LİSEEDEBİYAT.COM

Edebiyatcıların Yeni Adresi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

MANİ ÇEŞİTLERİ

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 167
ZayıfMükemmel 

Bu Konuyu Facebook Profilinde Paylaş

 

MANİ ÇEŞİTLERİ

Mânileri yapısı ve konuları yönlerinden çeşitlere ayırabiliriz.

I. Yapı Bakımından Mâni Çeşitleri

A. Düz ya da Tam Mâni: Yedişer heceli dört dizeden oluşan manilere düz ya da tam mâni denir.

Gel bakma kimseye hor

Halkı yorma kendin yor

Yıkmak için çok düşün

Yıkmak kolay yapmak zor

B. Kesik ya da Cinaslı Mâni: Birinci dizesindeki hece sayısı yediden az olan manilerdir. Dizeler cinaslı uyaklarla kurulur. Bunun için bunlara cinaslı mani de denir. Cinas, söylenişleri aynı, anlamları ayrı olan sözcüklerle yapılan bir sanattır:

Bağ bana

Bahçe sana bağ bana

Değme zincir kâr etmez

Zülfün teli bağ bana

Kesik manilerde birinci dize, cinaslı uyağı oluşturan sözcük ya da sözcük öbeğidir. Anlamlı da ol­sa anlamsız da olsa düşünceye bir giriş ve uyağa başlangıç niteliğinde olduğundan mâninin yapısında ve anlamında bir aksaklığa yol açmaz. Kimi mânilerde aradaki iki dizeyi çıkarmakla da mâninin kurulu­şu bozulmaz. Çünkü kesik manilerde anlam birliği beyittir.

Mâninin altılı biçimi:                     Mâninin ikinci ve üçüncü dizeleri atılmış biçimi:

Sarayım                                    Sarayım

Bülbül bekler Sarayım                  Yıktı kalbim Sarayım

Bir haine dil verdim                      Bergüzarı istemem

Yıktı gönlüm Sarayım                   Seni bir yol Sarayım

Bergüzarı istemem

Seni bir yol Sarayım

Kesik manilerde birinci dize yedi heceli olursa, "doldurmalı kesik mâni" ya da "ayaklı mâni" adını alır:

Ah demedi demedi

Elinde gül demedi

Ben nasıl güleceğim

Yâ bana gül demedi

Cinaslı ya da cinassız kesik mânide, kimi zaman tam mânilerde, mâni metninden önce bir ünlem, bir seslenme sözü söylenir, buna da mâninin uyak kelimesi koşulur. Bu ünlem sözü bölgeye ve mâni­nin konusuna göre değişiktir: Azizim, azizem, azziyem, men aziz, bala, balacan, ele mi, geç gönül, var geç gönül, gör bir âfet, âşık, âşık der, baba, baba der, lala der... İstanbul "Meydan Kahveleri" gelene­ğinde bu ünlem sözleri "adam aman"idi.

Adam aman yâr asar                             Adam aman kuzusu

Hekimsen bak nabzıma                          Çay kuru çeşme kuru

Cerrah isen yara sar                             Nerden içsin kuzu su

Beni kimse asamaz                               Beni yakıp bitiren

Asar ise yâr asar                                  Bir ananın kuzusu


 

 

C. Yedekli ya da Artık Mâni: Düz manilerin sonuna uyakları aynı olan iki dize daha getirilerek yapılan manilere denir. Bunların kesik mâniden ayrılan yönü uyakların cinaslı olmayışı ve ilk dizelerin bir anlam taşımalarıdır:

Ağlarım çağlar gibi

Derdim var dağlar gibi

Ciğerden yâreliyim

Gülerim sağlar gibi

Her gelen bir gül ister

Sahipsiz bağlar gibi .

D. Karşılıklı Mâni (Deyiş): İki kişinin karşılıklı olarak söyledikleri manilere deyiş adı verilir. Bun­lar sorulu cevaplı biçimde düzenlenir. Böyle mânilerde kimi zaman mâninin kimin ağzından söylendiği belirtilir:

Ağa - Adilem sen nâçarsın Âdile - Ağam derim nâçarım

İnci mercan saçarsın                                      İnci mercan saçarım

Dünya deniz olunca                                        Dünya deniz olunca

Gülüm nere kaçarsın                                       Ben kuş olup uçarım

E. Katar Mani: Bir konu bütünlüğü içinde birbiri ardı sıra gelen mânilere katar mâni denir. Kilisli Rıfat Bilge’nin "Maniler" adlı eserinde 'İsmail Aleyhisselâm Hakkında Olan" başlığı altında 43 mâniden oluşan katar mâni örneği vardır. Aşağıya bu mânilerden ilk iki tanesi alınmıştır:

Baharı benzer yaza

Şahini mail baza

Bu bir katar ma'nîdir

Bir bir diyelim size

Evvel Allah adına

Şükürler bir yâdına

Mil çekilsin ol göze

Hor bakar üstadına

 

Selasettin kuşudur

Kiremitlere giren.

Ona atmaca derler

Aşar dumanlı dağı

F. Karşı-beri: Yukarıdaki mani çeşitleri dışında karşı-beri bazı kaynaklarda mani çeşidi olarak geçmektedir. Karşı-berilerde karşılıklı olarak ve sıra ile kişiler iki dize söylerler; ikinci dizeler kendi arasında uyaklıdır:

Beriki : Kuşlardan hangi kuştur

Karşıki: Yavrusuna süt veren?

Beriki: Kuşlardan hangi kuştur

Karşıki: Boynunda var yel bağı?


II. Konuları Bakımından Mâni Çeşitleri

A. Niyet, fal (yorum) manileri: Bunlar Hıdrellez, bahar bayramı ve kış geceleri yapılan sohbet toplantılarında söylenir.

B. Sevda manileri: Anadolu'nun bazı yerlerinde bahar ve Hıdrellez törenlerinde oğlanlarla kızlar karşılıklı olarak mani söylerler.

C. İş manileri: Köy ve kasabalarda kışlık hazırlık işlerinde, imece usulü çalışan kişiler arasında söylenen manilerdir.

D. Bekçi davulcu manileri: Gece bekçileri ve ramazan davulcularının söyledikleri manilerdir.

E. İstanbul sokaklarında satıcıların söyledikleri maniler: Gezici satıcılar mısır-buğday, keten helvası, macun gibi şeyler satarken maninler söyleyerek mahalle halkının dikkatini çekmeye ve onları eğlendirmeye çalışırdı.

F. İstanbul meydan kahvelerinin cinaslı manileri: Eski İstanbul’daki meydan kahvelerinde, külhanbeyi şairlerinin karşılaşmalarının bu çeşit bir ustalık yarışı olduğunu Tahir Alangu söyler.

G. Doğu Anadolu'da hikâye manileri: Doğu Anadolu bölgesindeki hikâyelerin içindeki türküler arasına yerleştirilen bu tür mânilere Kars'ta "Peşrevî" denir. Bu geleneğin Türkmenistan'daki Türkmen­ler arasında da yaşadığı söylenir.

H. Mektup manileri: Gurbet, özlem, kavuşma, mahpusluk, ayrılık durumlarında birbirlerinden uzak kalanların birbirlerine yazdıkları mektuplara giren manilerdir.

Suat BATUR

Açıklamalı-Örnekli Türk Halk Edebiyatı

 

Pazar, 12 Mayıs 2013 20:01 tarihinde güncellendi