’ın buğday başağı,
İner kalpaklı bir adam dağ yolundan aşağı...


55-BEN ANLATAYIM MI ÖĞRETMENİM? - ÇIĞLIK MAVİ YILDIZ

Henüz aceminim senin,
Her parmak kaldırdığımda sınıfımızda,
Yüreğim kalır ucunda,
Sıyrılıp yüreğinin sıcaklığınca,
Ben anlatayım mı öğretmenim?

Oturduğum sıraya adını kazıyorum tırnaklarımla.
Öğretebilen öğretmen evinde çırpınır kelimelerim.

Tatili gelmeden öğrenmelerin,
Öğrettiklerini,
Sıralamak isterken sana.

Ders aralarında tutunmuştum yürek kapına,
Parmak kaldırıyorum,
Yüreğim parmaklarımın ucunda.

Ben anlatayım mı öğretmenim?
Bana kattığın her sende,
Özümsemek istedikçe seni,
Acemiliğim geçiyor sana.

Sınıfımızın penceresinden baktığında,
Yanımdan sıyrılıp giderken bedenin,
Yüreğim parmaklarım ucunda yürek kaldırıyorum sana,

Ben anlatayım mı öğretmenim?
Diğer çocuklara inat,
Yaramazın olmadan,
İyi ögrencin olmak istiyorken ben.
Sınıf başkanın da olmak istemeden,

Arsızca parmak kaldırmalarım işte bu yüzden.
Not defterinin,
Kapak resminde kalsın gülümseyen yüzüm.
Sevgili kal sevgili öğretmenim...


BİR ÂLEM GÖÇÜRDÜ-ALDI KURŞUNLAR-RIFAT ARAZ

Bir dağ mezrasında, şu ıssız köyde,
Zalimin zulmüyle doldu kurşunlar.
Feleğin okuymuş kurulan yayda,
Kaç nice dağları deldi kurşunlar.

Hikmeti yaşadım, bilgiyi derdim,
Aldım bin çiçeği gönlüme serdim,
Bilgiyle besledim, sevgiyi verdim,
Beni dağdan dağa saldı kurşunlar.

Bende ayın, günün, yıldızın nûru,
Her ilmin membaı, mananın varı,
Bendedir âlemin bilinmez sırrı,
Vakitsiz kapımı çaldı kurşunlar.

Âlim ben, şehit ben, alp ben, eren ben...
Geleceği hikmet ile gören ben,
Hiç almadan, beklemeden veren ben,
Hedefi gözledi, bildi kurşunlar...

Bugün son secdede düştü alınlar,
Dert döker baş açık, ayak yalınlar,
Bağrı daşlı, gözü yaşlı gelinler,
Nice ak saçları yoldu kurşunlar.

Gördüm, al bayrağa sarılmış gider,
Hasret duman duman gönlümde tüter,
Sanmayın âlemde âlimler biter,
Bir âlem göçürdü, aldı kurşunlar...



KÖY ÖĞRETMENİ -GÖKTÜRK MEHMET UYTUN

Ben bir köy öğretmeniyim,
Alnımda ışık,
Gözlerimde nur..
Alıp götürmeyin beni şehirlere,
Götürmeyin, ne olur..
Bir köy öğretmeniyim,
Katıksız duygular içinde yaşarım.
Çıplak ayaklar basar yüreğime,
Onları tutar, okşarım.
Bir köy öğretmeniyim,
Çaresizlik ekmeğim, keder gözyaşım,
Umut ve sevgiyim çarpan kalplerde,
Dağlardan daha çok yücedir başım.
Ben bir köy öğretmeniyim,
Evlerde motif, dillerde destan
Gölgesi düşer ay-yıldızın üstümüze,
Ve gönüllerde büyür vatan...


ÖĞRETMEN-CEMAL OĞUZ ÖCAL

Yok diye bu fâninin ne şöhreti, ne şanı,
Hakir görme arkadaş karşındaki insanı!
Kalbi meslek aşkıyla tutuşur, yanar onun,
Başta Ata’m adını sevgiyle anar onun!

Kararmış gönüllerin odur nuru, ışığı,
Odur yurdun, milletin gerçek dostu, aşığı.
İstemez o kimseden ne mükâfat, ne heykel,
Saygı ile analım bu fâniyi biz de gel.

Enginlerde gezer o, sanma ki ufku dardır,
"Cemâl-i Mutlak" gibi neye baksan o vardır,
Onu arar, bulursun tarihin sesinde,
Bir his gibi o vardır ıtrî’nin bestesinde.

Ondan birer parçadır şu mimar, heykeltıraş,
Geçme sakın önünden, ardından dağları aş.
Öğretmenin nefesi değildir zehirli sam,
Söyle kimin eseri şu müzisyen, şu ressam?

Çatlayan dudaklara o verir bir yudum su,
Ondan kuvvet, haz alır bir Fatih’in ordusu.
Ondan ders görmedi mi şu subaylar, şu erler?
Söyle kimin eseri kazanılan zaferler?

Parıldar gözlerinde ülküsünün ateşi,
Onun geniş ufkundan doğar zafer güneşi.
Sordun mu bu fâninin yüreği neye kanar?
Odur her an şaire ilham veren gür pınar.

Başında sevgi, iyilik, fazilet yeli eser,
Onundur seyrettiğin "ÇOCUK" adlı şaheser.
Ne söylesem, ne yazsam anlatamam onu ben;
Yaratmakta Tanrı’dan sonra gelir öğretmen.

Savaş olur, ölüme göz kırpmadan atılır,
Devrim olur, safına inanarak katılır.
Varlığını harcar o Türklük için her zaman,
Kimi "bedbaht" der ona, kimi "adsız kahraman".


SELÂHATTİN ÖĞRETMEN - TALİP APAYDIN

Kınık Köyü'nün büyük beyaz okuluna,
Pencerelerden bir baktım,
Selâhattin öğretmenin sesi geliyordu.
Öğrenciler taş kesilmiş dinliyordu.
Neler diyordu, o duvarlar biliyordu.
Kımıldamadan öyle kaldım,
Okula güneş vuruyordu.

O, karşımda dinlendiren aydınlık
Gönlüme vuruyordu bir parçası.
Düşüncemi tuttum, açıklara saldım.
Bir at koşar gibi çayırlarda
Selâhattin öğretmen konuşuyordu.
Köyün kara toprak evleri,
İlerde her şeyden habersiz
Kendi hayatını yaşıyordu.


ÖĞRETMENLER GÜNÜ İÇİN - HASAN TURAN

Emeğimsin, umudumsun, şanımsın
Damarımda ılık ılık kanımsın
Evladımsın, ciğerimsin, canımsın
Beni dinle, öğüdüme bak kızım.

Çalış, didin, kültürünle dolu ol
Düşkünlerin kanadı ol, kolu ol
Eğitimin ilme giden yolu ol
Duacınım, tüm yolların ak kızım.

Bilesin ki boşa gitmez emekler
Eğitimsiz toplum yerde emekler
Yavrularım ışık bekler, nur bekler
Karanlığa meşaleler yak kızım.

Bu mesleğin amentüsü fazilet
Yılgın olma, "uf" demeden hizmet et
Aydınlıktan aydın olsun bu millet
Ancak budur mutlu yaşamak kızım.

Bu yuvada güler yüz var, tatlı dil
Gurur, kibir "benim" diyen "ben" değil
Emeğinin hikmetini iyi bil
Görevinle kutsallaşır hak kızım.

Fizik, kimya, geometri, cebiri
Aya insan taşıyorlar her biri
Karanlığın kahredicilik zehiri
Bitsin artık, şimşek şimşek çak kızım.

Meşaleni imanına takasın
Işığını daha parlak yakasın
İnsanlığa insan gibi bakasın
Aman kararmasın bu şafak kızım.

"Kader" deyip karanlığa yatarsak
Bağnazlığın batağına batarsak
Fazileti maddiyata satarsak
Bu fezaya nasıl ulaşak kızım.

Milletimin oğlu, kızı, kadını
Senden alır mutluluğun tadını
Öğretmensin. Senin yüce adını
Kutsal saydı şu Cenab-ı Hak kızım.

Kıskançlıktan bencil, histen uzak dur
Vicdanında adaletten mabet kur
İnsanlığın gideceği yol budur
Bizim meslek pas tutmasın, pâk kızım.

Daha derin süreceksin tarla bor
Sabır çile ömür ister, elbet zor
Bu mesleğin hasadını benden sor
Bin bereket olur her başak kızım.

Ben andımı hep sizlerde özlerim
Sizi böyle görmek ister gözlerim
Kulağına küpe olsun sözlerim
İnci gibi ışıl ışıl tak kızım...

 

İLGİLİ İÇERİK

BELİRLİ GÜN ve HAFTALAR

29 EKİM CUMHURİYET HAFTASI

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA HAFTASI

12 MART İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ HAFTASI

18 MART ÇANAKKLE ZAFERİ HAFTASI

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI HAFTASI

19 MAYIS GENÇLİK ve SPOR HAFTASI


SAYFA:7/61-70


61. SADECE ÖĞRETMENİM

Ben öğretmenim
Cehalete vurulan pranganın
Yirmi dokuz halkalı zinciriyim
İrfan ordusunun neferi
Cumhuriyetin bekçisiyim…
İlmin kölesi
İstikbalin meşalesiyim…
Sormayın adımı
Benim adım yok
Sadece öğretmenim
Tebeşirim tükendiğinde
Kalemim kırıldığında
Hür maviliğe dalınca gözlerim
"Vatan sağ olsun!" son sözlerim
Beni alın terimle yıkasınlar
Salımdan öğrenciler tutsun isterim
Yazılmasın adım mezar taşıma
Adsız öğretmen yazılsın isterim
Dedim ya yazmayın adımı
Benim adım yok
Ben sadece öğretmenim…
Öğretmenim…
 
 
ÖĞRETMENİM BEN

Devamlı değişen müfredat ile,
Kafası karışan bir bedenim ben.
Çırpınıp bir şeyler vereyim diye,
Eriyen, tükenen ve bitenim ben.

Tatili herkesçe dile dolanan,
Geçim derdi ile aklı bulanan,
Susuz, yolsuz dağ köyüne yollanan,
İtiraz etmeden de gidenim ben.

8-5 memurun gözüne batan,
Kimisine göre yan gelip yatan,
Ayın 15’inde maaşı yatan
Ekdersi on gün geç ödenenim ben.

İlim düşmanıyla muhatap olup,
Gençliği bir dağın başında kalıp,
Her eylül ayında umutla dolup,
Sonra yavaş yavaş tükenenim ben.

Kırtasiye ödeneğiyle taksit ödeyen,
Temmuzda zam alıp %5’lik dilime giren,
Aralık bitince murada eren,
Ocaktan ocağa sevinenim ben.

Bir şey öğretmek için filim çevirip,
Öğretince çocuk gibi sevinip,
Sekiz ay uğraşıp dönüp devinip,
On dakikada teftiş edilenim ben.

Kimsesizim, ağamda yok dayımda,
Bir seçimde varım bir de sayımda,
Senede bir defa kasım ayında,
Yalandan kıymeti bilinenim ben,
Bir garip memurum, öğretmenim ben



SÖZ VERDİM ÖĞRETMENİME

Öğretmenim, babam, ana kucağım
Okulum, ilim, şehrim, bucağım
Sınıfımsa, evim, barkım, ocağım
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM.

Yeteri kadar çalışacağım,
Rakibimle yan yana yarışacağım,
Elbette aralarına karışacağım
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM

Yükselmeli insan dalında
Göstermeli becerisini cihanda
Çalışkanlık belli olur simada
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM
Zeynep Kamil İlköğretim Okulu

 

 ZİLLER ÇALACAK- ZEKİ ÖMER DEFNE

Zil çalacak... Sizler derslere gireceksiniz bir bir
Zil çalacak, ziller çalacak benimçin,
Duyacağım, evlerden, kırlardan, denizlerden;
Ta içimden birisi gidecek uça, ese...

Zil çalacak... Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir


Zil çalacak ziller çalacak benimçin,
Duyacağım iskelelerden, istasyonlardan bütün;
Ta içimden birisi koşacak ardınızdan...
Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.

Sonra bir gün bir zil çalacak yine,
Hiç kimseler, kimsecikler duymayacak...
Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz...
Ta içimden birisi kalacak oralarda...
Ben gideceğim

 

65-ÖĞRETMEN- RASİM KÖROĞLU

Kalem ile deler cehlin dağını,
Aydınlığa bir yol açar öğretmen
Kapatır öfkenin, kinin çağını,
Gönüllere sevgi saçar öğretmen.

O dur yarınların gerçek güvenci,
Okutur çocuğu, eğitir genci,
Pilot olduğunda küçük öğrenci,
Yükselir göklere uçar öğretmen.

Devlete temeldir, millete maya,
Tarla yapmış yurdu bir boydan boya,
Kocaman şehirden küçücük köye,
Sevgi eker, saygı biçer öğretmen.

Gündüzün dostudur, gecenin hasmı,
Onunla çizilir yarının resmi,
Doğacak çocuğa verilir ismi,
Nesilden nesile geçer öğretmen.

Saygısı sonsuzdur Milli Marş'ına,
Teslim olmaz asla hain kurşuna,
Şehit olur yine çıkar karşına,
İşte böyle bir ant içer öğretmen.

Herkesin derdine dağıtır şifa,
Memnundur işinden, çekse de cefa,
Gelirse dünyaya ikinci defa,
Yine bu mesleği seçer öğretmen.

Sarılırken kefen yorgun bedene,
Son dersini verir yolcu edene,
Benzemez öyle her gelip gidene,
Koca bir dağ gibi göçer öğretmen.


 

İLGİLİ İÇERİK

BELİRLİ GÜN ve HAFTALAR

29 EKİM CUMHURİYET HAFTASI

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA HAFTASI

12 MART İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ HAFTASI

18 MART ÇANAKKLE ZAFERİ HAFTASI

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI HAFTASI

19 MAYIS GENÇLİK ve SPOR HAFTASI