Güneş yükselmeden kuşluk yerine 
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine
Kızı "BAYRAM" dedi, yalınayaklı
Adam "BAYRAM" dedi, tam ağlamaklı
Eli öpüldükçe içi burkuldu
Konuşmak istedi, dili tutuldu
Güç bela ağzından bir "of kurtuldu
Oğlu "BAYRAM" dedi, sırtı yamalı
Adam "HE YA" dedi, gözü kapalı
Düşündü kış yakın, evde odun yok
Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
Yok yoka karışmış: Tuz yok, sabun yok
Avrat "BAYRAM" dedi, eğdi başını
Adam "EVET" dedi, sıktı dişini
Çalışsa ne iş var, ne cepte para
Dağ oldu içinde büyüyen yara
Dikti gözlerini karşı duvara
Takvim "BAYRAM" dedi, silindi yazı
Adam "ÖYLE" dedi, bağrında sızı
Dönderse yönünü her hangi dosta
Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
Aylar, yıllar, günler erirken yaşta;
Yer-gök "BAYRAM" dedi, ağzını açtı
Adam "BAYRAM" dedi, evinden kaçtı.
Abdurrahim Karakoç















