Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Millî Edebiyat döneminin etkili olduğu yıllarda Yahya Kemal ve Ahmet Haşim başta olmak üzere saf (öz) şiir anlayışına uygun şiirler yazan sanatçılar da vardır. Bunlar dönemin yaygın anlayışı olan hece vezniyle, yalın bir dille, devrin gerçeklerini, halkın sorunlarını dile getiren şiirler yazmak yerine, sanat değeri yüksek saf (öz) şiire yönelmişlerdir. Bu iki şairden Yahya Kemal, Millî Edebiyat döneminin etkili olduğu yıllarda bir başka bileşimin şairi olarak karşımıza çıkar. Temelde Osmanlıcı ve gelenekçidir. Onun üzerinde durduğu asıl dönem, Türklerin Anadolu'ya yerleşmeye başladıkları 1071 Malazgirt Zaferi'nden sonraki dönemdir. Ona göre, Malazgirt Zaferi'yle yeni bir vatanda, yeni bir millet, yepyeni bir medeniyet doğmuştur. Bu tarih anlayışı onu Osmanlıcılıkla Türkçülüğün bileşimine götürür. Mallarme, Valery gibi Fransız ozanlarına bağlayabileceğimiz sanat anlayışını bu görüşleriyle birleştirerek neo-klasik bir şiir geliştirir. Şiirlerinde parnasizmin etkisi vardır.

Bu dönemde, devrin egemen anlayışının dışında kalarak izlenimci, simgeci bir anlayışla saf (öz) şiiri geliştirmeye çalışan Ahmet Haşim ise Millî Edebiyat kapsamına alınamayacak tek şairdir denebilir. İlk örneklerini Cenap Şahabettin'de gördüğümüz sembolist şiir, edebiyatımızda onunla en usta, en başarılı temsilcisini bulur. Bireyselliği, şiirde anlam kapalılığını ve müziksele yakın uyumu savunur. 1920'den sonra, şiirlerinde daha yalın bir dile yönelir. Şimdi bu iki şairimizin şiir anlayışını daha ayrıntılı inceleyelim.

Üye Girişi