Betimleme, bir şeyi göz önünde canlandıracak biçimde anlatmadır. Başka deyişle, yazarın sözcüklerle çizdiği resme betimleme denir:
Kasaba bağlık bahçelik bir yerdi. Portakal, limon, turunç bahçelerinin içinde düzgün, bazıları da çok güzel beyaz badanalı evler vardı. Güzel camisi, ince minaresi sülün gibiydi. Büyük bir alanı, yeni yapılmış çarşısı, çakıl taşları döşenmiş caddeleri düzgündü....
(Yaşar Kemal, İnce Memed 4, s. 98.)
Betimlemeyi de iki öbekte inceliyoruz:
1- İzlenimsel Betimleme
2- Açıklayıcı Betimleme
1-İzlenimsel Betimleme
İzlenimsel betimlemede, betimlenen varlıkların duyularımız üzerindeki etkilerini canlandırma, görünür kılma amacı vardır. Daha çok, sanatsal kaygının öne çıktığı öykü, roman gibi türlerde başvurulur ve bu türlere uygun düşen sanatsal öykülemeyle birlikte kullanılır:
Güz yaprakları sararmıştı, uçsuz bucaksız ormanın üstünden turuncu, sarı, altın ışıltısında ışıklar geçiyor, ormana ılık güz güneşi düşüyordu. Pembe, mor orman laleleri, otları kurumuş, çatlamış toprağı yarmışlar, bir kayayı çatlatırcasına dışarıya çıkmışlardı. ...
(Yaşar Kemal, İnce Memed 4, s.241)
2- Açıklayıcı Betimleme
Varlıkları tanıtmaya yönelik betimlemedir. Bilgilendirme amacı güttüğü için nesnelliği gerektirir.
Nahçivan'daki Mümine Hatun Türbesi, çok köşeli Selçuklu türbe tipinin ve tuğla işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Dıştan on köşeli, içten silindir biçimli bir yapısı vardır. Saçak kısmında üç mukarnas sırası ve kufi yazı şeridi gövdeyi sarar. Bu Çini harfli şeridin altından on kenar, silmelerle birbirlerinden ayrılır. Tuğla mozaik yazıların süslediği silmeler, her biri değişik kompozisyonlar taşıyan panolar biçimindeki yüzeyleri sınırlandırır. Sivri kemerli kapının üstüne, eseri yapan Nahçivanlı Usta Acem-i ibn Ebu Bekr’in imza kitabesi konmuştur. Daha yukarıdaki bir kitabeden de yapının 1187’sde tamamlandığı, okunur.
(Suut Kemal Yetkin, İslam Ülkelerinde Sanat, s. 72.)
Muhittin Bilgin, Anlamdan Anlatıma Türkçemiz, Kültür Bak. Yayınları, Ankara 2002, s.552-553.














