LİSEEDEBİYAT.COM

Edebiyatcıların Yeni Adresi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
ANA SAYFA > DERS NOTLARI > 10. SINIF DİL VE ANLATIM > PORTRE ÖRNEKLERİ NAMIK KEMAL

PORTRE ÖRNEKLERİ NAMIK KEMAL

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 44
ZayıfMükemmel 

Bu Konuyu Facebook Profilinde Paylaş


Namık Kemâl, gayet büyük yuvarlak başlı, pek yüksek alınlı, pembe çehreli, hiddetlendikçe çatılır az eğri kaşlı, koyu elâ gözlü, irice burunlu, fevkalâde güzel ağızlı, kırk yaşından sonra siyah denecek kadar koyulaşmış uzunca, kumral sa­kallı, kısaya mail orta boylu, şişmanca, omuzları geniş, elleri ayakları küçük bir insandı.

Burnunun sağ tarafında attan düştüğü zaman hasıl olan yaradan kalma bir çiz­gi vardı. Pek nâdir hiddetlenir fakat şiddeti uzun sürerdi. Simasındaki ilahi cazi­beyi tasvirden âcizim. O ulvî simada pek çok mânâlar dolaşırdı.

Hele gözleri, mükemmel bir insan fıtratının en güzel ma'kesiydi. Şimdi şim­şekler fırlatır, şimdi tebessümlerle dolar, derken hazin hazin ruha işler. Her daki­ka, her saniye ulvî, ümitli, emin, mahzun düşünceli, hakim, ilâhi mânâlar arz eden cevval bir nur...


 

Onu her gören meftun, bütün vicdaniyle hürmetkâr olurdu. Kendisini tanıyan­lardan bu hakikati itiraf etmeyen tek kimse yoktu.

Bu fevkalâdeliğiyle beraber gayet sade idi. Süs, lüks denilebilecek hiçbir hâli­ni bilmiyorum. Pek sade giyinir, saatine altın kordon takmayacak kadar ziynet eş­yasından nefret eder, kolonyadan başka koku sürünmezdi.

Asla işlemeli gömlekler, mendiller kullanmaz, altın başlı bastonları eline al­maz hele paradan iyice tiksinirdi. (Ali Ekrem Bolayır, Namık Kemâl)

Çarşamba, 27 Mart 2013 19:42 tarihinde güncellendi  
ANA SAYFA > DERS NOTLARI > 10. SINIF DİL VE ANLATIM > PORTRE ÖRNEKLERİ NAMIK KEMAL