Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

HAYALİ - BEYİTLER
II.
Anı hoş tut garibindir efendim işte biz gittik
Gönül derler ser-i kûyunda bir dîvânemiz kaldı

Hayâlî devlet-i bîi'tibâra bakmadın gittik
Bize besdir bu kim dillerde bir efsânemiz kaldı

Vezni: Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün

III.
1 Gülün derdinden ey bülbül ne çektin gerçi ün verdiğ
Gamından dil-berin senden hezâran derdnâkim ben

Vezni: Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün

IV.
Aşk bir şem'-İ ilâhîdir benim pervânesi
Şevk bir zencîrdir gönlüm anın dîvânesi

Vezni: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün

V.
1.Ol gün kanı ki gün gibi sûzân idim sana
Olsan revân sâye-i bîcân idim sana

2.Ne gülde reng ü bû var idi ne sabâda fer
Ben gülşeninde bülbül-i nâlân idim sana

Vezni: Mefûlü Fâilâtü Mefûlü Fâilün

Günümüz Türkçesi
II.
1 Efendim, işte biz gittik; senin yanında gönül adlı bir divanemiz kaldı. Onu hoş tut, senin garibindir, (çünkü bizi bırakıp senin kapına gitmiştir.)
2 Ey Hayali! Değeri olmayan mevkie ve servete bakmadan gittik. Aşkımızın dillerde efsane gibi dolaşması bize yeter.

III.
1. Ey bülbül! Âleme ün saldın ama, gülün derdinden sen ne çektin ki? O güzelin gamından dolayı ben senden binlerce defa daha dertliyim.

IV.
1.Aşk ilâhî bir mumdur ve ben onun etrafında dönen bir pervaneyim. Şevk ve arzu bir zincirdir, gönlüm de o zincire vurulmuş bir delidir.

V.
1.Nerde o günler ki, ben senin için güneş gibi yanardım; sen yürüyüp gitsen, ben cansız bir gölge gibi peşinden sürüklenirdim!
2.Ne gülde renk ve koku, ne de seher yelinde canlılık vardı; ben bahçende senin için ağlayan bir bülbüldüm.

İZAHLAR
II.
1. Ser-i kûy: (f. is. t.) Sevgilinin bulunduğu yer.
2. Devlet-i bîi'tibâr : (f. s. t.) İtibarsız devlet; değeri olmayan rütbe ve zenginlik.
3. Bakmadın; bakmadan demektir.

III
1, Ün vermek; şan, şöhret salmak demektir. “Ün”; yüksek ses, bağırma manasına da gelir ki, bu beyitte bülbülün yanında kullanılması bu bakımdan da münasebetlidir.
“Hezârân”, Farsça bin demek olan hezâr kelimesinin çoğuludur. Hezâr, aynı zamanda “bülbül” manasına da geldiği için bu da beyitteki tenasüp sanatı içine giren kelimelerdendir


IV
1. Şem'-i ilâhî : (f. is. t.) İlâhi mum.
Aşk ve şevk kelimeleriyle zincîr kelimesini “cîr” hecesini vezinde,birer kapalı birer açık hece karşılığı olacak tarzda okumak lâzımdır.

V.
1.Kani; hani, nerde demektir.
Birinci mısradaki ikinci “gün” kelimesi güneş demektir ve alt mısradaki “sâye” ile münasebetlidir.
Sâyesi bîcân : (f. s. t.) Cansız gölge.
2.Bülbül-i nâlân (f. s. t.) İnleyen bülbül.

Üye Girişi