Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

KİTABIN ADI :İnce Memed 

KİTABIN YAZARI :Yaşar Kemal

YAYIN EVİ VE ADRESİ : Aka Kitabevi, İstanbul

BASIM YILI :1988

 

KİTABIN KONUSU :Anadolu halkının geri kalmışlığı, cahil bırakılmışlığı ve köy hayatının sefaleti.

 

KİTABIN ÖZETİ :

Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan Dikenliözü’ndeki beş köyden birisi Değirmenoluk’tur. Bu köyün insanları köylerinden dışarıya çıkmazlar. Onun için buraların kendine has kanun ve töreleri vardır. Bu kanun ve töreleri Abdi Ağa koyar ve uygular. Dışarıdan kimse gelmez ve karışmaz.

Köyün yağız delikanlılarından Memed günlerdir Abdi Ağa’nın tarlasını sürmektedir. Artık dayanamayacağını anlayınca herzeyi bırakıp Kemse Köyü’ne gider ve Süleyman’a sığınır. Mehmet’in bu yaptığı aslında bütün köy ahalisinin hayalidir. Memede kışı Kesme Köyü’nde geçirir. Anasını ve köyünü özlemiş olmasına rağmen dönmemekte kararlıdır. Bir gün köyden bir tanıdık onu görür ve bu haberi hemen Abdi Ağa’ya yetiştirir. Bunu öğrenen Abdi Ağa Süleyman’ın kapısına dikilir ve Memede alıp köye götürür. O yaz Memede hasatı yapar ve Abdi Ağa’nın topraklarını sürer. Abdi Ağa ise ceza olarak ona haşatın beşte birini verir. O kış Memede ve anası çok zorluk çekerler.

Memede arkadaşı Mustafa ile ilk defa kasabaya giderler. Yolda iyi, mert bir eşkıya olan ve hayranlık duydukları Kara Ahmet’le karşılaşırlar. Kasabadaki yaşam Mehmet’i çok etkiler. Ağaların olmadığı herkesin hür olduğu bu hayat özlemiyle Memede sevgilisi Hatice’yi kaçırmak için köye gider ve barbar kaçarlar. Abdi Ağa’nın yeğeninin nişanlısı olan Hatça ile Mehmet’in kaçmalarının ardından Ağa’nın adamları ve yeğeni onları yakalamak için izlerini sürerler. Nitekim bulurlar. Aralarında çatışma çıkar. Abdi Ağa’nın yeğeni ölür, Memede yaralanır ve kaçar. Hatça ise yakalanır. Mehmet’in sığınacak bir yeri olmadığı için Deli Durdu denilen bir eşkıyanın çetesine sığınır. Çetenin yaptığı haksızlıkları gören Memede Deli Dudu’dan nefret eder.

Bu sırada Abdi Ağa Hatice’yi cezalandırmak için ona bir tuzak kurar. Yeğenini Hatice’nin öldürdüğüne jandarmaları ikna eder ve Hatça hapishaneye düşer.

Eşkıyalığa iyice alışan Memede zulmetmeye dayanamaz ve çeteden ayrılıp yeni dostlar bulur ve onlarla gezmeye başlar. Bir gece köye geldiğinde anasının öldüğünü duyar ve Hatice’nin başına gelenleri öğrenir. Ardından Abdi Ağa’nın izini sürmeye başlar.

Bu arada Abdi Ağa Mehmet’i ortadan kaldırmak için bir tuzak kurar. Memede ise kasabada Hatice’yi bulur ve bir yolunu bulup onu ve arkadaşını hapishaneden kaçırmayı başarır. Köylüleri de Abdi Ağa’ya karşı gelmeleri konusunda yüreklendirir. O kış köylüler Abdi Ağa’ya hasatlarından bir buğday tanesi bile vermezler.

Abdi Ağa Ankara’ya telgraf çeker ve Mehmet’in gizlendiği yeri ihbar eder. Jandarmalar Mehmet’i kıstırırlar. Aralarında çatışma çıkar. Tam bu sırada Hatça doğum yapar. Memede eşi ve çocuğu için teslim olur fakat bu esnada Hatça vurulur. Mehmet’in dünyası yıkılır. O sırada çıkan afla serbest kalır. Doğan çocuğunu Hatice’nin hapishane arkadaşı alır ve Gaziantep’in bir köyüne götürür.

Olaylardan Abdi Ağa’yı sorumlu tutan Memede köye gelir ve Abdi Ağa’yı vurur. Bu duruma sevinen köylü bayram eder. Memede ise atını dağlara doğru sürer ve o günden sonra MIME’den haber alınmaz.

O gün bu gündür Dikenlidüzü Köylüleri, çift koşmadan önce çakırdikenleri ateşe verirler. İşte tam o günlerde Aladağ’ın doruğunda bir top ışık patlar, üç gün üç gece yanar durur.

 

KİTABIN ANA FİKRİ        : En yüksek makamlarda bile olsak kimseye haksızlık etmeye hakkımız yoktur.

 

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

İnce Memed: Toroslar’da Değirmen oluk Köyü’nde yaşayan yoksul ve yetim bir köylü çocuğu. Abdi Ağa’nın baskısına dayanamaz, onun yeğenini öldürür ve dağa çıkıp eşkıya olur.

Abdi Ağa: Dikenliözü’nde bulunan beş köyün sahibi, merhametsiz, bencil ve zengin bir köy ağası.

 

YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ:

 

1922 yılında Adana’nın Osmaniye ilçesinde doğdu. İlköğrenimine, köyüne yakın bir ilkokulda başlayıp Kadirli'de bitirdi. Ortaokulu Adana'da okurken öğrenimini yanda bırakıp hayata atıldı. Irgatlık, kâtiplik, bekçilik gibi çeşitli işlerde çalıştı. 1951 yılında İstanbul’a gelerek gazeteciliğe başladı. O günden beri çeşitli dergi ve gazetelerde yazdı. Şimdi geçimini serbest yazarlıkla sağlamaktadır.

Adana ve dolaylarında bulunduğu yıllarda folklor çalışmaları yapan, Bunların sonuçlarını ve yazdığı bazı şiirleri çeşitli dergilerde yayınlatan Yaşar Kemal, İstanbul'da yerleştikten sonra, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde yaptığı röportajları ile ilk ününü kazandı. Sonra röportaj havası taşıyan hikâyeler meydana getirdi. Daha sonra arka arkaya yazdığı romanlarla ülke ve dünya ölçüsünde bir romancı oldu. Çağdaş Türk romancıları içinde eserleri yabancı dillere en fazla çevirilen odur. Yaşar Kemal romanlarında çoğunlukla Çukurova ve dolaylarının insanlarını, tabiat manzaralarını; bu insanların ve tabiatın yüzyıllardır süregelen dertlerini, davalarını dile getiren gerçekçi bir yazardır. Kendisi bu gerçekçiliğinin gücünü, küçükten beri içinde yuvarlanıp büyüdüğü ortamdan edindiği gözlemlerden almaktadır. Katı bir gerçekçi olmakla birlikte bu gerçekçiliğinin yanında eserlerinde daima duygulu ve şiirli yönlere ve anlatımlara rastlanılmaktadır.

Yazarın, kitabın sonunda yer alan listedeki romanları dışındaki başlıca eserleri hikâye, röportaj, deneme ve tiyatrodur.

 

ESERLERİ:

  • HİKÂYE KİTAPLARI; Sarı Sıcak(1952)
  • OMANLARI; İnce Memed
  • RÖPORTAJ; Yanan Ormanlarda Elli Gün (1955), Çukurova Yana Yana(1943), Peri Bacaları(1957), Bulut Kaynıyor(1974).
  • DENEMELER, FIKRALAR; Taş Çatlasa(1961), Baldaki Tuz(1974),
  • DERLEME Ağıtlar (1943)

 

 

 

 

 

 

 

Üye Girişi