LİSEEDEBİYAT.COM

Edebiyatcıların Yeni Adresi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
ANA SAYFA > HALK EDEBİYATI > GENEL BİLGİLER > KAFİYE (UYAK), GÖZ KAFİYESİ, KULAK KAFİYESİ

KAFİYE (UYAK), GÖZ KAFİYESİ, KULAK KAFİYESİ

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 19
ZayıfMükemmel 

Çoğu zaman mısra sonlarında, bazan da mısra içle­rinde ya da başlarında ses benzerliğini sağlayan sözcük­lere kafiye denir. Türkçe Sözlük'te uyak denen kafiyeye, Halk şairlerimiz ayak demektedirler.

Kafiye, mısralardaki ortak ahengin yürüyüşünde ayak vazifesi görür. Mısraların doğuşlarına yardım eder.

Edebiyatın genel akışı içinde, kafiye bazan. en öne geçmiş, bazan da adından söz açılmayacak derecede ge­rilere itilmiştir. Hele son zaman serbest nazımcıları, ka­fiyeyi, neredeyse edebiyattan kapı dışarı etmeye çalış­mışlardır. Durum böyle olmakla beraber, serbest nazımcılar bile, mısralarının kuruluğunu gidermek için, sırası geldikçe, kafiyeye sarılmak zorunda kalmışlardır. Düşün­ce ne olursa olsun, nazımla ikiz olarak doğan kafiye, bir kenara itilecek, ya da temelli ortadan kaldırılacak bir nesne değildir.

Kafiyeyi Divan ve Tanzimat edebiyatlarıyla Servet-i Fünun Edebiyatı karşısında ayrı ayrı anlayışlara bağlı olarak; Halk Edebiyatı'nda ise başka bir tutuma göre incelemek, uygun olur.

1. «GÖZ KAFİYESİ» ANLAYIŞI:

Divan Edebiyatı'nın başından Tanzimat Edebiyatı' un sonuna kadar kafiye anlayışı, bugünküne benzemiyordu. İslâmiyetin kabulüyle birlikte Arap alfabesi de yazı ha­yatımıza girmişti. Arap alfabesinde bazı sesler çeşitli harflerle gösterilir. Örneğin bizdeki S harfi onlarda bir­kaç türlüdür. Çünkü Arap dilinde çıkış noktası bakımın­dan çeşitli S sesi vardır. Bunların hepsi ayrı harflerle gösterilmiştir. İşte eski sanatçılarımız bu alfabenin etki­sinde kalarak kafiyeyi harflerin şekillerine bağlamışlar­dır. Yani kafiye olan sözcüklerden ilki hangi harfle bi­terse, ötekiler de aynı cins harflerle sonuçlanmak zorun Hadır. Örneğin kafiye olan sözcüklerden ilki, sin denen harfle bitmişse, ondan sonraki kafiye sözcükleri de sin harfiyle sonuçlanmak zorundadır. Eğer ilk kafiye sözcü­ğü se denen harfle sonuçlanmışsa, öteki kafiye sözcükle­rinin de se harfiyle sonuçlandırılması bir kural olmuş­tur. Bu durum Tanzimat Edebiyatı'nın sonuna kadar sü­regelmiştir. Buna Göz Kafiyesi deniyor.

2. «KULAK KAFİYESİ» ANLAYIŞI':

Servet-i Fünun sanatçıları, Recalzade Mahmut Ek­rem Bey'in tuttuğu ışık altında toplanarak Göz için kafi­ye düşüncesini kökünden söküp atmaya çabaladılar. Ka­fiyenin göze göre değil, kulağa göre düzenlenmesi gerek­tiğini savundular. Ama eski anlayıştan yana olanlar, bu davranışa şiddetle direndiler. O zaman, çıkmakta olan ve gericileri destekleyen Malûmat dergisinin yazarları, kulak için kafiye anlayışının savunucularına ağır saldırı­larda bulundular. O sıralarda Hasan Âsaf adındaki bir genç şairin şu beytindeki kafiyelere karşı koydular:

Zerre-i nurundan iken muktebes

Mihr ü mene etmek işaret abes

Göz için kafiye anlayışına bağlı kalan ve gericiler di­ye adlandırılan topluluk (bunlara Muallim Naci taraftar­ları da denir), bu beyitteki kafiye sözcüklerinin kafiye olamayacaklarını savundular. Çünkü birinci beyitteki muktebes sözcüğünün sonundaki harf se, ikinci beytteki abes sözcüğünün sonundaki harf de sin idi. '([1])

İşte bu sözcüklerdeki S sesinin, böyle ayrı şekillerdeki harflerle yazılması yüzünden, edebiyatımızda, bir Abes - muktebes çatışması doğmuştur.

Kendisi de bir Tanzimat edebiyatı sanatçısı olması­na karşın, Recaizade Mahmut Ekrem, yenicileri tutmuş ve Tevfik Fikret'in başkanlığındaki Servet-i Fünun'cuların başarı kazanmasına yardımcı olmuştur. Bir bakıma, Servet-i Fünun Edebiyatı Akımı, bu çatışmadan doğmuş­tur, denilebilir. Edebiyatımızda bu çatışmaya abes - muk­tebes dâvası denir.

Servet-i Fünun'cuların bu dâvadaki dayanakları çok kuvvetliydi. Onlar, halk edebiyatımızı örnek alıyorlar, oradaki kafiye uygulamasına, bakışları çekmiye çalışı­yorlardı. Halk edebiyatımız, asırlar boyunca kulak kafi­yesini işlemişti ve aynı yolda yürüyordu.



[1].Arap alfabesindeki bu harfleri, teknik imkânsızlıktan ötürü burada gösteremedik. Fakat öğretmeninizden isterseniz, bun­ları tahtada size gösterebilir.

 
ANA SAYFA > HALK EDEBİYATI > GENEL BİLGİLER > KAFİYE (UYAK), GÖZ KAFİYESİ, KULAK KAFİYESİ