LİSEEDEBİYAT.COM

Edebiyatcıların Yeni Adresi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

SERBEST MÜSTEZAT

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 13
ZayıfMükemmel 

Bu Konuyu Facebook Profilinde Paylaş

19. Yüzyıl sonlarında özellikle Servet-i Fünun'cuların geliştirdikleri bir nazım biçimi. Divan şiirindeki müstezat'tan şu özellikleriyle ayrılır:

* Serbest müstezat, hem aruz, hem de hecenin çeşitli kalıplarıyla yazılabilir.

* Temel olarak alınan kalıbın çeşitli parçaları çeşitli düzenlerle bir arada kullanılabileceği gibi aynı nazım içinde yalnız bir kalıp değil, başka kalıplar ve bunların parçaları da kullanılabilir.

* Uzun ve kısa mısralar kimi zaman belli bir düzen içinde sıralanır, kimi zaman da herhangi bir düzene bağlı kalınmaz.

* Kafiye örgüsünün düzenlenişi de kurala değil, şairin isteğine bağlıdır.

* Müstezat'ın daha özgürce kullanılmış biçimdir.

* Sembolizmin yaygın olduğu bir dönemde Fransa'da ortaya çıkan bir şiir şeklidir.

* Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati şairlerince kullanılmıştır.

* Serbest müstezatta nazım nesre yaklaştırılmıştır.

Bu özellikleriyle serbest müstezat, Divan şiirindeki müstezat'ın geliştirilmesiyle oluşturulmamış, doğrudan Batı şiirinden alınmıştır. Klasik nazım biçimlerinden ve tek ölçünün bir örnekliliğinden kurtuluş yeni biçimler ve ahenkler yaratmak düşüncesiyle oluşturulan bu biçim, serbest nazıma geçişte bir aşama olmuştur.

Serbest müstezatın başarılı örneklerini Tevfik Fikret, Cenap Sahabettin ve Ahmet Haşim vermiştir.

Serbest Müstezat Örnekleri:

KIŞ
Yine kış,
Yine şems-i mesâda (akşam güneşi), ah o bakış,
Yine yollarda serseri dolaşan
Âşiyânsız tuyur-ı pür-nâliş ( inleyen yuvasız kuşlar)Tehi kalan ovalar
Sükût eder sanılır mevsimin gumûmuyla
Harab olan sarı yollarda kalmamış ne gelen,
Ne giden,
Şimdi yalnız kavafil-i evrâk (yaprak yığını)
Mütemadî sürüklenir bir uzak
Ufk-ı pür-ıztırab u nermide. Yine kış, yine kış
Bütün emelleri bir ağlayan duman sarmış (Ahmet Hâşim)


 

ÖMR-İ MUHAYYEL
Bir ömr-i muhayyel... Hani gülbünler içinde 
Bir kuşcağızın ömr-i bahârîsî kadar hoş; 
Bir ömr-i muhayyel... Hani göllerde, yeşil, boş 
Göllerde, o sâfiyet-i vecd-âver içinde 
Bir dalgacığın ömrü kadar zaîl ü muğfel 
Bir ömr-i muhayyel!

Yalnız ikimiz, bir de o:Ma'bûde-i şi'rim; 
Yalnız ikimiz, bir de onun zıll-ı cenâhı; 
Hâkîlere bahş eyleyerek hâk-i siyâhı 
Dûşunda beyaz bir bulutun göklere âzim. 
Her sahn-ı hakîkatten uzak, herkese mechûl; 
Bir safvet-i masûmenin âgûş-ı terinde, 
Bir leyle-i aşkın müteennî seherinde 
Yalnız ikimiz sayd-ı hayâlât ile meşgul.

Savtındaki eş'ar-ı pür-âhenk ile mâlî, 
Şİ'rimdeki elhan-ı muhabbetle nagam-saz, 
Ah istiyorum, göklere âmâde-i pervâz 
Bir lâne-i âvârede bir ömr-i hayâlî...

Bir ömr-i hayâlî... Hani gülbünler içinde 
Bir kuşcağızın ömr-i bahârîsî kadar hoş; 
Bir ömr-i hayâlî... Hani göllerde, yeşil, boş 
Göllerde, o sâfiyet-i vecd-âver içinde 
Bir dalgacığın ömrü kadar zaîl ü hâlî 
Bir ömr-i hayâlî!                              ( Tevfik Fikret )

 

Çarşamba, 27 Mart 2013 20:10 tarihinde güncellendi